02 Aralık 2008

Pearl Buck'ın Canavar Tohumu

Canavar Tohumu, sizlere korku filmi veya karabasan gibi çağrışımlar yaptırmasın. Konu, Pearl S. Buck’ın yazdığı, güzel ve sürükleyici bir savaş romanı ile ilgilidir. Romanla birlikte, bir savaşın, bir ülkeye ne derece zarar verdiğine, kişiliklerin ne derece değiştiğine, herhangi bir savaş sonrasında ülkenin ne duruma düşeceğine şahit oluyorsunuz.

Açıkça söylemek gerekirse, bu kitabı edinme sebebim, gerilim tarzı bir kitap okumaktı. Fakat, kitabın sayfalarını çevirdikçe, durumun anladığımdan çok farklı olduğunu anladım. Roman, Çinli köylülerin klasik yaşamıyla başlıyor. Daha sonra köylüler arasındaki savaş söylentileri, savaşın gelişi, geride bıraktıkları, insanların durumu gibi çeşitli konuları, birbirinden kopmadan, sıkmadan, heyecanlı bir şekilde okuyabiliyorsunuz. Gerilim romanı ararken, savaşın etkileri ile zaten yeterince gerilmiş oluyorsunuz. O yüzden de “Canavar Tohumu” için, gerilim kitabı arayanlara, savaşla birlikte gelen farklı türde bir gerilim olarak önerebilirim.

Pearl Buck’ın “Dragon Seed” orijinal isimli “Canavar Tohumu”, ülkemizde yaygın olarak bilinmez. “The Good Earth” orijinal adıyla basılmış, 1931’de Pulitzer Ödülü’nü alan, Türkiye’de “Dost Toprak” ve sonrasında “Sarı Esirler” olarak yayınlanmış roman, daha fazla ilgi görmüştür. Canavar Tohumu, Amerika’da orijinal ismiyle “Dragon Seed”, 1944 yılında siyah-beyaz olarak filme alınmış, filmin yönetmenliğini Harold Bucquet ve Jack Conway yapmış, başrollerde Wu Lien rolüyle Akim Tamiroff, Jade rolüyle Katharine Hepburn oynamıştır.

Canavar Tohumu’nun genel içeriği, 2. Dünya Savaşı yıllarında Çin’de oluşuyor. Genel olarak bir aile etrafında geçen roman, birlik içinde yaşayan bu ailenin, diğer aileler gibi savaşın gelişi ve düşman askerinin baskıları gibi zorunlu nedenlerle parça parça dağılışları, çevrede gelişen olayları anlatıyor.

Ülkelerin gerçek ekonomisi, doğal kaynaklar bir yana düşünülürse, tarım ve hayvancılıktan geçer. Şehirlerde satılan birçok mal, ekilen-biçilen ürünlerin hazırlanması ve işlenmesi ile satışa hazır hale gelir. Doğal kaynaklar kesilir ve üretim azalırsa, ekonomi gittikçe geriler. “Canavar Tohumu”, şehir halkına göre savaş ve kinden çok daha uzak olan köylülerin, savaş sırasında ne hale geldiklerini çok iyi açıklıyor. Kendi ülkelerini zapteden düşmana bile iyi davranmayı, köylü hoşgörüsünü anlatmak isteyen toplumun, savaş nedeniyle insanlıktan çıkmaya başlamış askerlerle burun buruna gelince, aslında gerçeklerin ne derece acı olduğunu akıllara kazıyor. Ayrıca sıcak savaş sonrasında, köylünün malına el koymakla birlikte, şehir halkının satacak çok fazla bir mal bulamaması, uyuşturucu satışlarının artışı, iç karmaşa gibi soğuk savaşın, ülkenin tükenişindeki büyük etkisini de iyi bir şekilde göz önüne seriyor. Tüm varını yoğunu kaybetmeye yüz tutmuş bir halkın, küçük gruplar halinde hürriyetleri için direnmesi, acıma duygusunun gittikçe azalması ve şiddetin yayılması, bunun topluma etkisi gibi konular, ancak bu kadar iyi anlatılabilir.

Nobel Ödüllü ünlü yazar Pearl Buck, Çin’e hiç de yabancı değil. 26 Haziran 1982 yılında Amerika’nın Virginia eyaletinde doğdu. Doğumundan kısa bir süre sonra misyoner olan babası tarafından Çin’e götürülmüş ve orada büyümüştür. 18 yaşına gelince, eğitim amacıyla tekrar Amerika’ya dönmüş, kolej bitiminden üç yıl sonra da evlenmiştir. Eşinin Çin’e görev amaçlı geçişine çok sevinmiş, çocukluğunun geçtiği topraklara seve seve geri dönmüştür. Pearl Buck, 1921-1931 yılları arasındaki 10 sene boyunca, Naking Üniversitesi’nde öğretmenlik yapmıştır. Birçok kişi, romanlarda geçen yer ve konular nedeniyle Pearl Buck’ı Çinli zannetmektedir. Fakat aslen Amerikalıdır. Ayrıca Pearl S. Buck, Nobel Edebiyat Ödülü kazanan tek Amerikalı kadın yazardır. Pearl Buck, yüksek öğrenimine devam ederek, 1933 yılında Yale Üniversitesinden Sanat Sertifikası almış, 1938 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülmüş, 1939’da West Virginia ve 1942’de Harward Üniversitelerinde Hukuk doktorası vermiştir. Batının kültürü ile doğunun mistik havasını bütünleştiren yazar, Amerikanın Vermont eyaletinde 6 Mart 1973 yılında ölmüştür. Yazarın edebi eserlerinden en önemlileri; Canavar Tohumu, Ana, Vatan Sevgisi’dir. Aşk ve duygu yoğunluğunu içeren romanları ise; Oğullar, Şahane Kadın, Bu Mağrur Kalp ve Şakayık olarak değerlendirilebilir. Yazarın, kırkın üzerinde yayınlanmış eseri mevcuttur. Filme alınan eserleri sırasıyla; The Good Earth (1937), Dragon Seed (1944), China Sky (1945), The Alcoa Hour (1955), The Big Wave (1961), Satan Never Sleeps (1962), Guide (1965), The Gift (1977), Pavilion of Women (2001)

Geçmiş zamanın insanı, savaşın ne demek olduğunu bizden çok daha iyi biliyordu. Bizler, sadece ekranlarda verilenleri seyrederek öğrenmeye çalışıyoruz. Ülkemizdeki tarım alanları kısıtlanmakta, üretim azalıp tüketim artmakta, dengesizlik gittikçe büyümektedir. Hırsızlık, gasp, uyuşturucu, soykırım iddiaları, terör gibi yıpratıcı savaş, gittikçe yaygınlaşıyor. Bir ülkeyi zaten bilinen düşman değil, görünmeyen ve dost zannedilen düşman yıkar. Bu gerçeği de, “Canavar Tohumu” romanında, tüm açıklığıyla görebilirsiniz.

Emre Türker

Picture:
english.upenn.edu (Pearl Buck'ın Resmi)
amazon (orjinal kitap kapağı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails