31 Aralık 2010

Date Night (2010)

Türkçe Adı: Çılgın Bir Gece
Tür: Komedi / Polisiye / Romantik
Yönetmen: Shawn Levy
Süre: 88 dakika (Kesintisiz 101 dakika)
Oyuncular: Steve Carell, Tina Fey, Mark Wahlberg, Taraji P. Henson, Jimmi Simpson, Common, William Fichtner, Leighton Meester, J.B. Smoove, Kristen Wiig, Mark Ruffalo, James Franco, Mila Kunis, Bill Burr, Jonathan Morgan Heit, Savannah Paige Rae, Nick Kroll, Olivia Munn, Gal Gadot, Lauren Weedman
İki çocuklu Phil (Steve Carell) ve Claire Foster (Tina Fey) çifti, monoton giden yaşam tarzından rahatsızdır. Anı durumu yaşayan arkadaşları ayrılma kararı alınca, bir şeyler yapma arayışına girerler. Eski günleri yakalamak adına kendilerine çeki düzen verip, şehir merkezinde baş başa bir akşam yemeğinde anlaşırlar. Önceden rezervasyon yaptırmadıkları lüks restoranda yer bulamayınca, başka birine ayrılmış masada oturacaklar, fakat bu onlara pahalıya mal olacaktır.

Farklılık arayışında bir çift, kendilerine vakit ayırmak için çabalıyor. Sıradan düzeni hareketlendirme çabaları, akıl almaz bir hale dönüşüyor. Beklenti içinde olmadan izlenebilir.

Emre Türker

30 Aralık 2010

Camino (2008)

Tür: Dram
Yönetmen: Javier Fesser
Süre: 143 dakika
Oyuncular: Nerea Camacho, Carme Elias, Mariano Venancio, Manuela Vellés, Lola Casamayor, Ana Gracia, Pepe Ocio, Jordi Dauder, Emilio Gavira, Lucas Manzano, Claudia Otero, Miriam Raya, Juanma Lara, Alfonso Torregrosa, Fernando Carrera
Camino (Nerea Camacho), 11 yaşında mutlu bir kızdır. Koyu Katolik annesi Gloria (Carme Elias) ve olaylara daha insancıl yaklaşan babası Jose’la (Mariano Venancio) birlikte kalmaktadır. Abla Nuria (Manuela Velles) ise, yine anne baskısıyla evden ayrılarak kendini hizmete adamış ve yaşamdan nereyse elini ayağını çekmiştir. Camino, sırt ağrılarından şikâyetçidir. Tedaviyle için doktora giden Camino’nun hastalığı onun kaderini değişecek ve yaşamla ölüm arasında karmaşa yaşayacaktır.

Küçük bir kız, hastalandığı için mi, yoksa hastalıktan kurtulmak için mi dua etmeli? Henüz oyun çağında bir kız çocuğunun, annesi tarafından yönlendirilmesiyle ne büyük çelişki yaşayabileceğini anlatan film, 1985 yılında Pamplona'da öldüğünde azize ilan edilmiş Alexei Gonzales'in hayatından esinlenerek hazırlanmış. İnancın; ayakta durmayı sağlayacak, iradeyi güçlendirecek yönünü keşfetmek yerine, gözü kapalı şekilde yıpratıcı hissiyata dönüştürülmesini gösteren etkileyici bir yapım. Sona ulaştıkça, ağır dram nedeniyle izlediklerinizden huzursuz olabilirsiniz.

Emre Türker

Picture: impawards

CERTIFIED COPY / ASLI GİBİDİR

Basın Duyurusudur
Gösterim Tarihi: 31 Aralık 2010
Dağıtım: M3 Film
İthalat: Mars Prodüksiyon
Yönetmen: Abbas Kiarostami
Oyuncular: Juliette Binoche, William Shimell
Yapımcılar: Angelo Barbagallo, Charles Gillibert, Marin Karmitz, Abbas Kiarostami
Senaryo: Abbas Kiarostami
Görüntü Yönetmeni: Luca Bigazzi
Sanat Yönetmeni: Giancarlo Basili
Kurgu: Bahman Kiarostami
Yapım Yılı: 2010
Ülke: Fransa, İtalya, İran
Süre: 106 dk.

KONU: Adam (William Shimmel), bir konferansa konuşmacı olarak katılan İngiliz bir yazar; kadın (Juliette Binoche), Fransa’dan gelen bir sanat galerisi sahibidir. Hayranlık duyduğu yazara bir gün boyunca Toscana’yı gezdiren kadın, saatler ilerledikçe adamla yakınlaşarak hem ikili ilişkileri hem de nesnelerin ve kişilerin gerçekliğini sorgulamaya başlar.

Filmin ilk gösterimi 2010 senesinde Cannes Film Festivali’nde yapıldı. Juliette Binoche filmdeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı.

29 Aralık 2010

The Princess and the Frog (2009)

Türkçe Adı: Prenses ve Kurbağa
Tür: Animasyon / Komedi / Fantastik / Romantik / Aile
Yönetmen: Ron Clements, John Musker
Süre: 97 dakika
New Orleans'da yaşayan Tiana ve zengin Charlotte, çocuklukları birlikte geçmiş iki arkadaştır. Restoranda çalışan Tiana, para kazanıp kendi yerini açmayı ister. Çünkü geçmişte, ölen babasıyla bu hayali kurmuşlardır. Charlotte ise, şehre gelen Prens Naveen ile evlilik hayali kurar. Prens Naveen şehre ayak bastığında, yolda vudu büyücüsünün tuzağına yakalanıp kurbağaya dönüşecek ve bundan kurtulmanın yolunu arayacaktır.

Klasik “Kurbağa ve Prens” hikâyesinin farklılaştırılarak, eğlenceli bir senaryoya dönüşmesi sağlanıyor. Kurulan hayaller ve bu hayalleri gerçekleştirme azmi, inanç ve sevgi konuları üzerinde yoğunlaşmış, ailece izlenebilecek keyifli bir animasyon.

Emre Türker

28 Aralık 2010

Gelecekten Bir Gün (2009)

Tür: Komedi / Romantik / Fantastik
Yönetmen: Boğaçhan Dündar
Süre: 91 dakika
Oyuncular: Hayrettin Karaoğuz, Hande Subaşı, Rasim Öztekin, Arda Kural, Neco, Işın Karaca, Murat Serezli, Bektaş Erdoğan, Yeşim Dalgıçer, Hümeyra Aydoğdu
Sabah evden çıkmakta geciken Tolga’nın (Hayrettin Karaoğuz) şanssızlıkları, işe gidene kadar peşini bırakmaz. Hiç olmadık zamanlarda olmadık talihsizlikler başına gelir. Oysa Terra Şirketler grubunda yönetime sunacağı Alaşehir Projesi, onun belki de en büyük şansıdır. Nihayetinde sunumla ilgili bilgileri proje müdürü Salim (Murat Serezli) beye teslim eden Tolga, toplantı odasında hazır bulunur. Fakat sunumda ekrana yansıyan görüntülerin Alaşehir Projesi’yle alakası yoktur. Salim’in düzenlediği oyuna gelen ve bunu fark etmeyen Tolga, şirketin terasından atlayarak intihar eder. Gözlerini açtığında, yazıcı meleği (Rasim Öztekin) ve onun yardımcı meleğini (Arda Kural) yanında bulur. Melekler Tolga’nın isyanına kızarken, yaşasaydı neler kaçırmış olacağını görmesi için onu 5 yıl sonrasına gönderirler. Fakat külkedisi masalında olduğu gibi, gece 12’den sonra her şey sona erecektir.

Türk yapımları içerisinde başarılı bir çalışma olduğu söylenebilir. Başrol oyuncusu Hayrettin Karaoğuz’un masumane tavırları, an’ı yaşar gibi. Gelecekteki günler kurgulanırken ülkenin durumuna atıfta bulunulmuş, insanın kendi talihsizliklerine bakış açısı doğru irdelenmiş. Baştan sona eğlenceli ve akılda kalıcı bir film.

Emre Türker

27 Aralık 2010

Brothers (2009)

Tür: Dram / Savaş / Gerilim
Yönetmen: Jim Sheridan
Süre: 105 dakika
Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Natalie Portman, Tobey Maguire, Clifton Collins Jr., Bailee Madison, Sam Shepard, Mare Winningham, Taylor Geare, Patrick John Flueger, Jenny Wade, Carey Mulligan, Omid Abtahi, Navid Negahban, Ethan Suplee, Arron Shiver
Yüzbaşı Sam Cahill (Tobey Maguire), eşi Grace (Natalie Portman) ve iki kızıyla mutlu bir hayat sürmektedir. Bir süredir hapiste yatan kardeşi Tommy (Jake Gyllenhaal) özgürlüğüne kavuşurken, Sam de görevi gereği Afganistan’a gitmeye hazırlanır. Gitmeden önce, Afganistan’da ölmesi durumunda eşine teslim edilmesi için, birliğine mektup bırakır. Normalde bu ihtimalin olması hiç düşünülmemişken, Sam oradan geri dönemeyecektir.

Başrolü paylaşan oyuncular, küçük yaşlardan itibaren sinemada kendilerini ispat etmiş kişiler. Rollerinin hakkını vermeleri sayesinde, filmin kalitesini de onlar belirliyor. “Brothers”, iki kardeşin psikolojik durumunu gözler önüne sererken, hayatın sürprizleri sayesinde yaşamların ne derece yön değiştirebileceğini anlatıyor.

Emre Türker

Picture: impawards

26 Aralık 2010

Niçin Baktın Bana Öyle?

Kalabalık şehrin sokaklarından geçerek evin yolunu tuttuğumda, istemediğim bir olayla karşılaştım. Yaşadıklarım, bazı şeyleri düşüncesizce söylediğimiz, söyledikten sonra pişman olabileceğimiz ya da hataları görmezden gelerek, yağ gibi üste çıktığımız durumları hatırıma getirdi.

Köşe başından karşıdan karşıya geçecektim. Caddedeki dört yolağzı, yoğun araba trafiğinin yaşandığı yer. Bir adam karşıya geçiyor. O sırada bir araba da yola hamle yapmış durumda. Karşıya geçen, hızla gelen arabanın içine doğru bakarak, yavaşça ilerliyor. Nedense şoför, gergin tavırlarla arabasından aşağıya iniyor ve adamın üstüne yürüyor.

“Ne bakıyon lan, kaşınıyor musun?”
“Sana baktığım yok, karşıdan karşıya geçiyorum.”
“Öküz gibi bakıyordun lan, senin ağ… sı….”
“Ayağım sakat benim, dikkatli yürüyorum.”
“Sı… lan ayağına, önüne bak, yola bak, bana bakma.”
“Ayağım sakat olduğu için dikkatli geçiyorum, sana bakmıyordum, hızlı yürüyemiyorum.”
"Konuşma lan, ağzını burnunu kırarım senin.”

Yukarıdaki diyalogu uzaktan dehşetle izledim. Benimle birlikte birkaç kişi ortalığı sakinleştirmek üzere hamle yaparken, şoför tekrar aracına bindi. Ayağı sakat adam, yavaşça yürümeye devam etti. Yüzünde sıkıntılı bir ifade, içinde kırık bir kalple…

Biri size baktığında, küfür mü etmiş sayılır? Memlekette “ne bakıyon lan” kavgalarını çok gördüm. Bazen bakışlarından gıcık kaparlar, bazen de bakışları mana edip kavga çıkarırlar. Bu tarz adamların benim gözümde 3 kuruş değeri yoktur. Bu tip adamları takdir eden, yine aynı ruh yapısına sahip varlıklar olabilir.

Delikanlı lafı, serserilerde kullanılan bir kelime değildir. Fakat gençliğimiz, delikanlılığı; sert olan, vurdu mu indiren, sigara içen, kızlara çok iyi laf atan ve kaç kızla yattığıyla ölçülen bir yapının altına gizliyor. Hiç yurtdışına çıkmamış adamlar, her cümlesinde “yurtdışında böyle değil” laflarıyla caka satıyor. Hayat ne garip. Dünyanın çilesi aslında budur. Dünya çok güzel ama kirleten bizleriz. Üstelik görünmeyen pislik, görünen kirden çok daha tehlikeli…

Emre Türker

Picture: flickr

Berlin-Alexanderplatz - Die Geschichte Franz Biberkopfs (1931)

Tür: Polisiye / Dram
Yönetmen: Phil Jutzi
Süre: 90 dakika
Oyuncular: Heinrich George, Maria Bard, Margarete Schlegel, Bernhard Minetti, Gerhard Bienert, Albert Florath, Paul Westermeier, Oskar Höcker, Hans Deppe, Käthe Haack, Julius Falkenstein, Jakob Tiedtke, Siegfried Berisch, Arthur Mainzer, Karel Stepanek
Alkolün etkisiyle kız arkadaşını öldürdüğü için hapse giren Franz Biberkopf (Heinrich George), 4 yıllık cezasının ardından serbest kalır. Eski yaşamını bir kenara bırakarak, işportacılıktan para kazanmak ister. Fakat geçinmek hiç de kolay değildir. İçmek için gittiği barda tanıştığı Reinhold (Bernhard Minetti), güçlü yapıya sahip Franz’ı hırsızlıkta kullanmak isteyecek ve kandırmak için her yolu deneyecektir.

1931 yapımı bu Alman filmi, geçmişteki faytonları, dönemin arabalarını ve kılık-kıyafetlerini izlemek için ayrı bir fırsat. Kirli işlerin her zaman kirli sonuçlar doğuracağını gösteriyor. Franz karakterinin sonuçta verdiği mesajla, durum yeterince açıklanıyor.

Emre Türker

25 Aralık 2010

Sıfır Dediğimde (2007)

Tür: Gizem / Dram
Yönetmen: Gökhan Yorgancıgil
Süre: 90 Dakika
Oyuncular: Oktay Kaynarca, Hazım Körmükçü, Görkem Yeltan, Damla Tokel, Özge Özder, Semih Sergen, Erce Önder, Nur Kuran, Özhan Carda, Rıza Pekkutsal, Aykut Bilgin, Gülsevin Aydın, Onur Dağcı, Melih Bulu, Nail Kara, Mikail Kara, Ali Kaya
Üniversitenin resim bölümünde öğrenci olan Aslı’ya (Damla Tokel) öğretmeni, değerli bir antika minyatür albümünü ödünç verir. Fakat Aslı, dönüş yolunda albümü kaybeder. Öğretmenine ne söyleyeceğini bilemeyen Aslı, kısa süre içinde depresyona girer. Arkadaşı Nevin (Görkem Yeltan), ne yapacağını şaşırmış Aslı’yı, tanıdığı psikiyatrist Melih’e (Hazım Körmükçü) götürerek yardım ister. Çünkü Aslı, albümü nerede kaybettiğini ya da unuttuğunu hatırlayamamaktadır. Dr. Melih, Aslı’ya geçen hafta yaşadığı bu olayı hatırlayabilmesi için hipnoz uygulamaya karar verir. Hipnoz sırasında o anları tekrar yaşamaya başlayan Aslı, hafızasıyla çelişkili şeyler söylemeye başlayınca, karmaşanın üstüne gidilecektir.

Bir annenin çocuğuna anlattığı “evvel zaman” masallarıyla başlayan film, hikâyeler, düşünceler ve rüyalarla dolu dağınık parçaların, baştan sona yeri bulmasıyla şekilleniyor. Gizemin bol olduğu, zihin yapısı ve rüyaların üzerinde durulduğu, oldukça farklı bir yapım.

Emre Türker

24 Aralık 2010

Duyarsızlar Durağında Otobüs Beklerken

İstanbul’un belediye otobüs duraklarından birinde, otobüs bekliyordum. Genel anlamda yorgun değilsem, durak içinde yer alan oturaklarda pek bulunmam. Durağın arka tarafındaki yer alan ilköğretim okulunun alçak duvarında oturmuş, dinleniyordum. O anda durağa, bedensel engelli bir genç geldi. Kıyafeti ucuza çalan, çevresine zararsız, aile terbiyesi aldığı belli, kendi halinde bir genç… Durağa yaklaştı. Onu görenler, bir dilenci görmüşçesine uzaklaşmaya başladı. Çocuk bir süre camekânla çevrili durağın direklerine tutunup, ayakta kalmaya çalıştı. Oturaklarda oturanların hiçbiri, yer vermek üzere kılını kıpırdatmadı. Sonra engelli genç, durağın yakınındaki ağacın kenarına yaklaşıp, yere çöktü. Belli ki dengesini sağlayamıyordu. Bu arada otobüs beklemekte olan kalabalık, duyarlılıktan uzak, ruhsuz bir surat ifadesiyle gence bakıyordu. Ayakları tutmayan gençle, bir ara göz göze geldik. Ona gelmesi için işaret ettim. Yanıma gelip oturdu. “Selam” dedi. Gülümsedim. “Buradan Beyazıt’a otobüs var mı?”

Beyazıt’a otobüs vardı ve ben, gelecek otobüsü tarif ettim. Hatta onun otobüsü gelene kadar bekledim. Kolundan tutup destek olarak, otobüse binmesi için yardım ettim. Karşılıklı gülümseyerek el salladık birbirimize. Durağa döndüm, herkesin suratı sirke satıyordu.

İyi niyetli halkımızın duyguları yıllar içinde öyle sömürülmüş ki, herkes birbirine potansiyel hırsız veya dilenci gözüyle bakmaya başlamış. Selam veren borçlu çıkmış. Yardımcı olmak isteyenler, sonunda bir fayda beklemiş. Eşyalarını emanet edenler, bir daha emanetçilerini bulamamış. Hal böyleyken özellikle büyükşehrin zavallı görünüme sahip insanları, duyguları sömüren tipler olarak halkın zihnine yerleşmiş. Fakat unutulan bir şey var! Gerçek ihtiyaç sahipleri, genel olarak sizden direk bir şey istemez. Sizin duyarlı olmanızı bekler. Duraktaki engelli gencin de durumu böyleydi.

Hayatta bazı engellerle yaşamak zorunda kalan insanlara acıyarak bakmayın. Onlar bu durumu kabullenmiştir. Onları üzen, düşüncenizden koparak suratınıza ve sesinize yansıyan zavallı ifadelerdir. Eğer bir mazeretiniz, bir aceleniz veya özel bir sebebiniz yoksa, onlara duyarlı davranın. Yüzlerine acıyarak değil, gülümseyerek bakın. Görmeyen gözlerin yol göstericisi, tutmayan bacakların değnekleri olun. Engelleri kaldırmak için sanal alemde sosyal siteleri beğenmek veya sanal üyeliklerle çoğalmak yetmez. Eyleme geçmelisiniz...

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Emre Türker

Picture: deviantart

Hierro (2009)

Türkçe Adı: Kabuslar Adası
Tür: Gizem / Gerilim / Dram
Yönetmen: Gabe Ibanez
Süre: 94 dakika
Oyuncular: Elena Anaya, Bea Segura, Mar Sodupe, Andrés Herrera, Miriam Correa, Kaiet Rodríguez, Javier Mejía, Hugo Arbues, Raquel Salvador, Jorge Lobo, Jon Ariño, Tomás del Estal, Miriam Martín, Pepe González Rubio
Kardeşinin Laura’nın (Bea Segura) doğum arifesinde Maria (Elena Anaya), oğlu Diego’yla (Kaiet Rodríguez) birlikte feribotla tatile çıkar. Oyun oynamak için koltuğundan ayrılan Diego’yu gözleyen Maria, yorgunluğuna yenik düşerek uykuya dalar. Uyandığında, Diego ortalıkta yoktur. Feribot güvenliği tarafından yolcular boşalana kadar beklenmiş, fakat yine de Diego bulunamamıştır. Bunun üzerine Maria, oğlunu aramak üzere polisle birlikte araştırma yapmaya başlar.

Oğlunun ölümü üzerine çılgına dönen bir annenin hiç tükenmeyen umutlarıyla birlikte, yaşadığı sinir bozukluğu ve huzursuzluğun getirdiği halüsinasyonlarını izleyeceksiniz. Olaylar, baştan sonra gizemli bir havayla sürükleniyor. Herkes için beklenen bir son olmayacaktır.

Emre Türker

Picture: impawards

23 Aralık 2010

Spread (2009)

Türkçe Adı: Çapkın
Tür: Komedi / Romantik
Yönetmen: David Mackenzie
Süre: 97 dakika
Oyuncular: Ashton Kutcher, Anne Heche, Margarita Levieva, Sebastian Stan, Ashley Johnson, Sonia Rockwell, Rachel Blanchard, Shane Brolly, Eric Balfour, Maria Conchita Alonso, Derek Carter, Dani Levine, Sarah Buxton, Peter Marc Jacobson, Jenae Altschwager
Los Angeles, Kaliforniya yaşayan Nikki’nin (Ashton Kutcher) kalacak yeri ve parası yoktur. Tüm geçimini, çapkınlığı sayesinde kullandığı kadınlardan sağlar. İlişkiler, birliktelikler, para ve hareketli hayat, birçok erkeğin rüyasını süslemektedir. Fakat erkeğin rüyasını süsleyen bu masalın sonu var mıdır?

Plansız yaşamı ve sahte ilişkileri konu alan yapım, bir çeşit külkedisi masalı anlatılıyor. Belli süre sonunda, her şey sona erecek. Bir asalağın rotasını izleyeceğiniz film, fazlaca argo ve cinsellik unsurları barındırıyor.

Emre Türker

22 Aralık 2010

Love Happens (2009)

Türkçe Adı: Aşk Olur
Tür: Dram / Romantik
Yönetmen: Brandon Camp
Süre: 109 dakika
Oyuncular: Aaron Eckhart, Jennifer Aniston, Dan Fogler, John Carroll Lynch, Martin Sheen, Judy Greer, Frances Conroy, Joe Anderson, Sasha Alexander, Clyde Kusatsu, Anne Marie DeLuise, Tyler McClendon, Panou, Michael Kopsa, Michelle Harrison
Eşinin ölümü ardından yazdığı “A Path Through Grief” (Acıdan Çıkış Yolu) adlı kitabıyla çok satanlar listesine giren Burke Ryan (Aaron Eckhart), danışmanı Lane Marshall’ın (Dan Fogler) organizasyonuyla, seminer vermek üzere Seattle’a gelir. Kaldığı otelin çiçek görsellerini düzenleyen Eloise’le (Jennifer Aniston) karşılaşınca ondan etkilenecek ve karısından sonra yıllardır ilk defa duygusal bir iletişim kurmaya çalışacaktır.

Filmde, bir yazarın depresyon sonrası kendi psikolojisini düzeltmek üzere, yazdıklarıyla kendi hayatı arasındaki çelişkisini, hayatla yüzleşmesini ve yeniden aşkı hissetmesini bulacaksınız. “Mutlu kalmak, başarılı olmak, sağlıklı yaşamak” gibi mesajlar içeren, Türkiye’de “kişisel gelişim” adıyla yaygınlaşan motivasyon kitapları ve seminerleri, Amerika’da yıllardır popülerliğini koruyor. İnsanların ne yapması gerektiği üzerinde olumlu sonuçlar veren bu durum, kârlı bir sektöre dönüştükten sonra rotasından sapmıştır. Çünkü araştırmadan insanlara olur olmaz tavsiyelerde bulunmak, kişiyi dönüşü olmayan yollara sokabilir. Filmin derinliğinde, açıklamalarla ilgili durumları fark edebilirsiniz.

Emre Türker

Picture: impawards

21 Aralık 2010

Sunshine Cleaning (2008)

Türkçe Adı: Günışığı Temizleme Şirketi
Tür: Komedi / Dram
Yönetmen: Christine Jeffs
Süre: 91 dakika
Oyuncular: Amy Adams, Emily Blunt, Alan Arkin, Jason Spevack, Steve Zahn, Mary Lynn Rajskub, Clifton Collins Jr., Eric Christian Olsen, Paul Dooley, Kevin Chapman, Judith Jones, Amy Redford, Christopher Dempsey, Vic Browder, Ivan Brutsche
Lise yıllarında ponpon kızlarının lideri Rose (Amy Adams), şimdilerde küçük oğlu Oscar’la (Jason Spevack) yaşamakta ve temizlik firmasında çalışarak geçimini sağlamaktadır. Metres hayatı yaşadığı polis Mac (Steve Zahn), biyolojik atık temizliğinin iyi para getirdiğinden bahseder. Okulda uyum sorunu yaşayan Oscar’ı özel okula göndermek zorunda kalan Rose, bu nedenle derme çatma malzemelerle hemen atılım yaparak, beceriksiz kardeşi Norah’la (Emily Blunt) beraber, “Sunshine Cleaning” adında bir temizlik şirketi kurar. Rekabet edebilmeleri için, çok fazla fedakârlık etmeleri gerekecektir.

Sunshine Cleaning; kopuk aile yaşantısı, düzensiz ilişkileri ve mutsuz hayatlarına rağmen, Lorkowski ailesinin ayakta kalma mücadelesini ve bir şeyleri başarabilme azmini konu alıyor. Dede (Alan Arkin) ve torun (Jason Spevack) ilişkisi, hem çok güzel işlenmiş, hem de eğlenceli hale getirilmiş. Ahlaki açıdan çelişkiyi, mücadele bakımından başarıyı içeren bir film.

Emre Türker

20 Aralık 2010

Saygısızlık Diz Boyu!

Metroda, hızla araca binmek isteyen kişilerden biriydim. İçerisi çok kalabalıktı. Köşedeki beşli koltukta, tanımadığım insanlarla yan yana oturmaktaydım. Demirlere tutunmaya çalışan yaşlı bir adamı gören yanımdaki genç, ona yer verdi. Fakat ayakta duran bir çocuk, koşarak boşalan yere oturdu. Yaşlı adam hamle yapmış ama oturamamıştı.

Çevrede ilk oluşan düşünceler: “Saygısız”, “Allah seni bildiği gibi yapsın”, “sana mı yer verdik”, “düşüncesiz” vs. Açıkçası benim de ilk kafamda beliren, “olacak iş değil” cümlesiydi. Biraz düşündüm. “Acaba?” dedim, “başka bir durum olabilir mi?”

Bir arkadaşım anlatmıştı. —Geçen gün otobüste, ayakta kalmış yaşlı bir adam, önündeki koltukta oturan gence, “saygısız herif, utanmıyor musun yaşlılar dururken orada oturmaya” der. Çocuk ise ayağındaki protez bacağı göstererek, “ben memlekette senin gibi düşüncesiz ve önyargılı adamlar olduğu için utanıyorum amca, gel buyur otur, ben böyle de ayakta durabilirim” diyerek kalkar. Fakat o koltuğa uzun süre boyunca, yaşlı adam dahil kimse oturamaz. — İşte bu olay aklıma gelmişti. Bilmediğim bir durum için sükûnetimi korudum. Sonra ayağa kalktım ve ayakta kalan yaşlı adama ben yer verdim. Böylece yaşlı adam ve hızlı adımlarla onun yerini kapan genç, yan yanaydı.

15 dakika sonra, son durağa geldik. Yaşlı adam ayağa kalktı. Sonra yanında oturan gencin kolundan tuttu ve birlikte dışarıya doğru yürüdüler. Fark ettim ki, çocuk zihinsel özürlü. Yaşlı adamla beraber gelmiş. Yaşlı adam ona destek oluyor…

Olur olmaz kaç kişiye kızıyoruz? Kaç kişi sinirimizi bozuyor? Kaç olay yaşanıyor ve biz kaç olayı doğru yorumluyoruz? Aslında gördüğümüz birçok olayı, kültürümüzde yer etmiş durumlara göre değerlendiriyoruz. Yorum yapmıyor, direk yargıya geçiyoruz. Belki de sırf bu yüzden, asılacak adamları serbest bırakıp, gerçek suçluları asabiliyoruz.

Gördüklerimize nefretle yaklaştıkça, nefreti buluruz. Sevgiyle yaklaştıkça, sevgiyi... Yani neyi verirsek, onunla karşılanırız. İstisnalar yaşanır elbet. Fakat bazı istisnaların ardında, bizim bilmediğimiz doğrular yatabilir.

Hayata bakış açınızı değiştirin!

Emre Türker

Picture: deviantart

19 Aralık 2010

The Disappearance of Alice Creed (2009)

Tür: Gerilim / Dram / Polisiye
Yönetmen: J Blakeson
Süre: 96 dakika
Oyuncular: Martin Compston, Eddie Marsan), Gemma Arterton
Akıllarına koydukları profesyonel bir planla Danny (Martin Compston) ve Victor (Eddie Marsan), Alice Creed (Gemma Arterton) adlı genç bir kızı kaçırırlar. Söylediklerine göre Alice’e zarar vermek niyetinde değillerdir. Kaçırma işlemi ardından Danny’deki gergin tavırlar dikkat çeker. Ondan yaşça büyük Victor ise soğukkanlıdır. Eğer doğru hareket ederlerse, Victor’un düşüncesiyle uyguladıkları plan, tereyağından kıl çekmek kadar kolay olacaktır.

Sadece üç kişinin yer aldığı “The Disappearance of Alice Creed”, dar alanda büyük bir çekişmeye sahne oluyor. Zamanla gerginliğin boyutu artarken, merak duyguları izleyicinin peşini bırakmıyor. Gerilim türünde başarılı bir çalışma.

Emre Türker

Picture: impawards

18 Aralık 2010

Babies (2010)

Türkçe Adı: Bebekler
Orijinal Adı: Bébé(s)
Tür: Belgesel
Yönetmen: Thomas Balmès
Süre: 79 dakika
Afrika ülkesi Namibya’dan Ponijao, Japonya’dan Mari, Amerika’dan Hattie ve Moğolistan’dan Bayarjargal adlı bebeklerin, doğumlarından başlayarak ayakta durabilecek hale geldikleri zaman kadar olan gelişimleri, dönüşümlü olarak yayınlanıyor. Bebeklerin gelişimi, ülkelerin içinde bulundukları koşullara göre değiştirilmeden doğal şekilde gözlemleniyor. Olanaklar ve olanaksızlıklar ortaya konulduğunda, ülkeler arasındaki farklılıkları, sosyal yaşamları ve beslenme şekillerini daha iyi anlıyor ve koşulları analiz edebiliyorsunuz. Doğada büyüyen çocuklar gerçek ortamı canlı izlerken, diğerleri hayvanları ancak hayvanat bahçelerinde ve kitaplarda görebiliyor. Bebeklerin sempatik tavırları ve meraklı ifadelerini seyrederken çok eğleneceksiniz.

Emre Türker

17 Aralık 2010

Cats & Dogs: The Revenge of Kitty Galore (2010)

Kediler ve Köpekler: Kitty Galore'un İntikamı
Tür: Fantastik / Aksiyon / Komedi / Aile
Yönetmen: Brad Peyton
Süre: 82 dakika
Polis köpeği Diggs, kontrolü altındaki polis Shane’nin (Chris O'Donnell) itaatlerine pek uymadığından, bağlı olduğu bölgede sorunlar yaşanır. Polis merkezi, Diggs’i sakıncalı bularak bir kafese kapatır. Bu arada kötü kedi Galore, dünyadaki tüm köpekleri çıldırtacak bir sesten bahsederek, köpekleri tehdit etmektedir. Köpeklerin gizli karargâhında, kedi Galore’un durdurulması için acil durum toplantısı yapılır. Özel Ajan Butch’un atandığı görevde, karargâhtan habersiz Diggs’e yardımcı rolü verilir. Fazla zaman kalmadığından hemen harekete geçilmesi gerekmektedir.

Gerçek köpek ve kedilerin yer aldığı film, çocuklar kadar büyükleri de eğlendirecektir.

Emre Türker

Picture: sinematurk

16 Aralık 2010

Training Day (2001)

Türkçe Adı: İlk Gün
Tür: Polisiye
Yönetmen: Antoine Fuqua
Süre: 122 dakika
Oyuncular: Denzel Washington, Ethan Hawke, Scott Glenn, Tom Berenger, Harris Yulin, Raymond J. Barry, Cliff Curtis, Dr. Dre, Snoop Dogg, Macy Gray, Charlotte Ayana, Eva Mendes, Nick Chinlund, Jaime Gomez, Raymond Cruz
Yeni evli acemi polis Jake Hoyt (Ethan Hawke), narkotikte tecrübeli Dedektif Alonzo Harris’in (Denzel Washington) yanında ilk gününü geçireceği için heyecanlıdır. Fakat Alonzo, yardımcısını sıradan ve umursamaz bir tavırla karşılar. İsteklerinin harfiyen yerine getirilmesini bekleyen Alonzo, bir polis gibi değil, sokak serserisi gibi davranmaktadır. Gelecekte dedektif olmayı hayal eden Jake için, ilk günkü tecrübe hiç iyi geçmemektedir. Çünkü davranışları, bir polisten çok suçluyu çağrıştırmaktadır. Bir taraftan Alonzo’yu, bir taraftan da iç sesini dinleyen Jake, görev yerini tanımaya ve beklemediği olaylara anlam vermeye çalışacaktır.

Denzel Washington, polisiye yapımlarda aranılan isimlerden biridir. Training Day, New York sokaklarında barınmakta olan çeteler ve polisler arasındaki ince çizgiyi gösteriyor. Doğru ile yanlış nedir? Bir polis, suç merkezi içinde neye dönüşür? Cevabı size anımsatacak, türünün başarılı bir örneğidir.

Emre Türker

Picture: impawards

15 Aralık 2010

Gemide (1998)

Tür: Dram / Polisiye
Yönetmen: Serdar Akar
Süre: 102 dakika
Oyuncular: Erkan Can, Naci Taşdöğen, Yıldıray Şahinler, Haldun Boysan, Ella Manea, Güven Kıraç, İştar Gökseven, Cengiz Küçükayvaz, Ali İhsan Çetin, Kazım Kazan
Yük gemisinin çalışanları Kaptan İdris (Erkan Can), Kamil (Haldun Boysan) ve Ali (Yıldıray Şahinler) akşam eğlencesiyle kendi aralarında kafayı çekerken, elemanlardan “boksör”ü (Naci Taşdöğen) yiyecek bir şeyler almaya gönderirler. Ne var ki boksör, gemiye yüzerek geri dönmüş ve soyulduğunu belirtmiştir. Boksör’ün ısrarlarıyla parayı geri alabileceğine inanan kaptan ve adamları, gecenin bir vakti İstanbul’un Lale’li sokaklarında hırsız avcılığına çıkar. Boksör’ün gösterdiği adamlara hiç konuşma hakkı tanımaksızın saldırarak, ellerindeki parayı alırlar. Boksör, tacirlerin elinden kurtarma bahanesiyle, hırpaladıkları adamların yanında duran yabancı uyruklu kadını da (Ella Manea) beraberinde götürür. Kadının gemiye girişiyle, yıllardır birlikte çalışan ekip içinde beklenmeyen sorunlar ortaya çıkacaktır.

Film, yönetmen Serdar Akar’ın “Azize” ve “Gemide” hikâyelerinden senaryolaştırılmış. “Gemide”; argo, seks, alkol ve uyuşturucu unsurlarını yoğun olarak taşımaktadır. Hikâye, bataklığa saplanan herkesin bir şekilde kendi karanlığına, yanındakileri de sürüklemesini anlatıyor. Alkol ve uyuşturucunun etkisiyle büyüyen şüphe, zamanla tehlikeli boyutlara ulaşıyor. Gerilimi artan, sonu merak uyandıran iyi bir yapım.

Emre Türker

14 Aralık 2010

Uzak (2002)

Tür: Dram
Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan
Süre: 110 dakika
Oyuncular: Muzaffer Özdemir, Emin Toprak, Zuhal Gencer, Nazan Kırılmış, Feridun Koç, Fatma Ceylan, Ebru Ceylan
Kasabasındaki fabrikanın işçi çıkarması nedeniyle işsiz kalan Yusuf (Emin Toprak), İstanbul’daki yakını fotoğrafçı Mahmut’un (Muzaffer Özdemir) yanına gelir. Tayfa olarak iş bulma umuduyla, gemici mekânlarında fırsat kollamaya başlar. Yalnız yaşamasına rağmen evdeki düzenine önem veren Mahmut (Muzaffer Özdemir), Yusuf’un ziyaretinden rahatsızdır. Şehir yaşamına yabancı Yusuf’un dikkatsiz tavırları ise, esen soğuk rüzgârların gittikçe kuvvetlenmesine sebep olacaktır.

“Uzak”, yeni bir düzen kurmak üzere memleketinden uzaklaşmış iki farklı karakterin davranışlarını konu alıyor. Bölgesel farklılıkların ve süresiz misafirliklerin, arka planda ne derece rahatsız edici olduğu görülüyor. Daha çok uyum sorunu üzerinde yoğunlaşmış. Sade ve durağan tempoda geçen film, sanat için sinema düşüncesi taşıyor.

Emre Türker

13 Aralık 2010

Animal Kingdom (2010)

Tür: Polisiye / Dram / Gerilim
Yönetmen: David Michôd
Süre: 113 dakika
Oyuncular: James Frecheville, Ben Mendelsohn, Joel Edgerton, Guy Pearce, Luke Ford, Jacki Weaver, Sullivan Stapleton, Dan Wyllie, Anthony Hayes, Laura Wheelwright, Mirrah Foulkes, Justin Rosniak, Susan Prior, Clayton Jacobson, Anna Lise Phillips
Annesi aşırı dozdan ölen Joshua (James Frecheville), yıllardır görüşmediği büyükannesinden (Jacki Weaver) yardım ister. Fakat büyükannesi ve dayıları; uyuşturucu, kaçakçılık ve silahlı soygun gibi birçok olayda isimleri geçen kişilerdir. Her bölgede Cody ailesini polis yakından takip ettiğinden, temkinli hareket etmektedirler. Fakat Joshua’ın başka yakını olmadığında dolayı kaldığı bu evde, bazı durumları görmezden gelmesi, bazı durumlarda ise onlara ayak uydurması beklenecektir.

Kötü bir ortamda büyüyen kendi halindeki genç Joshua’nın hikâyesinde, polis-çete çekişmesi, kirli oyunlar ve ayakta kalma mücadelesi yer alıyor.

Emre Türker

Picture: impawards

12 Aralık 2010

İyi Hissetmek

Yazar: Dr. David Burns
Sayfa Sayısı: 412
Kitap Boyutu: 11,5 x 17
Yayınevi: Psikonet

Dr. David Burns, Pensilvanya Üniversitesi’nde yıllardır depresyon üzerine araştırmalar yapan, ilaç tedavisinden çok, kişinin kendine nasıl yardımcı olabileceğini saptamaya çalışan, Bilişsel Terapilerin gücüne yürekten inanan, iyi bir psikiyatrist. Kitap, olarak ilk 1980 yılında basılmış ve yayınlanması ardından büyük ilgi görmüş.

“İyi Hissetmek” kitabında, içeriği zenginleştirilmiş bolca örnek bulunuyor. Depresyon düzeyinizi ölçen bir testle başlayarak, bilişsel çarpıtmaların depresif tanımlamalarını yaparak, ruh halinizi karşılaştırabileceğiniz tablo yöntemleri sunuyor. Böylece hasta-doktor diyaloglarından, kendinize pay çıkarmayı öğrenebiliyorsunuz.

Kitabın çevirmenleri ve çeviri editörü, psikiyatrist ve psikologlardan oluşuyor. Böylece tıbbi tanımalardan daha emin olabiliyorsunuz. Endişe, kötümserlik, suçluluk duygusu, mükemmeliyetçilik vb. kavramlar okuyucuya tanıtılmakta, kişinin ilaçsız tedaviyi nasıl başaracağı anlatılmaktadır. Kitap, yanlızca depresyonun pençesine düşünenleri değil, hayatına iyi yön vermek isteyen tüm okuyucu kitlesini ilgilendiriyor. İyi hissetmek; abartılı cümlelerden kaçınarak, hedef kitleye doğru şekilde ulaşmayı başaran güzel bir kitap...

Emre Türker

Metropolis (2001)

Orijinal Adı: Metoroporisu
Tür: Animasyon / Bilim-Kurgu / Dram / Macera
Yönetmen: Rintaro
Süre: 108 dakika
Teknoloji harikası Metropolis’te, bulutlara kadar uzanan Ziggurat kulesi inşa edilir. Dük Red’in açıklamalarına göre bu kule, sanayide ve kültürde ülkenin lider olmasını sağlayacaktır. Kutlamalar sürerken, Japonya’dan gelen bir dedektif ve yeğeni Kenichi, Metropolise geldiği tespit edilen suçlu Dr. Laughton’u yakalamak için ülke emniyetinden yardım ister. Polis merkezi, araştırmalarda kullanmaları için onlara bir robot adam teslim eder. Aslında Dr. Laughton’un ülkede bulunmasının sebebi, Dük Red’dir. Çünkü ona sınırsız imkânlar sağlayarak, şimdikilerden kat kat daha üstün ve ölmüş çocuğu Tima’ya benzer bir robot inşa ettirmektedir. Dük Red, Tima için büyük planlar yaparken, onun evlat edindiği ve ülkenin güvenliğinden sorumlu Rock ise, bir robota bu kadar değer verilmesini çekemeyerek, planları bozmaya çalışır. İşte bu sayede robot Tima ve Kenichi’nin yolları bir şekilde kesişecektir.

Metropolis, yönetmen Fritz Lang'in 1927’de çektiği şaheser yapıtın animasyon versiyonudur. Gelecekte teknolojinin faydaları kadar getireceği tehlikeleri de gösteren filmde, robot ve makineler yüzünden insanların işsiz kalacağı, suç oranının artacağı, yoksullarla zenginler arasındaki farkın açılacağı bir dünya çiziliyor. Yıllar sonra bu gerçeği ne derece gördüklerini izlediğimizde, hayran kalmamak elde değil. Bilim-Kurgu dalında büyüklere hitap eden bu animasyon, izlenmeye değer.

Emre Türker

11 Aralık 2010

El sur (1983)

Tür: Dram
Yönetmen: Víctor Erice
Süre: 95 dakika
Oyuncular: Omero Antonutti, Sonsoles Aranguren, Icíar Bollaín, Lola Cardona, Rafaela Aparicio, Aurore Clément, Francisco Merino, Maria Caro, José Vivó, Germaine Montero
1957 sonbaharında doktor Agustin Arenas (Omero Antonutti), kızı Estrella’nın (Iciar Bollain, Estrella-yaş 15) başucuna bir sarkaç bırakarak evinden ayrılır. Estrella, sarkacı yastığının altında bulduğunda, babasının bir daha geri dönmeyeceğini anlamıştır.

Yaklaşık 7 yıl önce, iç savaşın geçtiği yıllarda Estrella’nın (Sonsoles Aranguren, Estrella-yaş 8) babası, iş için kuzeye yerleşerek nehir kıyısında bir ev tutar. Estrella, her an babasıyla olmak için can atmaktadır. İş dönüşlerini heyecanla bekler ve mümkün olduğunda bütün zamanını onunla geçirir. Fakat babasının yazdığı bir notu okuduktan sonra, hayalleri dramatik şekilde yıkılmaya başlayacaktır.

Genç bir kızın hayranlık duyduğu aile yaşantısındaki beklenmeyen iç huzursuzluk, çocuğun psikolojisine yansıyor. İçine attığı problemleri öğrenme merakı içinde kabuğuna çekilerek, olacakları izlemeye başlıyor. Beklentilerle zıtlaşan bir döngüde çocuğun dilinden, babasının ayrılık hikâyesini izleyeceksiniz.

Emre Türker

10 Aralık 2010

The American (2010)

Türkçe Adı: Centilmen
Tür: Gerilim / Dram
Yönetmen: Anton Corbijn
Süre: 105 dakika
Oyuncular: George Clooney, Irina Björklund, Lars Hjelm, Johan Leysen, Paolo Bonacelli, Giorgio Gobbi, Silvana Bosi, Thekla Reuten, Guido Palliggiano, Samuli Vauramo, Antonio Rampino, Violante Placido, Filippo Timi, Ilaria Cramerotti, Angelica Novak
Dalarna’da (İsveç’te bir il) pusuya düşürülen Jack (George Clooney), İtalya’nın Roma kentine gelir. Pusudaki İsveçlilerin kimler olduğu konusunda birlikte çalıştığı Pavel’dan (Johan Leysen) yardım ister. Geçici süre Jack’a kalacak yer ayarlayan Pavel, yeni iş planları içerisindedir.

Avrupa’da yaşayan bir Amerikalının karanlık hikâyesini konu olan “The American”, aşırı cinsellik içeriyor. Yapılan işin ve çevrenin hayata etkisi, Jack’in gergin ve şüpheci tavırlarına yansıtılarak hissettiriliyor. Gizemli havasına rağmen, ağır tempo ve tekrarlanan sahneler, pek çok izleyicinin hoşuna gitmeyecektir.

Emre Türker

09 Aralık 2010

The Extraordinary Adventures of Adele Blanc-Sec (2010)

Türkçe Adı: Adele’nin Olağanüstü Maceraları
Orijinal Adı: Les aventures extraordinaires d'Adèle Blanc-Sec
Tür: Fantastik / Macera / Gizem / Komedi
Yönetmen: Luc Besson
Süre: 107 dakika
Oyuncular: Louise Bourgoin, Mathieu Amalric, Gilles Lellouche, Jean-Paul Rouve, Jacky Nercessian, Philippe Nahon, Nicolas Giraud, Laure de Clermont-Tonnerre, Gérard Chaillou, Serge Bagdassarian, Claire Perot, François Chattot, Stanislas De la Tousche, Youssef Hajdi, Mohamed Aroussi
Yıl 1911. Antik Mısır Medeniyeti’ni araştıran ünlü bilim adamı Profesör Marie-Joseph Esperandieu (Jacky Nercessian), dinozorlar devrinden kalma soyu tükenmiş bir kuş yumurtasına hayat vermeyi başarır. Kuşu görenlerin söylentileriyle başlayan panik üzerine, güvenlik birimleri harekete geçer.

Popüler yazar Adele Blanc-Sec (Louise Bourgoin), yeni editörünün yönlendirdiği Peru’ya değil, Mısır’a doğru yola çıkar. Birkaç kaçakçıyla anlaşıp, firavun mezarlarının içine girecektir. Fakat Adele’nin aklında zenginlik hayali değil, bambaşka bir gizem yatmaktadır. Adele’nin bu Mısır macerasıyla, Profesör Marie-Joseph Esperandieu’nun bir bağlantısı bulunmaktadır.

Genç bir yazarın giriştiği bilim araştırmalarının arkasında, başka bir gizem yatıyor. Adele’nin Olağanüstü Maceraları, gittikçe temposu artan bir fantastik yapım.

Emre Türker

08 Aralık 2010

A Love Song for Bobby Long (2004)

Türkçe Adı: Bobby Long'a Bir Aşk Şarkısı
Tür: Dram
Yönetmen: Shainee Gabel
Süre: 119 dakika
Oyuncular: John Travolta, Scarlett Johansson, Gabriel Macht, Deborah Kara Unger, Dane Rhodes, David Jensen, Clayne Crawford, Walter Breaux, Sonny Shroyer, Carol Sutton, Warren Kole, Bernard Johnson, Gina 'Ginger' Bernal, Douglas M. Griffin
Florida Panama City’de yaşayan Pursy Will (Scarlett Johansson), birlikte kaldığı sorumsuz erkek arkadaşı yüzünden, annesi Lorraine’in öldüğünü gecikmeli öğrenir. Haberini alır almaz New Orleans’a giden Pursy, yine de yıllardır görmediği annesinin cenazesine yetişmez. Annesine ait evde, içmekten başka bir şey yapmayan Bobby Long (John Travolta) ve Lawson Pines’la (Gabriel Macht) karşılaşır. Söylediklerine göre, annesi evi üçüne bırakmıştır. Rahatsız edici iki adamla evde kalmak istemeyen Pursy, önce gitme hazırlığı yapacak, fakat sonradan hayatında yeni bir sayfa açmak üzere orada kalma kararı alacaktır.

Ronald Everett Capps’ın romanından uyarlanan film, karamsar bir dönemece giren birbirleriyle bağlantılı insanların, dramatik hikâyesini anlatıyor.

Emre Türker

Picture: impawards

07 Aralık 2010

Interstate 60: Episodes of the Road (2002)

Türkçe Adı: Bilinmeyen Yol
Tür: Gizem / Fantastik / Macera / Komedi
Yönetmen: Bob Gale
Süre: 116 dakika
Oyuncular: James Marsden, Gary Oldman, Amy Smart, Christopher Lloyd, Chris Cooper, Michael J. Fox, Matthew Edison, Paul Brogren, Wayne Robson, Melyssa Ade, John Bourgeois, Roz Michaels, Amy Stewart, Jonathan Whittaker, Mark Lutz, Krista Leis, Michael Rhoades, Art Evans, John Henry Canavan, Kedar Brown, Angela Asher, Deborah Odell, Kurt Russell, Amy Jo Johnson, Ted Ludzik, Leah Renee Cudmore
Haritada bulunmayan 60 no’lu otobanda dolaşarak otostop yapan, kırmız papyonlu, maymun şeklinde bir piposu olan, O.W. Grant (Gary Oldman) adında bir adam yaşar. Grant, insanların dileklerini gerçekleştirmek için oradadır.

Resme yetenekli Neal Oliver (James Marsden), 22. yaş gününü kutlamak üzere bir kafeterya ailesiyle buluşur. Pasta mumlarını söndürürken bir dilek tutar. İsteği, hayatı için bir cevaptır. O.W. Grant (Gary Oldman), Neal’in bu farklı dileğini duyacak ve gerçekleştirmek üzere harekete geçecektir.

Ne yapması gerektiği konusunda aklı karışmış Neal Oliver, aradığı cevabı bulmak üzere haritada olmayan, 60 no’lu otobana gidiyor. Her durakta ayrı bir hikâye, her bölge ayrı bir sınav, her sonuç ayrı bir ders. Sıradan öykülerden farklı, mizahla yoğrulmuş harika bir film.

Emre Türker

06 Aralık 2010

Keeping the Faith (2000)

Türkçe Adı: Aramızdaki Sarışın
Tür: Romantik / Komedi
Yönetmen: Edward Norton
Süre: 128 dakika
Oyuncular: Ben Stiller, Edward Norton, Jenna Elfman, Anne Bancroft, Eli Wallach, Ron Rifkin, Milos Forman, Holland Taylor, Lisa Edelstein, Rena Sofer, Ken Leung, Brian George, Catherine Lloyd Burns, Susie Esman, Stuart Blumberg
Jake Schram (Ben Stiller), Brian Finn (Edward Norton) ve Anna Riley’in (Jenna Elfman) çocuklukları birlikte geçmiştir. Anna’nın ailesiyle birlikte başka şehre yerleşmesinden sonra, Jake ve Brian’ın sıkı dostluğu devam eder. Yahudi Jake hahamlık yolunda, Hıristiyan Brian ise pederlik yolunda ilerler. Genç ve yeniliklere açık olmaları nedeniyle, kendi topluluklarında çok tutulurlar. Bir gün Anna, başarılı iş kadını olarak karşılarına çıkar. Çocukluklarından beri aynı kıza hayran iki din adamı için aşk, yeniden başlayacaktır.

Aynı kadını seven iki din adamı. Üstelik inançlarında bu aşk adına engeller vardır. Acaba ne şekilde ve nasıl kararlar alacaklar? Anna’nın duyguları nedir? Edward Norton’un nadir rol aldığı romantik-komedi filmlerinden biridir.

Emre Türker

Picture: impawards

05 Aralık 2010

The Girl Who Kicked the Hornet's Nest (2009)

Türkçe Adı: Arı Kovanına Çomak Sokan Kız
Orijinal Adı: Luftslottet som sprängdes
Tür: Polisiye / Dram / Gerilim
Yönetmen: Daniel Alfredson
Süre: 148 dakika
Oyuncular: Michael Nyqvist, Noomi Rapace, Lena Endre, Annika Hallin, Jacob Ericksson, Sofia Ledarp, Anders Ahlbom, Micke Spreitz, Georgi Staykov, Mirja Turestedt, Niklas Falk, Hans Alfredson, Lennart Hjulström, Jan Holmquist, Niklas Hjulström
Not: Serinin birbiriyle bağlantılı 3. filmidir.
1- The Girl with the Dragon Tattoo (2009)
2- The Girl Who Played With Fire (2009)

Ağır yaralı Lisbeth Salander (Noomi Rapace), hastanede gözetim altında tutulur. Fakat onun yaşaması, devlet adına çalışan belli mertebedeki insanları rahatsız etmektedir. Gazeteci Mikael Blomkvist (Michael Nyqvist), Lisbeth’le ilgili dosyaları Millennium dergisinde yayınlamaya başlayınca, rahatsızlığın boyutu artmaya başlar. Bu nedenle gizli kurulan örgüt tarafından acil durum planı harekete geçirilir. Olaylarla ilgili dava sürerken, Mikael hem örgüt üyeleri hakkında gizliliği açığa çıkarmaya, hem de Lisbeth’i korumaya çalışacaktır.

Millennium serisinin üçüncü bölümü olan “The Girl Who Kicked the Hornet's”, düğümün son halkasıdır. Artık işler daha tehlikeli olmaya başlayacak ve Ronald Niedermann (Mikael Spreitz), başladığı işi bitirmek için elinden geleni yapacaktır. Hareketli, heyecanlı ve akıl dolu bir yapım.

Emre Türker

Picture: impawards

04 Aralık 2010

Addicted to Love (1997)

Türkçe Adı: Aşk Tutkunu
Tür: Romantik / Komedi
Yönetmen: Griffin Dunne
Süre: 100 dakika
Oyuncular: Meg Ryan, Matthew Broderick, Kelly Preston, Tchéky Karyo, Maureen Stapleton, Nesbitt Blaisdell, Remak Ramsay, Lee Wilkof, Dominick Dunne, Susan Forristal, Larry Pine, Debbon Ayer, Maurizio Benazzo, Paolo Calamari
New York’a temsili öğretmen olarak giden Linda (Kelly Preston), erkek arkadaşı astronom (gökbilimci) Sam’e (Matthew Broderick) iki ay sonra geri döneceğini söyleyerek kasabadan ayrılır. Bir süre sonra Linda, Sam’i terk ettiğine dair mektup gönderir. Ayrılığı kabullenemeyen Sam, vakit kaybetmeden New York’a gider. Fakat sevgilisi artık Fransız Anton’la (Tcheky Karyo) birliktedir. Anton’nun eski nişanlısı Maggie (Meg Ryan) de intikam için oradadır. Böylece Sam ve Maggie, ortak bir amaçta buluşacaktır.

Romantik-komedi türünde dönemin en çok aranan isimlerinden Meg Ryan, izleyicisine eğlenceli vakit geçirtiyor. Aşk, ayrılık, ihanet ve intikam, hepsi bir arada.

Emre Türker

Picture: impawards

03 Aralık 2010

The Girl Who Played with Fire (2009)

Ateşle Oynayan Kız: Millennium Üçlemesi 2
Orijinal Adı: Flickan som lekte med elden
Tür: Polisiye / Gerilim / Gizem
Yönetmen: Daniel Alfredson
Süre: 129 dakika
Oyuncular: Michael Nyqvist, Noomi Rapace, Lena Endre, Peter Andersson, Michalis Koutsogiannakis, Annika Hallin, Sofia Ledarp, Jacob Ericksson, Reuben Sallmander, Yasmine Garbi, Ralph Carlsson, Georgi Staykov, Hans Christian Thulin, Jennie Silfverhjelm, Per Oscarsson, Sunil Munshi, Anders Ahlbom, Micke Spreitz, Johan Kylén, Tanja Lorentzon
Sicilini temize çıkarmak için savcı Nils Bjurman’ı (Peter Andersson) sıkıştıran bilgisayar korsanı Lisbeth Salander (Noomi Rapace), onun silahını eline almakla büyük hata yapar. Çünkü Bjurman, bunu koz olarak kullanacaktır. Nihayetinde Lisbeth’in peşinde başka birileri daha vardır. Lisbeth’in parmak izi bıraktığı silahla, üç cinayet işlenir. Bunlardan biri, kendi kazdığı çukura düşen Bjurman’dır. Diğer ikisi ise, seks piyasasında devletin önemli kademelerinde yer alan isimleri, Millenium dergisi aracılığıyla açıklamaya hazırlanan iki gençtir. Toplanan deliller suçlu olarak Lisbeth Salander’i gösterse de, gazeteci Mikael Blomkvist (Michael Nyqvist) kendisine yapılan yardımı unutmayacak ve Lisbeth’e yardım için kolları sıvayacaktır.

Temposu gittikçe artan, iyi hazırlanmış bir polisiye kurgu. Tecavüzcülere karşı savaş açmış bir kadın, mücadele ettiği değerler içinde yok edilmeye çalışılıyor. Sürpriz gelişmeler, bağlantılı ipuçları ve çözülmesi gereken bulmacalar. The Girl with the Dragon Tattoo (Ejderha Dövmeli Kız) ile başlayan serüven, hız kesmeden devam ediyor.

Emre Türker

Picture: impawards

02 Aralık 2010

John Rabe (2009)

Tür: Biyografi / Savaş / Dram / Tarih
Yönetmen: Florian Gallenberger
Süre: 134 dakika
Oyuncular: Ulrich Tukur, Daniel Brühl, Steve Buscemi, Anne Consigny, Dagmar Manzel, Jingchu Zhang, Teruyuki Kagawa, Mathias Herrmann, Tetta Sugimoto, Akira Emoto, Arata, Shaun Lawton, Christian Rodska, Gottfried John, Fang Yu
Yıl 1937. Çin-Japon Savaşı sırasında Nanking’de, Siemens şirketini 27 yıldır yöneten işadamı John Rabe (Ulrich Tukur), anavatanı Almanya’dan gelen haberle ülkesine geri dönmeye hazırlanır. Japonların Nanking’e saldırı kararıyla birlikte, Siemens’in kapatılması gündeme gelmiştir. Fakat John Rabe, büyük bir özveriyle yıllardır hizmet ettiği Çin’de hizmet etmeye devam kararı alacaktır.

Tarih sayfalarında adının yer alması engellenmiş, insani ruhunu hiçbir zaman kaybetmemiş olan John Rabe’nin günlüğünden yola çıkarak hazırlanan film, Çin’deki büyük katliamı konu alıyor. Oskar Schindler’in hayatından kesitler sunan “Schindler's List”e benzerliğiyle dikkat çeken yapımda, savaşın sıcak anlarındaki siyah-beyaz sahnelerden renkli görselliğe geçişler oldukça iyi hazırlanmış. Savaş ve biyografiyi seviyorsanız, kaçırmayın.

Emre Türker

01 Aralık 2010

City Island (2009)

Tür: Komedi / Dram
Yönetmen: Raymond De Felitta
Süre: 104 dakika
Oyuncular: Andy Garcia, Julianna Margulies, Steven Strait, Dominik García-Lorido, Ezra Miller, Emily Mortimer, Alan Arkin, Jee Young Han, Sharon Angela
Le Bronx’un güneyinde bulunan Ada Şehri, New York'da bir balıkçı köyüdür. Sonradan gelen yabancılar ve doğma büyüme yerliler olmak üzere iki ayrılan şehirde, gardiyan Vince Rizzo (Andy Garcia) ve ailesi, büyükbabasının inşa ettiği evde oturmaktadır. Rizzo ailesinin en büyük sorunu, iletişimsizlikten doğan sırların getirdiği huzursuzluktur. Okulla pek arası olmayan küçük Vinnie (Ezra Miller) ergenliğin haylazlığında, genç kızları Vivian (Dominik García-Lorido) bir gece kulübünde çalışmakta, eşi Joyce ise (Julianna Margulies) eşinden şüphe duymaktadır. Hiç oynamadığı pokerin ardına sığınıp oyunculuk dersleri alan Vince ise, evliliğinden önceki ilişkisinden doğan oğlu Tony’le (Steven Strait) hapishanede karşılaşır. 24 yaşındaki Tony’i soyadından tanıyan Vince, derslerden arkadaşı Molly’nin (Emily Mortimer) verdiği cesaretle, oğlunu himayesine almaya karar verir. Artık yapması gereken şey, sır perdesini aralayarak durumu ailesine açıklamaktır. Fakat bu hiç de kolay olmayacaktır.

City Island; saklandıkça büyüyen sırların, insanın başına ne derede işler açabileceğiyle ilgili, harika bir aile komedisidir. Ailenin kendine has paylaşılmayan sırları, uç örneklerle izleyiciye sunuluyor. Seyretmeye değer…

Emre Türker

Picture: impawards

30 Kasım 2010

How I Ended This Summer (2010)

Orijinal Adı: Kak ya provyol etim letom
Tür: Dram
Yönetmen: Aleksei Popogrebsky
Süre: 124 dakika
Oyuncular: Grigoriy Dobrygin, Sergei Puskepalis
Arktik Okyanusu'nun Rusya’ya kıyısı olan bir kutup istasyonunda, düzenli ölçüm yapılarak bilgiler merkeze iletilir. Hava İstasyonu Müdürlüğü’nde görev yapan deneyimli meteorolog Sergei Vitalievich Gulybin (Sergei Puskepalis), o yaz sezonunu genç teknisyen Pasha Danilov (Grigoriy Dobrygin) ile birlikte çalışarak geçirecektir. Danilov zamanla istasyonu idare etmeyi öğrenince, Gulybin balık tutmak üzere motoruyla açılır. Telemetrinin değerlerini merkeze bildirmek üzere telsizin başına geçen Danilov, Gulybin’in ailesiyle ilgili önemli bir mesaj alır. Notun doğru bir zamanda Gulybin’e nasıl iletileceği ise, büyük problem olacaktır.

Ağır bir tempoda geçen film, kutup bölgesindeki görsel manzaraya yoğunlaşıyor. Gece ve gündüz sürelerinin aylarca sürdüğü kutuplarda, yaşamın ne derece zor olduğu ve görev yapan insanların nasıl bir fedakârlığa razı olduğu, daha iyi anlaşılıyor. Bölgeyi merak ediyorsanız, belgesel tadında bir film olacaktır.

Emre Türker

29 Kasım 2010

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır

İletişim, Başarı ve Hayat Üzerine
Yazar: Ahmet Şerif İzgören
Sayfa Sayısı: 224
Kitap Boyutu: 14 x 21
Yayınevi: Elma Yayınevi

Kuleli Askeri Lisesi’nde okumuş Ahmet Şerif İzgören, Silahlı Kuvvetlerde üsteğmen rütbesine kadar ulaşıp, “ben nereye gidiyorum” gibi bir düşünceyle, görevinden istifa etmiş. O, hayatını istediği doğrultuda sürdüren, bu uğurda istediğini elde eden ve etmeye devam eden, nadir insanlardan biri. Kendine ait yayınevinde, yaptığı işe uygun olarak hazırladığı kitaplar, Türkiye’de en çok satılanlar arasında yer alıyor. Yazar, kendi türünde farklı kitapları çok fazla okumadığını belirtiyor. Bunun sebebini, başkalarının düşüncelerinden etkilenmek istemediği şeklinde yorumluyor.

İzgören, kitabının “Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır” ismini, okulda geçen bir anısından yola çıkarak koymuş. Eğer bu türden yayınlar okumuş veya seminerlere katılmışsanız, içinde size çok tanıdık hikâyeler de bulacaksınız, yazarın hayatından kesitler de.

Kitap, çok fazla dilbilgisi kuralı gözetilerek hazırlanmamış. Kendisinin tanımlamasına göre, konuşma dili nasılsa, öyle kelimeleri yazıya dökmüş. Sürekli anılar ve hikâyeler şeklinde gelişen kitap, akılda çok kalıcı olmayabilir. Fakat yüzünüzü gülümsetecek, hoş vakit geçirmenizi sağlayacak bir kitap olduğu söylenebilir.

Emre Türker

Funny Games (2007)

Türkçe Adı: Ölümcül Oyunlar
Tür: Gerilim
Yönetmen: Michael Haneke
Süre: 111 dakika
Oyuncular: Naomi Watts, Tim Roth, Michael Pitt, Brady Corbet, Devon Gearhart, Boyd Gaines, Siobhan Fallon, Robert LuPone, Susanne C. Hanke, Linda Moran
Lüks malikânelerine tatile gelen Farber ailesi, komşularıyla birlikte hoş vakit geçirmeyi amaçlamaktadır. Golf oyunu için komşularına uğrayarak geldiklerini haber verdiklerinde, olağandışı garip ve durgun davranışlar dikkatlerini çeker. Komşularının yanında, daha önce hiç görmedikleri iki genç daha vardır. Kısa süre içinde iki genç, Farber ailesini de ziyaret eder. Peter (Brady Corbet) isimli gencin Ann Farber’dan (Naomi Watts) nazikçe yumurta istemesiyle başlayan diyalog, gittikçe sevimsiz bir hal alır. Kendisi gibi beyazlara bürünmüş diğer genç Paul’ün (Michael Pitt) de gelmesiyle, sevimsizlik yerini gerginliğe bırakacaktır.

Filmin 1997’de aynı yönetmen Michael Haneke tarafından Alman versiyonu çekilmişti. Funny Games, temiz yüzlü iki psikopat gencin sakin sinsiliği üzerinde yoğunlaşmış, absürt bir gerilim örneği. Sahnelerin ağır ilerliyor olması, rahatsız edici ve huzur bozucu konuşmalar, ruhunuzu bunaltabilir. Seyir sırasında olduğu kadar, seyir sonrasında da sizi etkisine alabilecek bu yapım, mutlu bir gününüzü alt-üst edebilir. Ailece izlenmemesi önerilir.

Emre Türker

Picture: impawards

28 Kasım 2010

Gulliver's Travels (2010) /29 Aralık 2010’da Sinemalarda

Türkçe Adı: Guliver'in Gezileri
Guliver'in Gezileri; Türkçe altyazılı, dublaj ve 3D (Türkçe altyazı ve dublaj) seçenekleriyle 29 Aralık 2010’da vizyona giriyor…
Başrollerinde Altın Küre adayı oyuncu Jack Black’in yanında, Jason Segel ve Emily Blunt var.

FİLMİN GÖRSELLERİ

Triangle (2009)

Türkçe Adı: 1- Okyanusta Av / 2-Üçgen
Tür: Dram / Gizem / Gerilim
Yönetmen: Christopher Smith
Süre: 99 dakika
Oyuncular: Melissa George, Joshua McIvor, Jack Taylor, Michael Dorman, Henry Nixon, Rachael Carpani, Emma Lung, Liam Hemsworth, Bryan Probets
Küçük oğlu Tommy’le (Joshua McIvor) birlikte yaşayan Jess (Melissa George), Greg’in (Michael Dorman) yelkenlisiyle Atlantik Okyanusu’nda dolaşmaya çıkar. Yanlarında Downey (Henry Nixon), Victor (Liam Hemsworth), Sally (Rachael Carpani) ve Heather (Emma Lung) vardır. Jess’in oğluyla ilgili tutarsız konuşmaları haricinde, her şey normal görünmektedir. Fakat ufukta belirlen kara bulutlar, ani bir fırtınaya yol açar. Yattakiler neler olduğunu anlayamadan azgın suların ortasında kaybolacak ve yaşam mücadelesi vermeye başlayacaklardır.

Esrarengiz bir gizem döngüsüyle ilerleyen “Triangle”, baştan sona temposunu koruyor. Karmaşık parçalar yerine oturdukça, sona olan merak artacaktır. Mantık çerçevesini biraz aşarak, sebepler üzerinde yoğunlaşan iyi bir gerilim filmi.

Emre Türker

Picture: moviegoods

27 Kasım 2010

Splice (2009)

Türkçe Adı: Deney
Tür: Bilim-Kurgu / Dram / Gerilim
Yönetmen: Vincenzo Natali
Süre: 104 dakika
Oyuncular: Adrien Brody, Sarah Polley, Delphine Chanéac, Brandon McGibbon, Simona Maicanescu, David Hewlett
Newstead şirketine ait deney laboratuarında protein bazlı bir ilaç üretmek için uğraşan genç çift Clive Nicoli (Adrien Brody) ve Elsa Kast (Sarah Polley), DNA’lar yardımıyla canlı organizma üretmeyi başarırlar. Şimdilik hayvanların sağlığı adına şirketin finanse ettiği geliri insanlarda uygulamak istemeleri, yöneticileri kızdırmıştır. Elsa’nın ısrarları doğrultusunda hayvan ve insan genlerini karıştırarak, gizlice yeni bir projeye girişirler. Çalışmaları sonunda DNA eşleşmesi gerçekleşecek ve yeni bir canlı türü ortaya çıkacak. Dren (Delphine Chaneac) adını verdikleri bu yaratık, zamanla başlarına bela olacaktır.

Bilimde gelinebilecek uç noktaları, muhtemel tehlikeleri ve bilim adamlarının göze alabileceği sorunları içeren film, daha önce denenmiş yeni bir tür üretme fikrinden doğuyor. Baştan sona ilgiyle izleyebilirsiniz. Yaratığın zamanla değişimi sırasında olası gerçeği hayal ettiğinizde, içiniz ürperecektir.

Emre Türker

Picture: impawards

26 Kasım 2010

Under the Mountain (2009)

Tür: Macera / Dram / Fantastik
Yönetmen: Jonathan King
Süre: 91 dakika
Oyuncular: Tom Cameron, Matthew Chamberlain, Oliver Driver, Matt Gillanders, Bruce Hopkins, Toi Iti, Bill Johnson, Nathaniel Lees, Sophie McBride, Chelsea McEwan-Miller, Colin Moy, Sam Neill, Gareth Reeves, Michaela Rooney, Madeleine Sami, David Weatherley
Başlangıç: 1879 yılı, Yeni Zelanda’nın Rangitoto Adası’nda, Bay Jones (Sam Neill) ve ikiz kardeşler, ormanın içinde bir canavarla mücadele etmektedir. İkizlerden biri ele geçirilince, diğer yardım ister…

Kazada annelerinin öldüğü haberini alan ikiz kardeşler Theo (Tom Cameron) ve Rachel (Sophie McBride), Auckland’deki akrabalarının yanına gider. Volkanik Pupuke Gölü’nün kenarında bulunan ev, harika bir doğa manzarasına sahiptir. Tek ürkütücü yanı, karşı komşuları Bay Wilberforce (Oliver Driver) ve onun harabeye dönmüş evidir. İçten çok güçlü bir bağa sahip Theo ve Rachel, kuzenleri Ricky’le (Leon Wadham) beraber volkanik dağlarla çevrili bölgeyi dolaşırken, Theo’nun aklı, garip yüzlü Bay Wilberforce’un evine takılır. Acaba o sevimsiz evde neler olabilir?

Yeni Zelanda’daki Auckland şehrinin harika doğal güzelliklerini izleyiciye tanıtan Under the Mountain, fantastik bir maceradır.

Emre Türker

Picture: impawards

25 Kasım 2010

İletişim Donanımları

‘Keşke’siz Bir Yaşam İçin İletişim
Yazar: Doğan Cüceloğlu
Sayfa Sayısı: 200 Sayfa
Kitap Boyutu: 13,5 x 19,5
Yayınevi: Remzi Kitabevi

Cüceloğlu bu kitabında, psikoloji tanımlamalarından çok, kişisel gelişim üzerinde durmuş. Zaten “sunuş” bölümünde, seminerlerini daha geniş kitlelere ulaştırma ihtiyacı hissederek kitabı yazdığını belirtiyor. Kitapta, çevrede yaşananların bireysel olarak farklı algılama şekilleri üzerinde yoğunlaşılmış. Kişisel algı farklılıklarında, iyi olduğunu düşündüğümüz davranışların, aslında karşı taraftan nasıl kötü anlaşıldığını, yaşanmış ve yaşanması muhtemel örneklerle açıklamaya çalışıyor.

Geniş kitleler tarafından rahatça okunabilecek bu kitap, sonradan yayınladığı “Korku Kültürü” kitabının çıkacağına dair ipuçları içeriyor. “Keşke” kelimesini, yaptıklarımızdan pişmanlık duyduğumuz ve düzeltmek istediğimiz gerçekler için kullanırız. Kendimizi daha iyi tanıyarak, keşke’siz bir yaşam sürmek en büyük isteklerimizden biri. Yapılan yanlışlardan genel olarak bir doğru çıkarılsa da, yanlışları en aza indirgemek, ilke olarak iyi bir düşünce.

Emre Türker

Vampires Suck (2010)

Türkçe Adı: Biri Beni Isırdı
Tür: Komedi
Yönetmen: Jason Friedberg, Aaron Seltzer
Süre: 82 dakika
Oyuncular: Jenn Proske, Matt Lanter, Diedrich Bader, Chris Riggi, Ken Jeong, Anneliese van der Pol, Mike Mayhall, Rett Terrell, Stephanie Fischer, Nick Eversman, Zane Holtz, Crista Flanagan, Jeff Witzke, Jun Hee Lee, Michael Hanson, David DeLuise, Krystal Mayo, Ike Barinholtz, Parker Dash, Helena Barrett, Ryan Glorioso, Matthew Warzel, Kelsey Ford
Nevada’da yaşayan Becca Crane (Jenn Proske), annesinin bir beysbolcuyla takılması üzerine, babası Frank’ın (Diedrich Bader) yanına taşınır. Frank, Washington'un küçük nüfuslu sisli kasabası Sporks’un şerifidir. Babasının dostları White ailesi ve onun oğlu Jacob’la (Christopher N. Riggi) tanışmasının ardından Spork Lisesi’ne başlar. Okulda kimseye yakınlık göstermeyen Sullen ailesinin üyelerinden Edward’la (Matt Lanter) karşılaşan Becca, kendisini tedirgin eden yeni okul ortamındaki uyum sorununu tamamen unutacaktır.

Fantastik aşk serisi Twilight (2008) filmiyle dalga geçen Vampires Suck’tan keyif almak için, orijinal yapımı tanımak gerekir. Eğer orijinal seriyi izlemediyseniz, ince espriler pek anlam taşımayacaktır. Özellikle Kristen Stewart’ın oynadığı Bela Swan karakterinin yüz ifadeleri ve konuşma şekli, harika canlandırılmış.

Emre Türker

Picture: impawards

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails