<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772</id><updated>2012-01-29T00:25:28.789+02:00</updated><category term='Şiir'/><category term='Hobi'/><category term='Diğer'/><category term='Kültür Sanat'/><category term='Mizah'/><category term='Yaşam'/><category term='Kitap'/><category term='Faydalı Bilgiler'/><category term='Sofra Keyfi'/><category term='Gezi'/><category term='Sinema - TV'/><title type='text'>Hayalbemol</title><subtitle type='html'>Hayallerinin Sesini Yükselt!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1077</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1895554659006728265</id><published>2012-01-24T22:42:00.001+02:00</published><updated>2012-01-25T08:45:51.603+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Etkin Hızlı Okuma</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-xJpLk5yauIs/Tx8XQi_eviI/AAAAAAAACQg/p54YEk2pE2k/s1600/kitap.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" nfa="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-xJpLk5yauIs/Tx8XQi_eviI/AAAAAAAACQg/p54YEk2pE2k/s320/kitap.jpg" width="240px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan / Tuğrul Türkkan&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 192&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 21&lt;br /&gt;Yayınevi: Pegasus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba-oğul dayanışmasıyla ortaya çıkan bu kitap, hazırladıkları EHO (Etkin Hızlı Okuma) sistemini okuyucuya tanıtmak amaçlı hazırlanmış. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkan, 18.01.2010’da hayata gözlerini yuman, değerli bir profesör. Öyle ki, 1970’ler Hızlı Okuma tekniğini Türkiye’ye tanıtmış, hızlı okuma konusunda bilgisi ve anlatımlarıyla Amerika’da yer edinmiş. Şimdiki çalışmaları ise, oğlu Tuğrul Türkkan tarafından yürütülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap beş bölüme ayrılmı. İlk üç bölüm (sayfa 74’e kadar); hızlı okumanın yararları, ekin hızlı okuma, fotografik okuma, akılda tutma vs. şeklinde tamamen teorik bilgilerden oluşuyor. Hal böyle olunca, pratik uygulama için kitabı edinenler, biraz hayal kırıklığına uğruyor. Çünkü pratik uygulamalar, teorik açıklamalar arasında serpiştirilmiş. Oysa onların İstanbul’daki kurslarına katılan arkadaşlarım, eğitim konusunda anlatılanları başarılı bulmuştu. Kurslarındaki eğitimi takdir etmeme rağmen, kitapta doyurucu bilgiye ulaşamadığımı belirtmem gerek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduklarımızı anlamlandırma, kısaca göz atma, gerekli yerleri çalışma ve okuduklarımız konusunda sorularla anlamı güçlendirme konusunda bilgi, oldukça güzel. Sınavlara hazırlananlar için önemli bilgiler içeriyor. Yalnız, hızlı okumayla ilgili doyurucu bilgiye ulaşılamıyor. Çünkü daha çok, hızlı okuma sistemini tanıtarak, kurslara yönlendirme düşüncesi hissediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kaynaklarda, beynin unutmadığı konusunda bilgilet vardır. Hiç olmadık zamanlarda hafıza, geçmişteki bilgileri geri getirir ve unutulmuş sanılanları dile döker. “Aklımdan çıkmıştı ama birden hatırıma geldi”, deriz. Kitabın 143’ü sayfasında, beyin ile ilgili “Evde kullanılmayan yararsız eşyaların çöpe gitmesi gibi, gereksiz olanı hemen fark eder ve hafızadan siler.” cümlesi geçiyor. Sayfa 151 “insan çok kısa bir sürede unutur” cümlesi, “tekrarlar vasıtasıyla öğrenir” cümlesine vurgu olarak kullanmış. Muhtemelen “dil nankördür, bıraktın mı unutursun” anlamında kullanmış olabilir. Fakat hafızanın bilgiyi çok kısa sürede unutması, psikoloji ve bazı hafızayla ilgili kitaplara tezat oluşturuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayfa 158’de, Zihin Haritası’ndan bahsedilmiş. Fakat kaynakçada adı geçerken, konu içinde Zihin Haritaları’nın mucidine yer verilmemesi, hoş değil. Zihin haritaları Tony Buzan’a aittir. Bu anlamda bir de Tony Buzan’ın &lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2009/10/hzl-okuma.html"&gt;Hızlı Okuma&lt;/a&gt; kitabını incelemenizde fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1895554659006728265?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1895554659006728265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1895554659006728265&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1895554659006728265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1895554659006728265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2012/01/etkin-hzl-okuma.html' title='Etkin Hızlı Okuma'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-xJpLk5yauIs/Tx8XQi_eviI/AAAAAAAACQg/p54YEk2pE2k/s72-c/kitap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5489482171054904781</id><published>2012-01-24T01:14:00.001+02:00</published><updated>2012-01-24T01:22:45.591+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Aaa, Ekran Tüm Kitaplarımı Yutmuş!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;b style="mso-bidi-font-weight: normal;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Klasik Yöntemlerdeki Alışkanlıklardan Modern Çağın Yeniliklerine Doğru&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--m7-YQOXPrE/Tx3ou9RmkJI/AAAAAAAACQQ/Dok4Af0VAWQ/s1600/sanal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" nfa="true" src="http://2.bp.blogspot.com/--m7-YQOXPrE/Tx3ou9RmkJI/AAAAAAAACQQ/Dok4Af0VAWQ/s320/sanal.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Klasik bilgisayar kullanırken, notebook’u çok yadırgamıştım. Hatta bir dönem iş amaçlı notebook kullanmak zorunda kaldığımda, hemen bir klavye ve mouse edinmiş ve bunları bir dönüştürücü yardımıyla dizüstü bilgisayarına takarak, eski yöntemime uyum sağlamıştım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4MbmR8CCCBA/Tx3oyNSH3PI/AAAAAAAACQY/-wRyIqC4WtA/s1600/Delicious_Library.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="135px" nfa="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-4MbmR8CCCBA/Tx3oyNSH3PI/AAAAAAAACQY/-wRyIqC4WtA/s200/Delicious_Library.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;Teknoloji, alışkanlıklarınıza karşı çok acımaz. Tam “alıştım” dediğiniz bir şey, bir bakmışsınız ki demode olmuş. Yerine farklı bir şey gelmiş. Mesela bilgisayar programlarını düşünün. Programa tam alışmaya başlamışken, birden güncel versiyon çıkıyor. Güncel versiyonla birlikte, birçok yenilik ekleniyor ve siz bunlara alışırken, hoop yenileri çıkıvermiş.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Teknolojiyle yakında ilgili birçok alanda çalışmış biri olarak, daha düne kadar, telefonu sadece konuşma amaçlı kullanmakta kararlıydım. Fakat tablet telefonların doğuşuyla birlikte, ister istemez ısrarlarım erimeye başladı. Artık, hem akıllı telefonlara yaklaşıyor, hem de tablet bilgisayarların çekiciliğine karşı yelkenleri suya indiriyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kitap okurken, kâğıdın kokusunu duymak, sayfaları tutmak ve kitabı hissetmek isterim. Fakat tablet bilgisayarlar ve reeder’lar (e-kitap okuyucu) sayesinde, bu hislerime de yenileceğimi biliyorum. Bir gün, gazete bayilerinden gazete almanın tarihe karışacağını bildiğim gibi... Zaten devlet politikalarında bile e-kitap uygulamalarına geçiş hazırlıkları var. Kâğıdı acımasızca harcamak yerine, sanal kitaplarla hem kâğıttan tasarruf edilecek, hem de kütüphanelerimizin kapladığı büyük alanlardan kurtulacağız. O yüzden, mümkün mertebede mevcut kitaplarıma daha çok sarılıyorum. Ne de olsa, yakında onlar da sanal olacak…&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Aslında anlatmak istediğim, yeniliklere açık olmakla ilgiliydi. Fakat bu konu içinde, sanal ile gerçek arasındaki çizgiyi de tartışmış bulunuyoruz. Ne de olsa sanal hayat, yenilik düşüncesinde büyük pay sahibi…&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Alışkanlıklar hayatın bir parçası. Sistematik olarak, işlerimizi kolaylaştıran bir huy. Fakat alışkanlıklar, muhafazakâr olmamalı. Yani demek istiyorum ki, yeniliklere karşı açık olmalı, en azından nasıl olduğunu anlamalı, yaşamalı, hayatımızdaki yerine ondan sonra karar vermeliyiz. Yoksa yarınlarda uyanmak için çok geç kalmış olabiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: left;"&gt;Picture: &lt;a href="http://decryption.deviantart.com/art/Delicious-Library-12149270?q=boost%3Apopular%20virtual%20library&amp;amp;qo=12"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/stark1200/5470798419/in/photostream/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5489482171054904781?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5489482171054904781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5489482171054904781&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5489482171054904781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5489482171054904781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2012/01/aaa-ekran-tum-kitaplarm-yutmus.html' title='Aaa, Ekran Tüm Kitaplarımı Yutmuş!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/--m7-YQOXPrE/Tx3ou9RmkJI/AAAAAAAACQQ/Dok4Af0VAWQ/s72-c/sanal.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6559518653116813165</id><published>2012-01-03T01:35:00.002+02:00</published><updated>2012-01-03T10:05:13.042+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hiçbir Şey Almama Günü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-E-VYiaF9-F4/TwI9FYng4GI/AAAAAAAACPw/DPPRuLcS04s/s1600/nothing.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-E-VYiaF9-F4/TwI9FYng4GI/AAAAAAAACPw/DPPRuLcS04s/s320/nothing.gif" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Pek çok kişinin ismini bile duymadığı ama zamanla etkisini toplumda göstermeye başlayan farklı bir eylem gününden bahsetmek istiyorum. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Hiçbir Şey Almama Günü&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;, aslında tüketicinin gücüne odaklanmış, daha çok insan sağlığına ve çevreye zarar veren ürünlere karşı bir dikkat çekme planı. Pazarlamacının ve onun ürününü tanıtan medyanın bu düşünceye karşı sağuk bakış açısı, Hiçbir Şey Almama Günü'nün popülerleşmesindeki en büyük engel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüketim çılgınlığı, 1980 sonrası bir imaj döneminin göstergesi. İnsanlar kendilerini marka ve aldıklarıyla değerlendirmeye başlamasıyla birlikte, Ekim 1988’de Türkiye’nin ilk alışveriş merkezi Gallleria kurulur. Bu merkeze olan ilgi öylesine yoğundur ki, bunun yansıması olarak İstanbul’da mantar gibi AVM’ler ortaya çıkmaya başlar. Tüm şehirlere yayılmaya başlayan bu AVM’lerle, artık dünya çapında birinci sırada yer almış bulunuyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fW5oR4lMMeI/TwI-fsscNPI/AAAAAAAACP8/rnz6FYVfsQk/s1600/Buy-Nothing-Day-2011.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="299px" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-fW5oR4lMMeI/TwI-fsscNPI/AAAAAAAACP8/rnz6FYVfsQk/s320/Buy-Nothing-Day-2011.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Artık alışveriş, evin mahremiyetine de girmiş durumda. Kimse kılını bile kıpırdatmadan, internet sayesinde alışveriş yapabiliyor, aldıklarını yorumluyor, memnuniyet/memnuniyetsizliğini dile getirerek alışveriş sirkülâsyonunda söz sahibi hale gelebiliyor. Bunun yanında tüketim, bir ülkenin gelişmesi adına olmazsa olmazı. Fakat bu olmazsa olmazlar arasında ekosistemin dengesini korumak da yer almalı. Yılardır müşterilerinin tüketimini hızlandırmak adına tabiatı bilinçsiz ve bencilce tüketen üreticiler sayesinde, bugün dünyada pek çok yeri koruma altına almak durumunda kalıyoruz. İşte bu kayıtsız kalınan duruma ve her gün bir alışverişe teşvik gününe karşı, Canada’lı sanatçı Ted Dave tarafından “Buy Nothing Day” kavramı ortaya atılmış. Ted Dave’in sitesinde belirtildiği gibi, her Kasım’ın son Cuma’sı, Hiçbir Şey Almama Günü’dür. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Alışverişe yön veren kişiler olarak, neyi alacağımıza karar vermeden önce, tüketimde sadelik anlayışını öğrenmemiz gerekiyor. Yani çevreye karşı duyarlı olan, makul fiyatta, makul sayıda, yeteri kadar ve cebi yakmayan alışverişi öğrenirsek, toplumdaki bulaşıcı alışverişkolik hastalığına yakalanmadan, gerektiği kadar alarak, rahatça yaşam sürdürebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uBVWn8YH4Mc/TwJAweohKZI/AAAAAAAACQI/QfgYM5eXrJk/s1600/ads%25C4%25B1z.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="148px" rea="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-uBVWn8YH4Mc/TwJAweohKZI/AAAAAAAACQI/QfgYM5eXrJk/s200/ads%25C4%25B1z.JPG" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;em&gt;Not: teddave'in sitesinden orjinal bilgiye ulaşabilir, özel olarak hazırlanmış albümü ücretsiz indirebilirsiniz.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;Picture: &lt;a href="http://www.teddave.com/contents.html"&gt;teddave&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.misadventureswithandi.com/2011/11/buy-nothing-day-2011.html"&gt;misadventureswithandi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6559518653116813165?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6559518653116813165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6559518653116813165&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6559518653116813165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6559518653116813165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2012/01/hicbir-sey-almama-gunu.html' title='Hiçbir Şey Almama Günü'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-E-VYiaF9-F4/TwI9FYng4GI/AAAAAAAACPw/DPPRuLcS04s/s72-c/nothing.gif' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6162281460164056415</id><published>2011-12-27T01:06:00.000+02:00</published><updated>2011-12-27T01:06:43.840+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hayatı Çifte Vardiyalı Yaşayan Kadınlar</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rY01VjZLcAg/Tvj9yo4V8rI/AAAAAAAACPk/lwpOE0uwLS0/s1600/women.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213px" rea="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-rY01VjZLcAg/Tvj9yo4V8rI/AAAAAAAACPk/lwpOE0uwLS0/s320/women.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sabah fidanlıklar arasında kendini yırtan kadınlar tanıyorum. &lt;br /&gt;Erkekler, ot ve dikenleri biçtikten sonra, genelde işçileri yöneten efendiler olurlar.&lt;br /&gt;Kadın, akşama kadar tarla içinde, akşamdan sonra evinin içinde işçidir.&lt;br /&gt;Çocuğunu karnında taşımak, doğurmak, büyütmek, yetiştirmek yetmezmiş gibi,&lt;br /&gt;Erkeğiyle ilgilenmek, onun kaprislerini çekmek durumundadır.&lt;br /&gt;Erkek ise, günün yorgunluğunu, akşam kahvesinde zaman öldürerek atmaya çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının tarladaki tartışılmaz emeğine rağmen,&lt;br /&gt;Çiftçi tanımlaması erkeğe yakıştırılır.&lt;br /&gt;Çünkü kadın, ikinci planda bir gölgedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cordelia Fine’nin ilginç bir cümlesi var: “Her başarılı akademisyen erkeğin arkasında bir kadın var, ama her başarılı akademisyen kadının arkasında soyulmamış bir patates ve biraz ilgi bekleyen bir çocuk vardır.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/heifer/6517512007/in/photostream/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6162281460164056415?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6162281460164056415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6162281460164056415&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6162281460164056415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6162281460164056415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/12/hayat-cifte-vardiyal-yasayan-kadnlar.html' title='Hayatı Çifte Vardiyalı Yaşayan Kadınlar'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-rY01VjZLcAg/Tvj9yo4V8rI/AAAAAAAACPk/lwpOE0uwLS0/s72-c/women.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4787841858550773959</id><published>2011-12-17T01:58:00.001+02:00</published><updated>2011-12-17T02:00:03.107+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>İnsan Yaşlandıkça Yalnızlaşıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-V1Us-vOx5tA/TuvZKgwi5bI/AAAAAAAACNM/28WbcriGdvo/s1600/Life_in_our_terms.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217px" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-V1Us-vOx5tA/TuvZKgwi5bI/AAAAAAAACNM/28WbcriGdvo/s320/Life_in_our_terms.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Toplum içinde yaşamayı ve onsuz yaşam olamayacağını öğreten sistem, zamanla yalnızlığa itiyor insanı. İçine girdikçe bir kum tanesine dönüştüğünüz bu ortamda, gittikçe büyüyerek başıboş bir taş parçası haline geliyorsunuz. Dramatik süreç, işte böyle başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan akranlarıyla birlikte olmayı sever. Aynı dönemin insanları, benzer şeyleri paylaşır ve zıtlıkları yine aynı ortamda tartışır. Bir dönem çevre edinme konusunda altın çağını yaşayan insan; iş, evlilik ve çocuk derken, gittikçe çemberin dışına doğru çıkar. Akranlar birer birer kaybolur, tıpkı yalnızlaşan insanın sessizce kayboluşu gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdıklarım biraz acımasız görünebilir. Fakat bazı gerçekler su götürmezdir. Yalnızlık, bir çeşit kaçışla başlar. Bu kaçışı hızlandıran yine bizler oluruz. Sevgi, bir ölçüde dengelemeye çalışsa da bu sıkıntıyı, yaşlanma psikolojisiyle senaryolar üretmeye başlayan insan, “acaba beni istemiyorlar mı?” sendromuyla karşı karşıya kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ulubGQD0cgE/TuvZSuwmOTI/AAAAAAAACNU/kD7SCiDgtCg/s1600/Old_man_2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132px" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-ulubGQD0cgE/TuvZSuwmOTI/AAAAAAAACNU/kD7SCiDgtCg/s200/Old_man_2.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bazen yakın çevremde “şöyle yapsaydım böyle olurdu” cümleleri kuran veya “keşke”lerle yaşayan orta yaş grubuna sorarım: “Yüksek lisans düşünür müsün?” “İngilizce öğrenme konusunda planın var mı?” “hayatını kitap yapabilir misin?”… Bu sorularıma “bu yaştan sonra mı?” cevabıyla karşılaşmam sürpriz değildir. Oysa kendini yaşamın gelişimsel çizgisinden uzaklaştıran kişi yine insandır ve bu durumun da farkında değildir. Bilgi, aldıkça düşüncede varlığını genişletir. Bilgiden uzaklaştıkça, boşluğa davetiye çıkarırsınız. Yani bir şeyler yapmak için nefes aldığınız sürece zamanınız vardır. Ama erken, ama geç…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dost, para kadar kolay harcanır ama para kadar kolay cebe girmez. O yüzden yakın çevrenizdeki ilişkilere dikkat edin. Bilgi, sevgi, paylaşım, inanç ve beraberinde gelen mutluluk, insanı yalnızlıktan uzaklaştıran altın parçalardır. Zaman, yalnızlığa sürüklemek için kanal açabilir ama insan, bu kanalları kişisel emekleriyle kapatabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın, ne kadar soyutlarsanız kendinizi somuta, o kadar soyutlanırsınız hayattan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture:&lt;a href="http://raul-duke-05.deviantart.com/art/Life-in-our-terms-146250871?q=boost%3Apopular%20old%20man%20child&amp;amp;qo=151"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://ivanantolic.deviantart.com/art/Old-man-39691962?q=boost%3Apopular%20old%20man&amp;amp;qo=130"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4787841858550773959?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4787841858550773959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4787841858550773959&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4787841858550773959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4787841858550773959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/12/insan-yaslandkca-yalnzlasyor.html' title='İnsan Yaşlandıkça Yalnızlaşıyor'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-V1Us-vOx5tA/TuvZKgwi5bI/AAAAAAAACNM/28WbcriGdvo/s72-c/Life_in_our_terms.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7083497775780868549</id><published>2011-12-11T23:35:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T23:35:22.303+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Yenilmek, Yinelenmek, Yenilenmek ve Yenmek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hODYRoJ7oVo/TuUhfwJCMtI/AAAAAAAACNE/wNGHuR0wvfk/s1600/Defeat.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" mda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-hODYRoJ7oVo/TuUhfwJCMtI/AAAAAAAACNE/wNGHuR0wvfk/s320/Defeat.jpg" width="250px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yenilmek, bazen yenilenmek için gerekir. Fakat yenilmek demek; kaybettiklerimizi geri almak için çırpınmak, kaybedilen yolda hataların üstünde durarak huzur çizgisini tırtıklamak, kazananlara çamur atıp üstümüzdeki kiri görünmez kılmaz, kaybedilen noktada oturup bilinçsizce boşluğa dalmak değildir elbet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yenilen pehlivan güreşe doymaz.” Kimi zaman kazananlar tarafından kaybedenlere söylenir bu laf. Dalga geçmek gibi görünse de, sözün özünde başka bir aslan yatar. Düştüysen eğer, kalk ve başlangıç noktasına geri dön. Fakat bu, “hadi bi daha, bi daha, bi daha…” sözlerinin arkası gelmeyen kaos değildir. Başlangıç noktasında tekrar hazır halde bulunmak için; hataları görmek, düşünmek ve çalışmak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Test sınavlarında başarısızlık ikiye ayrılır. Birincisi, rasgele oltayı sallayıp balığın gelmesini kısmete bağlayanların başarısızlığı, diğeri ise mücadele edip, gerekli basamakları kaçırdığı ya da bulamadığı için, güçten kesilip zirveye varamadan aşağı inmek zorunda kalan dağcıların başarısızlığı. Birincisinde başarı, hayat boyu inişli çıkışlı grafikler çizer, diğerinde ise inişli çıkışlı grafikler yukarıya doğru artan bir teğet çizer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilgiye barışık olun. Hatta yenildiğinizde, kendinizle eğlenebilmelisiniz. Çünkü bu bir oyundur. Çocukken oynadığınız oyunlarda nasıl bazen kaybediyorsanız, ileriki yaşlarda oynadığınız bu hayat oyunlarında da kaybedebilirsiniz. Yenilgi, alışkanlığa dönüşmedikçe, size büyük dersler verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilmez mi olmak istiyorsunuz? O zaman siz çift taraflı düşünceye sahip olamazsınız. Çeşitli yenilgilerin ardından yenmeyi öğrenen kişi, yakaladığı başarı çizgisini kaybettiğinde, nasıl tekrar aksiyon alabileceğini bilecek yapıya sahiptir. Fakat kaybetmeye hiç alışık olmayan kişi, bataklıkta çırpındıkça daha da batacak ve tutacak ipi göremediği için kurtulamayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenildiğinizde, kazananları tebrik etmeyi bilmelisiniz. Bazen kıyaslamalarda en iyisi olamayabilirsiniz. Çünkü insanın bir kapasitesi vardır. Bazıları en iyi olduğu için alkışlandığı gibi, bazıları ise en iyi olabilmek için gösterdiği çabadan ötürü takdir edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenilince tekrar ayağa kalkıyor ve yeniden zirveyi planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne demiş atalarımız:&lt;br /&gt;“Adam Yenilmekle Marifetli Olur, Yanılmakla Âlim”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://virtualdesign.deviantart.com/art/Defeat-3418011?q=boost%3Apopular%20defeat&amp;amp;qo=73"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7083497775780868549?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7083497775780868549/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7083497775780868549&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7083497775780868549'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7083497775780868549'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/12/yenilmek-yinelenmek-yenilenmek-ve.html' title='Yenilmek, Yinelenmek, Yenilenmek ve Yenmek'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hODYRoJ7oVo/TuUhfwJCMtI/AAAAAAAACNE/wNGHuR0wvfk/s72-c/Defeat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3120987446802031728</id><published>2011-12-04T23:01:00.001+02:00</published><updated>2011-12-04T23:02:51.904+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Aklında Bir Sayı Tut</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-elISFOqqRGo/TtvfjIcRjOI/AAAAAAAACM8/PijEmW1Go88/s1600/aklindan_bir_sayi_tut.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" dda="true" height="320px" src="http://1.bp.blogspot.com/-elISFOqqRGo/TtvfjIcRjOI/AAAAAAAACM8/PijEmW1Go88/s320/aklindan_bir_sayi_tut.jpg" width="214px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: John Verdon&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 475&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 21&lt;br /&gt;Yayınevi: Koridor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emekli polis David Gurney, Walnut Crossing kasabasının biraz dışında eşiyle birlikte yaşamaktadır. Bir gün, okul yıllarından kalma arkadaşı Mark Mellery’den, acil görüşme talebini belirten bir not alır. Mark Melery, esrarengiz, şaire ve akıl okuma yeteneğine sahip bir psikopat tarafından tehdit unsurları içeren bir mektup almıştır. Bu tehdit konusunda kendisine yardımcı olabilecek tek kişinin, emekli olmasına rağmen dedektifliği polis teşkilatında ün yapmış David Gurney olduğunu düşünmektedir. Eşi Madeleine’nin tüm karşı çıkmalarına rağmen Gurney, yardım teklifini kabul eder. Şimdi yapılması gereken şey, bu mektubun kötü bir şaka mı, yoksa gerçek mi olduğunu bulmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hollywood filmi havasında bir kitap. Kitabın konusu, kişiler arası psikolojik tutumlar ve onların arasında kurulan bağ ile zenginleştirilmiş. Temposu gittikçe artıyor. Sonlara doğru adeta okuyucusunu esiri haline getiriyor. Üstelik yazarı John Verdon Manhattan’ın ilk kitabı. Başarılı olduğu söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3120987446802031728?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3120987446802031728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3120987446802031728&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3120987446802031728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3120987446802031728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/12/aklnda-bir-say-tut.html' title='Aklında Bir Sayı Tut'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-elISFOqqRGo/TtvfjIcRjOI/AAAAAAAACM8/PijEmW1Go88/s72-c/aklindan_bir_sayi_tut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6798126172349332534</id><published>2011-12-02T23:42:00.000+02:00</published><updated>2011-12-02T23:42:03.990+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Tembel Olduğumuzu İtiraf Edebilir Miyiz?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-KXPyEpPs4TU/TtlFJfS67kI/AAAAAAAACMs/izbQU5Tw4Ks/s1600/tembel1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" dda="true" height="240px" src="http://2.bp.blogspot.com/-KXPyEpPs4TU/TtlFJfS67kI/AAAAAAAACMs/izbQU5Tw4Ks/s320/tembel1.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Anlamında negatif bir ifade bulunduğundan, tembellik kimse tarafından kolay kolay kabullenilmez. Oysa tembellik, her insanın ruhen sahip olduğu ve belli dönemlerde ortaya çıkan bir duygudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tembellik bir alışkanlıktır. Ev içinde hapsolan, dış dünyadan uzak, bilgisayarla iç içe, topluma eleştirel duygularla yaklaşıp onu ittiğini sanarak özünde kendini toplumdan dışlayan kişiler, tembellikle barışmaya başlar. Entelektüel düşünce ardına saklanıp, bir köşede “Bezgin Bekir” i oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tembellik, bedensel tutumları hedef alan bir yaklaşımla sınırlı değildir. Aklın tembelliği, bedensel tembellik kadar tehlikelidir. Aklın tembelleşmemesi için, üretken olmak, yeni fikirler geliştirmek, bulmaca çözmek, akıl oyunları oynamak, tartışma (yapıcı diyaloglar) platformlarına katılmak, kitap okumak, dil öğrenmek veya hafızayı yoklamak (hatırlama oyunları, geçmişteki günleri anmak, geçmişi gözden geçirmek), uygulanması muhtemel pratiklerdir. Aklın tembelliği bizi bedensel tembellikle daha kolay özdeşleştirebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Yoğun çalışma hayatına sahip bir insanı, tembel olarak nitelendirebilir miyiz?&lt;/span&gt; Elbette. Çünkü yoğun çalışma temposu, bedeni ve ruhu zorladığından, kısmen tembelliğe teşvik eder. Bu nedenle en azından eve veya işe doğru kısa olsa da yürüyüşler yapmak, kitap okuma, aile ya da arkadaşlarla buluşma, küçük oyunlar oynama, ev temizliği, yemek yapma (özellikle erkeklerin tembelliğidir bu) ve evin düzeni ile uğraşma, düzenli uygulandığında bizleri tembellikten kurtarabilecek, rutin görünen ama özünde doğru alışkanlıklar olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-f3h8H0aGaMc/TtlFQtw55II/AAAAAAAACM0/ZqvRXgFFZO0/s1600/tembel2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" dda="true" height="320px" src="http://1.bp.blogspot.com/-f3h8H0aGaMc/TtlFQtw55II/AAAAAAAACM0/ZqvRXgFFZO0/s320/tembel2.jpg" width="243px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Hafta sonu bir gün, evimde akşama kadar tembellik yapabilir miyim?&lt;/span&gt; Aslında bu tembelliğe girmez. Kişinin kendisine verdiği bir moladır. İnsanın çoğu zaman bu molalara ihtiyacı vardır. Fakat bu ihtiyaç, günün tamamını kapsıyorsa, dinlenmeyi aşar ve tembelliğe yol açar. En iyisi birkaç saat dinlenme ardından, yeni bir uygulama bulmak…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Kalkmışken bana da çay getirir misin?&lt;/span&gt; Masum bir soru. Fakat alışkanlık düzeyinde ise bir tehlike. Patron tembelliği diye de tanımlamak yanlış olmaz. Oysa kendi adımıza yapılması gerekenlerden ne kadar uzaklaşırsak, o kadar tembelleşiriz. Öyleyse ruha gaz verme zamanı. Hadi bir iyilik yap ve yemekten 1-2 saat sonra, şöyle güzel bir meyve tabağı hazırla kendine. Ayrıca sıcak bir içecek de hiç fena olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;&lt;strong&gt;Acaba ben tembel miyim?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Acaba bedensel bir tembellik mi, yoksa ruhen bir tembellik bir bana uygun?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Belki de her ikisi olabilirim. Dürüst olmak gerekir. Sorunun kaynağını bulmak ve kabullenmek, çözüm adına önemli bir başlangıç sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer tembellik konusunda cevabınız evet ise, hemen dışarıya koşmayın. Alışık olmadığınız bir tempo, sizi yorar. Plan yapmak gerekir. Akşam saatlerinde boş kalınacak zamanları planlamak, yapılması gerekenleri planlamak, izlenecekleri planlamak… Plan, hayatın önemli bir parçası. Sadece doğru yapılmalı. Bu anlamda profesyonel yardım alınabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tembel olduğumuzu itiraf edebiliyor muyuz? Evet, hayır, belki… Bundan sonrası size kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://jurgendoe.deviantart.com/art/Lazy-Smurf-178551555?q=boost%3Apopular%20lazy&amp;amp;qo=73"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://i-chop.deviantart.com/art/Lazy-Day-Redone-269241636?q=boost%3Apopular%20lazy&amp;amp;qo=301"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6798126172349332534?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6798126172349332534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6798126172349332534&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6798126172349332534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6798126172349332534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/12/tembel-oldugumuzu-itiraf-edebilir-miyiz.html' title='Tembel Olduğumuzu İtiraf Edebilir Miyiz?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-KXPyEpPs4TU/TtlFJfS67kI/AAAAAAAACMs/izbQU5Tw4Ks/s72-c/tembel1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3269555109591376576</id><published>2011-11-27T22:49:00.003+02:00</published><updated>2011-11-27T22:52:39.527+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hedef: Tam İsabet</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-nmOXnP8uwcU/TtKh3Qwd4tI/AAAAAAAACMk/L5c1tBoLvBQ/s1600/target.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="244px" src="http://3.bp.blogspot.com/-nmOXnP8uwcU/TtKh3Qwd4tI/AAAAAAAACMk/L5c1tBoLvBQ/s320/target.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir yaydan çıkan ok, bir süre sonra hızla yol almaya başlar. Saplandığı yer, kimi zaman hedef tahtasının tam 12 noktası, kimi zaman hedef tahtasının herhangi bir noktası, kimi zaman da hedef tahtasının dışında bir yerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her hedef, bir varış noktasıdır. Yay, seçtiğiniz okla beraber bir bütündür. Hedef noktanızı siz belirlemelisiniz. Başkasının belirlediği hedefler, sizin değildir. Fakat seçtiğiniz hedefler için, başarılı bildiğiniz bir başkasından destek alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedef tahtası ile aranızdaki mesafe, duruma ve zaman göre değişebilir. Yetenek, sizin bu yoldaki artı puanınız olsa da, tek başına yeterli değildir. Hedefi tutturma şansınız; kararlılığınız, deneyimleriniz, azminiz ve isteğinizle doğru orantılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayattaki hedefler hiçbir zaman bitmez. Çoğu zaman, hedefimizi tutturduğumuzu ya da hedefe vardığımızı düşünürüz ama son nokta bu değildir. Hayat, nefes aldığımız sürece bize yeni bir hedef için seçenekler sunar. Biz bazen hedeften vazgeçer, bazen hedeften şaşar, bazen de hedefi tesadüfen tutturabiliriz.&amp;nbsp;Olası olumsuz durumlar, yaşamda bize eksi puan kazandırır. Her vazgeçiş, kendimiz adına bir değerden kopuş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedeflerin kolay olduğunu söylemek doğru olmaz. Her hedef, kendine göre zordur. Hedefi hafife almak, sizi zayıflatır. Hedefi aşırı zorlamak ise, sizi yıldırır. Hedefi doğru görmek gerekir. Rasgele okları sallamak, şans oyunlarında ikramiye beklemeye benzer. Kimi zaman tutturursunuz ama şans, hazırlıksız yakaladığınız bu tesadüf zincirinde sizi tutsak eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedeflerinizi doğru belirleyin. Böylece her varış, bilincinize yeni bir anlam daha katacaktır. Yaşam, doğru hedefleri görüp onlara ulaştıkça güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://itsumurah.deviantart.com/art/target-124332491?q=boost%3Apopular%20target&amp;amp;qo=116"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3269555109591376576?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3269555109591376576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3269555109591376576&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3269555109591376576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3269555109591376576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/11/hedef-tam-isabet.html' title='Hedef: Tam İsabet'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-nmOXnP8uwcU/TtKh3Qwd4tI/AAAAAAAACMk/L5c1tBoLvBQ/s72-c/target.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6376383054613322195</id><published>2011-11-20T00:35:00.001+02:00</published><updated>2011-11-20T08:03:41.402+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Muhtaç</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lC_AzGhA2fo/Tsgue-gSGcI/AAAAAAAACMc/lpKTDJb_GOI/s1600/Leah+mae.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="320px" src="http://2.bp.blogspot.com/-lC_AzGhA2fo/Tsgue-gSGcI/AAAAAAAACMc/lpKTDJb_GOI/s320/Leah+mae.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;BAŞLANGIÇ&lt;/em&gt;:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bebekken, birilerine muhtacız.&lt;br /&gt;Anneye…&lt;br /&gt;Bizi 9 ay karnında, ömür boyu kalbinde taşıyan varlığa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;SON:&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yaşlanırız. Korkulan an gelir. Ölüm ile yaşam arasında bir felsefedir elde kalanlar. Muhakeme yeteneği ortaya çıkar. Roller değişir. Çoğu zaman birilerine muhtaç olan kişi, biz oluruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;UMUT:&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İşte o an çocuk gelir. Büyümüştür gerçi… Elini tutar annenin ve gözlerinin içine bakar. Annenin gözü yaşarır. Geçmişe döner anne. Bebeğine baktığı gibi bakar çocuğunun gözlerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne garip bir döngüdür hayat…&lt;br /&gt;Hiç kimseye muhtaç olmadığımızı savunuruz ama&lt;br /&gt;Muhtaç doğmuşuzdur yaradılış gereği…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://qhuilla.deviantart.com/art/Leah-mae-151937904?q=boost%3Apopular%20infant%20and%20maternal&amp;amp;qo=13"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6376383054613322195?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6376383054613322195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6376383054613322195&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6376383054613322195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6376383054613322195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/11/muhtac.html' title='Muhtaç'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-lC_AzGhA2fo/Tsgue-gSGcI/AAAAAAAACMc/lpKTDJb_GOI/s72-c/Leah+mae.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2248957339976601574</id><published>2011-11-15T21:21:00.000+02:00</published><updated>2011-11-15T21:21:00.819+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Parfümün Dansı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IuAR73IODbQ/TsK7YRljw_I/AAAAAAAACMU/9UO8hhjCk5o/s1600/parfum.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" nda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-IuAR73IODbQ/TsK7YRljw_I/AAAAAAAACMU/9UO8hhjCk5o/s1600/parfum.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Tom Robbins&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 373&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 19,5&lt;br /&gt;Yayınevi: Ayrıntı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alabor’ın ülkesinde krallar, canlılıklarını ve güçlerini korudukları müddetçe, yarı ilahi tanrı olarak görülürdü. Yaşlılık belirtisi gösteren krallar, kötü kaderin kendilerini yakalamaması için zehirli yumurta yedirilerek, törenle öldürülmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alabor, her ne kadar cesaretli, savaşlarda halkı için hayatını tehlikeye atan güçlü biri kral olsa da, sonuçta bir ölümlüdür. Saçında beliren beyaz bir kıl tanesi, onu tedirgin eder. Öldürülecek olması ihtimalini kabullenmek istemeyen Alabor, şatodaki eşlerinden Wren’in yardımıyla, hileli bir tören düzenleyerek zehirlenmekten kurtulur. Fakat ölüm, her gittiği yerde ona bir şekilde ulaşmayı başarır. Alobar’ın bundan sonraki arayışı, ölümsüzlük üzerine olacaktır. Tıpkı yolda tanıştığı ve kendisi gibi ölümden kaçmaya çalışan genç Kudra gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alabor’ın hikâyesi; cadılık, büyücülük ve çok tanrıcılık zamanlarında geçer. Geçmiş ile gelecek arasında bağlantı kuran yazar, okuyucusuna insan inançları üzerine eleştirel anlatılar sunar. Mitolojik havada geçen öykü sürerken, 19. ve 20. Yüzyılda yaşamlarını sürdüren Marcel le Fever, Priscilla, Madam DeValier ve V’lu nun yaşamları konu aralarına serpiştirilir. Onların mükemmel parfüm arayışıyla birlikte, parçalar arasında bir bağ kurulmaya başlanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanda derinlemesine anlatım ve tasvirler, süslemeli sözcükler oldukça fazla. Yaşam öykülerinin dağınıklığı, okuyucuyu başlarda sıkabilir. Roman, türüne ilgi duyan okuyucusunu etkisi altına alacak ve gittikçe içine çekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2248957339976601574?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2248957339976601574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2248957339976601574&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2248957339976601574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2248957339976601574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/11/parfumun-dans.html' title='Parfümün Dansı'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-IuAR73IODbQ/TsK7YRljw_I/AAAAAAAACMU/9UO8hhjCk5o/s72-c/parfum.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7774483919628186417</id><published>2011-10-24T23:06:00.000+03:00</published><updated>2011-10-24T23:06:31.146+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Uzaktan Kumandanın Bir Tuşuyduk Geçmişte</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-i5JsQyZXxUc/TqXEgR4uxMI/AAAAAAAACJE/zAhuT2a95II/s1600/Antenna1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-i5JsQyZXxUc/TqXEgR4uxMI/AAAAAAAACJE/zAhuT2a95II/s320/Antenna1.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçmişle günümüz arasında haberleşme konusunda öyle çok şey değişti ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 katlı bir apartmanın en üst katında otururduk. Evin pencereleri sokağa değil, bahçeye bakardı. Apartmanın zemin katında rahmetli Fuat amcanın bakkalı vardı. Bakkalda; un, şeker vs gibi malzemeler kalmamışsa, evdekileri durumdan haberdar etmek için apartmanın ara boşluğundan &lt;em&gt;“anneeeeee”&lt;/em&gt; diye avazım çıktığı kadar bağırırdım. 10 dakikalık bir çabanın ardından, annem balkona çıkar, &lt;em&gt;“nooooldu”&lt;/em&gt; diye sorardı. Yani kısaca, bakkaldan alınması gereken ihtiyaç nedir, yoksa yerine ne alınmalıdır, herkes duyardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok acil durumlar olur ya! Mesela uzaktan bir yakınımız kasabamıza gelir, geçerken bize uğrar. Öyle bir durumda telefonla iletişim olmadığından, alternatif çözümler üretilir. &lt;em&gt;“Koş oğlum babanı filanca yerden… (lokal, kahvehane vs.) çağır gelsin, Mustafa amcanlar geldi dersin. Gelirken ekmek alsın…”&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rqhZymUtX0c/TqXEjsI6nxI/AAAAAAAACJM/DbSX5L9D-ow/s1600/no_communication.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" ida="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-rqhZymUtX0c/TqXEjsI6nxI/AAAAAAAACJM/DbSX5L9D-ow/s200/no_communication.jpg" width="133px" /&gt;&lt;/a&gt;Siyah beyaz televizyonumuzu hatırlarım. Ardından Saba marka bir renkli televizyon almıştık. Renkli çizgi film izlemek ne de keyif vermişti anlatamam. O dönem antenli yayınların zirvesindeydik. En ufak bir rüzgârda anten döner, ekranda görüntü karıncalanırdı. Babam çatıya, ben balkona, annem de durumu anlatmak için ekran karşısına… Babam &lt;em&gt;“düzeldi miiii?”&lt;/em&gt; diye sorarken, annem &lt;em&gt;“biraz önce düzelmişti, gene gitti”&lt;/em&gt; diye cevap verir, ben de onların arasındaki iletişim cihazı vazifesi görürdüm. En sıkıntılı iş ise, anteni düzeltmek olsa gerek ki, hiç yaşamadım. Ceremesini çekmişse, babam çekmiştir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hatırladığım kadarıyla renksiz televizyonumuzda 4 kanal tuşu, renkli televizyonumuzda ise 8 kanal tuşu vardı. Tek kanal döneminde problem yoktu ama ikinci kanalın çıkışıyla beraber, kumanda sorunu başladı. Tabi sürekli “çat çut” basmaya uygun olmayan televizyonun kanalları bozulmaya yüz tuttu. Kanalları ayarlamak için tornavida gibi ucu olan bir aletle, cihazın ayar kısmını döndüre döndüre net görüntüyü yakalamaya çalışırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karadeniz’in kıyısında bir kasabada otururdum. Çok temiz havalarda &lt;em&gt;“Romanya bastırdı”&lt;/em&gt; diye bir muhabbet olurdu. Romanya bastırdığında, bizim yerel kanal biraz karıncalanır ve gölgelenir, sonra Romanya’nın kanalları görünmeye başlardı. Biz de anlamını bilmediğimiz bu geçici kanala pek bir rağbet eder, seyrettikçe güler ve eğlenirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevirmeli telefon ilk çıktığında, telefona bakmak için yarış halinde koşardık (şimdi başkasına baktırmak için uğraşıyoruz ya). Bir süre sonra tuşlu telefonlar çıkmış, onlara hayranlıkla bakmıştık. Ne de olsa çevirmeli rakamlar 4’lü 5’li hanelerden fazlalaşmaya başlayınca, çevirmek hem güç olmuş, hem de hata yapma riski yükselmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta en keyif aldığım şeylerden biri mektup olmuştur. Sayfalar dolusu yazı yazar, boşluklara karikatür çizer, bazı harfleri ve resimleri, renkli kalemlerle boyardık. Hem mektubu almak, hem beklemek, hem de gelen mektubu okumak bir başka eğlenceliydi. Sonra bir gün, teknoloji gelişme aşamalarında, bilgisayarda yazılmış ve çıktısı alınmış bir mektup aldım ve her şey değişti. Şimdi sadece sevimsiz faturalar ve reklam kâğıtları düşüyor kapımdan içeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://lotring.deviantart.com/art/Antenna-124856202?q=boost%3Apopular%20antenna&amp;amp;qo=22"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://priscilla-world.deviantart.com/art/no-communication-49888024?q=boost%3Apopular%20communication&amp;amp;qo=16"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7774483919628186417?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7774483919628186417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7774483919628186417&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7774483919628186417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7774483919628186417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/uzaktan-kumandann-bir-tusuyduk-gecmiste.html' title='Uzaktan Kumandanın Bir Tuşuyduk Geçmişte'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-i5JsQyZXxUc/TqXEgR4uxMI/AAAAAAAACJE/zAhuT2a95II/s72-c/Antenna1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6986037658118964078</id><published>2011-10-21T23:06:00.000+03:00</published><updated>2011-10-21T23:06:14.291+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Beyin Geliştirme</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-syTuCWazvOE/TqHP3SNfRAI/AAAAAAAACI8/SD3Z5k5hyxY/s1600/Beyin+Gelistirme.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" rda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-syTuCWazvOE/TqHP3SNfRAI/AAAAAAAACI8/SD3Z5k5hyxY/s320/Beyin+Gelistirme.jpg" width="217px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Marilyn vos Savant&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 324&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 19,5&lt;br /&gt;Yayınevi: PEGASUS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap içeriği, zihni aktif tutmak üzerine. Size 12 haftalık bir program sunuyor. Programa bağlı kalmak durumunda değilsiniz. 15 bölüme ayrılan kitapta, anlatılanları muhakeme edebilmeniz için konu sonlarında küçük testler var. Mantıksal soruların bulunduğu bölümde, zihni zorlayıcı alıştırmalar bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitabın yazarlarından Marilyn vos Savant, 228 puan ile en yüksek IQ kategorisinde Guinness Rekorlar Kitabı'nda yer alıyor. Bu tarz yayınları, zekâyı uç noktalara taşıma hayalleriyle değil, daha çok boş vakitleri değerlendirme ve anlatılanları yaşam tarzınızla kıyaslama amacıyla okursanız, faydasını görebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6986037658118964078?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6986037658118964078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6986037658118964078&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6986037658118964078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6986037658118964078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/beyin-gelistirme.html' title='Beyin Geliştirme'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-syTuCWazvOE/TqHP3SNfRAI/AAAAAAAACI8/SD3Z5k5hyxY/s72-c/Beyin+Gelistirme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2820853013630255563</id><published>2011-10-17T00:03:00.001+03:00</published><updated>2011-10-17T00:06:10.580+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>İnsanoğlu Gittikçe Zekileşiyor mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Her nesil, bir öncekinden daha farklı. Hiç olmadık sorular soran çocuklar, inanılmaz icatlar, ilerleyen teknoloji vs. Bu olanlar, insanın gittikçe zekâ katsayısının arttığı anlamına mı geliyor?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-J2hzoR-6u3g/TptF3cxxy4I/AAAAAAAACIk/yj_62JbihoE/s1600/brain1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-J2hzoR-6u3g/TptF3cxxy4I/AAAAAAAACIk/yj_62JbihoE/s320/brain1.jpg" width="294px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Geçmişe bir bakalım. En büyük keşifler ve tanınmış en büyük eserler ne zaman ortaya çıkmış? Büyük keşifler, daha çok 18. 19. yüzyılda, Ortaçağ Avrupa’sında ve onun son dönemlerinde, zor koşullar altında, bilime verilen değerin öncülüğünde gerçekleşmiş. Leonardo da Vinci, Pablo Picasso, Galileo, Isaac Newton, Michelangelo vs. Dönem içinde bilime verilen önem, birbiri ardına yeniliği getirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki dönemlerde ise, daha çok düşünürler dikkat çekiyor. Platon, Sokrates, Aristoteles, Konfüçyüs vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her dönem, kendi çağında gerekeni yapmış, gerekeni almış. Zaman ilerledikçe ve yenilikler birbirini kovaladıkça, insanoğlu işlerini kolaylaştırmayı başarmış. Her gelen, bir sonrakine ışık tutmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-yIZIRshSoGY/TptGAKxBVTI/AAAAAAAACIs/TU5O-yK-sfs/s1600/brain2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-yIZIRshSoGY/TptGAKxBVTI/AAAAAAAACIs/TU5O-yK-sfs/s200/brain2.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçmişin düşünürlerinin fikirleri toplanmış, sonraki dönemlerde uygulama üzerine çalışmalar yapılmış. Zekâ ve beyin yapısı, yıllar boyunca araştırılmasına rağmen, halen üstünlük konusunda net bir bulgu ortaya koyulmuş değil. Sadece nasıl gelişeceği, ne yapılması gerektiği gibi tavsiyeler, çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılmış. Bu sonuçlardan birine göre de, insan zekâsının kapasitesi, genetikten yapıdan çok, dış ortamla ilgili olarak gelişiyor. Buna göre, gelecekteki insanların aldığı eğitim, kültür, sosyalleşme, bilime ve teknolojiye ulaşılabilirlik sayesinde yeni nesil, bir öncekine göre çok daha yol kat etmiş oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi çocukların sorduğu sorular ve aradığı cevaplara bakacak olursak, birçok şeyin olumlu yönde değiştiğini görebiliriz. Asırlar önce, belki çocuklar aynı soruları büyüklerine soruyordu ama yetişkinler, olası mantık sorularını, sadece gülerek ve “seni gidi seni” gibi kaçamak cevaplarla geçiştiriyordu. Şimdi, çocukların temiz zekâsı ve bakış açısı çok daha farklı açılardan inceleniyor. Hatta birçoğu yol gösterici bile olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Ik2T4SoZC1A/TptGCnLbQVI/AAAAAAAACI0/S_KwGCGbntA/s1600/brain3.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="199px" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-Ik2T4SoZC1A/TptGCnLbQVI/AAAAAAAACI0/S_KwGCGbntA/s200/brain3.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçmişten geleceğe doğru bildiklerimizi ve gördüklerimizi bir gözden geçirecek olursak, sanırım insanoğlu gittikçe zekileşiyor. Fakat zekâ ve mantık konusunda ilerlerken, kalbin yumuşaklığı ve duygusallık konusunda ise geriliyoruz. Burada Charles Darwin’in “Doğal Seçilim Teorisi”nde olduğu gibi, “güçlüler ayakta kalır, güçsüzler yok olmaya mahkûmdur” tarzında bir sonuç görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya üzerinde, hatta evren kavramında hayat var oldukça, ilerleme sürecek ve yenilikleri gören zekâ, daha da gelişecek. Gelişim sürmeye devam ederken, körelen duyguların yeniden gelişmesi, geleceğin güzelleşmesi adına daha iyi olacak. Yaşanılır bir dünya için bu şart…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://bloodstainedhowl.deviantart.com/art/Smart-261199074?q=boost%3Apopular%20smart%20people&amp;amp;qo=17"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/sbmontana/5906126346/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/51806296@N05/5033194822/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2820853013630255563?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2820853013630255563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2820853013630255563&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2820853013630255563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2820853013630255563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/insanoglu-gittikce-zekilesiyor-mu.html' title='İnsanoğlu Gittikçe Zekileşiyor mu?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-J2hzoR-6u3g/TptF3cxxy4I/AAAAAAAACIk/yj_62JbihoE/s72-c/brain1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6860910597670665374</id><published>2011-10-13T00:29:00.007+03:00</published><updated>2011-10-13T00:55:18.174+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Yaşamın Son Gününü Nasıl Yaşarsın?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Soru çok açık. Eğer bu şekilde bir gerçekle karşı karşıya kalsaydınız, ne yapardınız? Elbette bunu kimse istemiyor. Fakat ya sizin için bu kâbus gerçek olsaydı?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LsU2dtDaUs8/TpYFUc0N6uI/AAAAAAAACIc/G22qoDcIWhw/s1600/life.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="282px" oda="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-LsU2dtDaUs8/TpYFUc0N6uI/AAAAAAAACIc/G22qoDcIWhw/s320/life.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Cevaplar, genel olarak normal sınırını aşacak ve fazlasıyla uçuk olacaktır. Bunun sebebi, daha önce kendimizi defalarca sıkıntı ve kaygılarla boğmamızdır. Günü kurtarmak için yaşıyorsak, yarınlarda bir şans faktörünü arıyorsak, harekete geçmek için başkasının el uzatmasını bekliyorsak, sevdiğimizi söylemeyi erteliyorsak, söylemek istediklerimizi içimize gömüyorsak, doğru yaşamıyoruz demektir. &lt;strong&gt;Doğru yaşamak için, birinin size son gününüzü belirtmesini mi bekliyorsunuz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz günlerde Apple’ın can damarı Steve Jobs, hayata 54 yaşında gözlerini yumdu. Onun Stanford Üniversitesi’nin diploma töreninde yaptığı mezuniyet konuşması, gerçekten etkileyiciydi. Konumuzla ilgili olarak, sözlerinden küçük bir alıntı yapmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;““Kimin söylediğini bilmiyorum ama, 17 yaşımdayken okuduğum su sözü, yaşamım süresince hiç unutmadım: ‘Eğer her günü, o gün yaşamının son günüymüş gibi yaşarsan, bir gün kesinlikle doğruyu yapmış olacaksın.’&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Bu söz beni öylesine etkiledi ki, o günden buyana geçen otuzüç yılda her sabah aynaya bakar ve kendime sorarım:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;‘Bugün yaşamımın son günü olsaydı, gün boyu yapacaklarımı gerçekten yapmış olmak ister miydim acaba?’””&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru yaşam, genel olarak çok fazla mal varlığıyla özdeşleştirilir. Her güzel yaşamda para hayalleri, düşünce balonunda taçsız kraldır. Para, birçok yönden hayalleri bile tutsak etmiştir. Aslında doğru yaşamda paranın etkisi, ancak bizim değer verdiğimiz ölçüde etkilidir.&amp;nbsp;Doğru yaşam; keşkeleri unutmak, başkasının varlığıyla, başkasının yaşantı tarzlarıyla çenemizi ve düşüncemizi yormaktan çok, kendi yaşantımıza bakmakla mümkün olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günü yaşamak. Hayattaki son günü kestirmek, neredeyse imkânsız. Öyleyse dün vardı, bugün yaşanıyor ve yarınlar bir şekilde yaşanması muhtemelse, Hz. Ömer (ra)’in şu sözlerini bir düşünelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;"Sabaha ulaştığında akşama çıkacağını unma,&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Akşama ulaştığında da sabaha çıkacağını unma"&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün, sizin gününüz. Asla tekrarı yok. Yarınlar hiç doğmayabilir. Çok sevdikleriniz için siz, sizin için de çok sevdikleriniz yarın olmayabilir. Bunlar acı görünebilir ama gerçek. Sevgi sözcüklerini saklamayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşanan her dakika, ayrı güzel... Aldığınız her nefesin keyfini çıkarın. Çünkü yaşanan her an, sizin eserinizdir. Öyleyse, ortaya çıkardığınız eser, bir şaheser olsun…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlu Günler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı beğendiniz mi?&lt;br /&gt;Öyleyse şunlara de bir göz atabilirsiniz...&lt;br /&gt;1.&lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2009/05/dun-bugun-yarn.html"&gt;Dün, Bugün, Yarın&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2.&lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2009/11/kaybetmek-hangi-sonun-baslangc.html"&gt;Kaybetmek Hangi Sonun Başlangıcı?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3.&lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2008/12/gz-ap-kapayncaya-kadar.html"&gt;Göz Açıp Kapayıncaya Kadar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4.&lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2008/12/anlarda-iz-brakanlar.html"&gt;Anılarda İz Bırakanlar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/trishabrunner/2176948815/in/photostream/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6860910597670665374?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6860910597670665374/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6860910597670665374&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6860910597670665374'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6860910597670665374'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/yasamn-son-gununu-nasl-yasarsn.html' title='Yaşamın Son Gününü Nasıl Yaşarsın?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-LsU2dtDaUs8/TpYFUc0N6uI/AAAAAAAACIc/G22qoDcIWhw/s72-c/life.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5885011729643232255</id><published>2011-10-10T23:50:00.000+03:00</published><updated>2011-10-10T23:50:54.027+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Hafızana Hükmet</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Hafızanın gücünü artırmak için yaratıcı yöntemler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ytHe56PJ9RM/TpNaELZ1xsI/AAAAAAAACIY/0M0SiXpdo-Q/s1600/DSCN4296.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-ytHe56PJ9RM/TpNaELZ1xsI/AAAAAAAACIY/0M0SiXpdo-Q/s320/DSCN4296.jpg" width="223px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Tony Buzan&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 263&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 19,5&lt;br /&gt;Yayınevi: ALFA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada birçok kez hafıza şampiyonu olmuş Dominic O’Brien’in önsözüyle başlayan kitapta, Ana Sistem ve Kendini-geliştiren Temel Hafıza Matrisi (SEM3)isimli hafıza yöntemleri sunuluyor. Tony Buzan, okul yıllarında tanıdığı Prof. Clark isimli öğretmeninden öğrendiği bilgileri gün ışığına çıkarırken, kendi araştırmalarını da ortaya koyuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta içeriği iyi açıklayıcı örnek bulmak zor. Size bir çeşit kelimeleri bağlama tekniğiyle ilgili yöntemden bahsediyor. Bu yöntemde, duyu organları ve hislerinizden ne şekilde yararlanmanız gerektiği de anlatılmış. Fakat alıştırma adına verdiği sayfalarca süren; Sanatçılar, Besteciler, Yazarlar, Dahiler gibi başlıklar altında, hafızanızı çalıştırmaktan çok, genel kültürünüzü geliştirebilirsiniz. Üstelik bu teknik, daha çok İngilizce dili temel alınarak hazırlanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce de bu tarz yayınlarda söylediğim gibi, bu kitaplar sayesinde hafızanızı mükemmel seviyeye çıkarmak diye bir şey yok. Sadece mevcut kapasitenizi verimli kullanmak adına yöntemlerden faydalanabilir ve hafızanızı taze ve dinç tutabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta, en çok dahi ve yazarlardan örnekler dikkatimi çekmişti. En çok ilgili çeken iki ezberciden örnek vereyim. 1- Antonio di Marco Magliabechi: Okuduğu tüm kitapları imla işaretlerine kadar ezberleyen kişi. Toskana Dük’ünün tüm kütüphanesini ezberlemiş. 2- Daniel McCartney: 19. yüzyılda yaşayan bu kişi, 54 yaşındayken bile, bebekliğinden itibaren tüm hayatının ayrıntılarını, hava durumu ve üç öğün yemeklerine kadar hatırlamaktadır. Oldukça etkileyici…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5885011729643232255?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5885011729643232255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5885011729643232255&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5885011729643232255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5885011729643232255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/hafzana-hukmet.html' title='Hafızana Hükmet'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ytHe56PJ9RM/TpNaELZ1xsI/AAAAAAAACIY/0M0SiXpdo-Q/s72-c/DSCN4296.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7156557419212952054</id><published>2011-10-09T00:26:00.000+03:00</published><updated>2011-10-09T00:26:58.526+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Büyükler Her şeyi Bilir Mi?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-L6bUzaEr9KE/TpC-D48gVlI/AAAAAAAACIQ/xvjqW0lvE2c/s1600/buyukler1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211px" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-L6bUzaEr9KE/TpC-D48gVlI/AAAAAAAACIQ/xvjqW0lvE2c/s320/buyukler1.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ebeveynler, dedeler, amcalar, büyük abi vs. Her derde devadırlar sanki. Yemek yaparsın karışırlar, alışverişe çıkarsın akıl verir, para kazanırsın, işe girersin, işten çıkarsın, evlenirsin, yine karışır. Nedir bu böyle?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında işin derinliğine inerseniz, büyüklerin verdikleri akılda pek çok şeyin doğru olduğunu görürsünüz. Belki asiliğin etkisiyle, belki kızgınlıktan, belki özgür olma istediğinden, belki de değişiklik yapma arzusunda dolayı, büyüklerin sözlerini direk reddedersiniz. Aslında haklı çıktıkları zamanlar değil de, haksız çıktıkları anlardır kafamızda yer eden. Böylece hep hatalı görürsünüz onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman değişiyor. Büyüklerin söylediği bazı şeylerin geçerliliği kalmamış görünebilir. Böyle durumlarda, büyüklerin tecrübeleri ve tavsiyeleri, yeniliklerle karşılaştırılarak uygun modellere çevrilebilir. Çünkü mutlaka içinde bir haklılık payı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikir önemlidir. Büyüklerin sözlerini reddetmeniz için, önce dinlemeli, sonra karşınızdakinin ne demek istediğini anlamalı ve nihayetinde içine yorum katarak sonucu değerlendirmelisiniz. Böyle yaptığınız vakit, yani büyüklerinize direk karşı çıkmayarak, onların kalbini de kırmaz, artı olarak gönüllerini kazanırsınız. Büyükleri gözü-kapalı&amp;nbsp;reddetmek&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt;,&lt;/span&gt; onların sizin üzerinizdeki hakkına ihanettir. Bunu ancak, ilerideki yaşlarda gerçek manasıyla anlayabilirsiniz. Fakat o zaman da keşkelerle baş başa kalır, üzülürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hQBYisUp_r0/TpC-INFrIRI/AAAAAAAACIU/RLL4kSS_Wj8/s1600/buyukler2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="156px" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-hQBYisUp_r0/TpC-INFrIRI/AAAAAAAACIU/RLL4kSS_Wj8/s200/buyukler2.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Doğarsınız… Bebeklik, çocukluk, okul, arkadaşlık, sosyallik, aşk, özlem, acı, sürpriz, tatlı anlar derken, bir de bakmışsınız ki, büyümüşsünüz. Bu arada çok yer gezmiş, gezdiğiniz yerleri zihninize kazımış, okumuş, yazmış, iletmiş veya yönlendirmişsinizdir. Nihayetinde evlenerek çocuk sahibi olmuş, çocuğu bin bir zorlukla büyütmüş, yine gülmüş, ağlamış, üzülmüş, sevinmiş, öğrenmiş ve öğretmişsinizdir. Öğrendikleriniz büyük bir tecrübe, hayat tecrübesiyle birleşerek, zihninizde mükemmel bir olgunluğa sahip olmuş ve pişmişsinizdir. Sonra ne yapacaksınız? Tecrübe ve bilgilerinizi, çocuklarınızla, belki ömür yeterse onların çocuklarıyla paylaşacak ve doğruları aktardığınızda ve onları doğru yönlendirdiğinizde, işte o zaman yürekten bir elma çekirdeği toprağa düşecek… Belki tohum sevgiyle büyüyecek, belki de direkt olarak körelecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o anları bir düşünün. Sonra kendinize şunu sorun: Her şey, yani büyükler her şeyi bilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki her şeyi değil ama pek çok şeyi büyükler bilirler. Pek çok şeyde, size yardımcı olurlar. Size hissetmeyi ve karşılıksız sevmeyi öğretirler. Düştüğünüzde elinizi tutar, hayatın anlamsız görünen kısımlarını anlamlı kılarlar. Yeter ki siz, tecrübe ve tavsiyelerini doğru değerlendirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/j_dm/6117560484/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/badwsky/3399373073/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7156557419212952054?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7156557419212952054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7156557419212952054&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7156557419212952054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7156557419212952054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/buyukler-her-seyi-bilir-mi.html' title='Büyükler Her şeyi Bilir Mi?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-L6bUzaEr9KE/TpC-D48gVlI/AAAAAAAACIQ/xvjqW0lvE2c/s72-c/buyukler1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-589677620480547822</id><published>2011-10-08T00:10:00.000+03:00</published><updated>2011-10-08T00:10:35.239+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Yaratıcı Zekâ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8JOoEpqtFh4/To9qabW-ywI/AAAAAAAACIM/WIFsUi_X0YA/s1600/yaraticizeka.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-8JOoEpqtFh4/To9qabW-ywI/AAAAAAAACIM/WIFsUi_X0YA/s320/yaraticizeka.jpg" width="212px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Alan J. Rowe&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 220&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 21&lt;br /&gt;Yayınevi: PRESTİJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarın, “Yaratıcı Potansiyel Profili” isminde bir test çalışması var. Test, 4 çeşit yaratıcı düşünceden bahsediyor. Bunlar; Yenilikçi, Hayal Gücüne Dayalı, Sezgisel ve Esinlendirici zekâ tipleridir. İlk ikisi olan Yenilikçi ve Hayal Gücüne Dayalı olanlar, gelecekteki fırsatları göz önüne alırken, Sezgisel ve Esinlendirici zekâ tipleri ise o anki gereksinimlere odaklanıyor. Test sonucuna göre, profilinizi görüyor ve ona göre kendinizi değerlendirebiliyorsunuz. Test sonucu hiçbir şekilde olumsuz yola çıkmıyor. Maksat, ne yönde olduğunuzu tanımak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinde bold (kalın) harflerle yazılı kısımlar, yazarın dikkat çekmek istediği yerlerdir. Not almak ve üzerinde düşünmek için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratıcı düşünce sahibi olan tarihteki insanlardan bolca örnekler verirken, belki tanımadığınız birçok kişinin de ismini görüyorsunuz. Tanımadığınız kişi hakkında övgüler, o an fayda sağlamayacaktır. Muhtemelen bilmediğiniz kişileri de araştırmakta fayda var. Ayrıca bir de Plazma TV örneği var ki, o artık o eskidi sayılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albert Einstein gibi tarihte adı geçen önemli isimlerden bazılarının disleksi (okuma güçlüğü) rahatsızlığı olmasına rağmen, önemli başarılara imza atmaları konusunda, “yaratıcı insanlar, kendilerini imkânsızı başarmaya iten güçlü bir tutkuya sahiptirler” diyor. Bunun yanında, yaratıcı zekâya sahip insanları kısım kısım tanımlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitap, daha çok bilimsel bir araştırma ürünü. Böyle olması, “yaratıcı zekâya sahip olmak için şunları yapmalısınız” şeklindeki kişisel gelişim türlerinden farklılık arz ediyor. Kaynak anlamında okuyucusuna çok fazla bilgi veren bir çalışma olduğu söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kitabın içinde geçen ve benim de başka yerlerde de örneğini okuduğum gerçek bir hikâyeyi alıntılamak istiyorum: &lt;/span&gt;&lt;em&gt;Chirchill çocukken bir bataklığa düşer. Yakındaki bir çiftçi onu ölmekten kurtarır. Chirchill’in babası çiftçiye, oğlunu kurtardığı için ödül vermek ister. Ancak çiftçi sadece yapması gerekeni yaptığını ifade edip “ bu ödülü kabul edemem” diyerek ödülü reddeder. Tam bu sırada çiftçinin küçük oğlu kapıdan görünür ve Chirchill’in babası, çiftçiye “oğlunun istediği eğitimi almasını sağlayacağım” der. (not: kitapta babanın oğlu için eğitim teklifi sanırım atlanmış.) Bu konuşmalar sonunda çiftçinin oğlu Chirchill’in babasının desteğiyle eğitim görür ve en sonunda penisilini icat eder. Bu çocuğun ismi Dr. Fleming idi ve bulduğu bu ilaç Winston Chirchill’i zatüreden kurtardı ki, eğer bu ilaç bulunmamış olsaydı, Chirchill muhtemelen ölürdü.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-589677620480547822?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/589677620480547822/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=589677620480547822&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/589677620480547822'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/589677620480547822'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/yaratc-zeka.html' title='Yaratıcı Zekâ'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-8JOoEpqtFh4/To9qabW-ywI/AAAAAAAACIM/WIFsUi_X0YA/s72-c/yaraticizeka.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-11456211863603814</id><published>2011-10-06T01:27:00.005+03:00</published><updated>2011-10-06T09:11:32.766+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Faydalı Bilgiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Su İçsem Yarıyor!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rxeHp0o322Q/TozWr_HtbfI/AAAAAAAACIA/B49MjWrGKiM/s1600/obesity_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-rxeHp0o322Q/TozWr_HtbfI/AAAAAAAACIA/B49MjWrGKiM/s320/obesity_1.jpg" width="251px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Konu başlığında yer alan &lt;em&gt;“Su içsem yarıyor!”&lt;/em&gt; cümlesi, benim yıllardır kendimi oyalama taktiğimdi. Bir gün &lt;em&gt;“Bir başkası kilo almadan yaşayabiliyor da, bunu ben nasıl yapamıyorum? Suyun, havanın suçu ne?”&lt;/em&gt; diye söylenmeye başladım.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Obezite, uzmanlık alanım değil. Diyetisyen de değilim. Fakat uyguladığım taktikler, beni doğru yola getirmiştir. Eski bir aburcubur delisi&amp;nbsp;olarak, sağlığı tekrar keşfimi, bu konudaki uygulamalarımı ve fikirlerimi paylaşmak istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Bundan 4-5 yıl önceydi. O dönemler bana kilomun arttığı konusunda ağır eleştiriler gelmişti. Hırs yaptım. Lahana kültürü başta olmak üzere &lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;(her gün lahana yapraklarının 7-8 dakika kaynatılarak, suyunun içilmesi yöntemi),&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; her yöntemi deneyerek, 1 ayda 10 kilo vermeyi başarmıştım. Tansiyonum her gün düşüyor ve asabiyetim artıyordu. Hiçbir işe yaramadı.&amp;nbsp;Çok kısa sürede, verdiklerimin tümünü&amp;nbsp;geri aldım.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Doğru yol bu değildi. Mesela göbek, spor yapmadan kendi kendine çok zor eriyor. Biraz plan programla, mekik çekmeyi kendime adet edindim. Şimdi sağlıklı bir kiloya gelmeyi ve bunu korumayı nasıl başardığımı maddeler halinde size anlatayım.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rQMWHIAp8rg/TozYy-AsfdI/AAAAAAAACIE/LuS44QUM56o/s1600/obezite_2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="135px" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-rQMWHIAp8rg/TozYy-AsfdI/AAAAAAAACIE/LuS44QUM56o/s200/obezite_2.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;1-&lt;/strong&gt; Saf şekeri ve şekerle yoğrulmuş her şeyden uzak durun. Şeker, belki bir acı kahvenizin içine atacağınız yarım tablet şeklinde ödülünüz olsun. Ya da iki haftada bir sütlü tatlı veya bir masum çikolata olabilir. Bu maddeyle ilgili kısa bir şey anlatayım. Bir gün yaşayacak ormanlık alanlar daralınca, maymunlar ve ayılar, insanların piknik alanlarını keşfetti. İnsanlar onlara hazır ve şekerli yiyecek bir şeyler takdim etti. Onlar da bu tatlar konusunda çılgına döndü.&amp;nbsp;O hayvanlar, şimdiye kadar hiç tanışmadıkları diş çürükleriyle mücadele etmek zorunda…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;2-&lt;/strong&gt; Kızartmayı unutun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;3-&lt;/strong&gt; Hamburger, çizburger, o burger bu burger, &lt;strong&gt;yok olmamalı böyle burger&lt;/strong&gt;… Hayatımıza sonradan karışan bu fast food illetinden uzak durun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;4-&lt;/strong&gt; Hazır yiyecekler yerine, besin değeri yüksek olan gerçek yiyeceklere yönelin. Hazır paket içinde yer alan her tür besin maddesinin arkasındaki “içindekiler” kısmına göz atarsanız, bilmediğiniz çok şeyi mideye indirdiğinizi görürsünüz. Onlardan biri yüksek ihtimal size zarar veriyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;5-&lt;/strong&gt; Tuz, tehlikeli bir maddedir. Besinlerin çoğundan, hayatınız için gerekli tuzu alıyorsunuz. Ama &lt;em&gt;&lt;strong&gt;“ille de tuz”&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; derseniz, sadece göstermelik bir tuzlama olsun bu. Tuza bulama değil…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;6-&lt;/strong&gt; Makarna, beyaz pilav gibi maddeleri tüketecekseniz, onları diğer yemeklerin yanında ekmek niyetine kullanın.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;7-&lt;/strong&gt; Yemeğin yanında sindirmek için kullandığınız içecek, fazla olmamak kaydıyla su veya çaydan başka bişey olmasın. Geri kalanı sindirmenize değil, şişmenize fayda sağlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;8-&lt;/strong&gt; İlginç gelecek belki ama, yemek yerken televizyon seyretme alışkanlığınızdan kurtulun. Televizyon zamanı unutturarak size yedikçe yedirir.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;9-&lt;/strong&gt; Kutu meyve suları, paket yiyeceklerden farksızdır. Hatta daha kötü. Mümkün mertebede sıkma meyve suları, ayran gibi içecekler sizin damak zevkiniz olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;strong&gt;10-&lt;/strong&gt; Her şeyden önemlisi, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Hz. Muhammed`&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;in&lt;em&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;;“ Ümmetim sofraya acıkmadan oturmaz, doymadan kalkar.”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;sözünden, kendinize pay çıkarın. Çünkü bu, her şeyi açıklamaya yeter de artar bile.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-GLvER4cin8Y/TozY11uGzOI/AAAAAAAACII/Qkp0dXjfWNg/s1600/Obesity_3.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="141px" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-GLvER4cin8Y/TozY11uGzOI/AAAAAAAACII/Qkp0dXjfWNg/s200/Obesity_3.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Daha pek çok şey var uyguladığım ya da sizlerin uyguladığı... Hayatı anlamlı kılmak için, doğal yaşama özen gösterin. Doğadan aldığınızı doğaya iade edin ki, doğa da size tekrar gerekenleri hazırlayıp kullanıma hazır hale getirsin. Böylesi hem daha ucuz, hem daha sağlıklı, hem de daha doğal…&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Sağlıklı günler dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/melliegrunt/4457372401/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/joe_13/188297063/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://simplydreamz.deviantart.com/art/Obesity-poster-2-87113567?q=boost%3Apopular%20obesity&amp;amp;qo=42"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-11456211863603814?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/11456211863603814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=11456211863603814&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/11456211863603814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/11456211863603814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/su-icsem-yaryor.html' title='Su İçsem Yarıyor!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-rxeHp0o322Q/TozWr_HtbfI/AAAAAAAACIA/B49MjWrGKiM/s72-c/obesity_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6787295638639786686</id><published>2011-10-04T13:50:00.011+03:00</published><updated>2011-10-04T15:08:35.090+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Doğru kanal, Doğru Yayın, Bilinçli İzleyici</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-NnrfehKOoyY/ToouXMC6jCI/AAAAAAAACH8/wnRXyDWsc2s/s1600/documantary.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-NnrfehKOoyY/ToouXMC6jCI/AAAAAAAACH8/wnRXyDWsc2s/s320/documantary.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayatımızda yeterince dram var diye düşünüyorum. Fakat doymuyoruz. Çünkü dram yüklü gözü yaşlı diziler, ekranlarda misliyle çoğalıyor. Birbirini iğneleyici, reklâmlarla şişirilmiş gereksiz yarışma programları, birbiri ardınca patlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NTV’yi tebrik ediyorum. Çünkü istikrarlı ve güzel belgesel kuşaklarıyla, haberi dramatik kuşağa dönüştürmemek, sade haber vermek üzere çalışmalarıyla, şahsen beğenimi kazanmış durumda. Takdir ettiğim BBC kanalının harika belgesellerini ve dünyada isim yapmış belgesel filmleri, ekrana taşıyor. Ayrıca yayınevi olarak da, birbiri ardına çıkardığı ve boşluğu dolduran yeni popüler tarih ve bilim dergileriyle, rafları süslüyor. Bununla beraber TRT’nin belgesel atakları, gurur verici. İz TV gibi kanallar ve onları besleyen izleyiciler oldukça ve çoğaldıkça, daha güzel programlar için kaynak sağlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel yaşantımda, ekrana harcadığım vakitler arasından boş programları çıkaralı yıllar oldu. İçi dolmayacak kadar gereksiz tartışma programlarını, faydasız ve ekrana kilitleyen arkası haftaya şeklindeki dramatik dizileri, az sonralarla bezenmiş reklâm dolu medyatik haber şovlarını bırakmak, kişiye müthiş enerji, dopdolu bir zaman, huzur ve keyif veriyor. Çünkü hayatımızda boşa harcanacak kadar gereksiz zaman boşluğu yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belgesel kuşakları, genelde ücretli abonelik gerektiren paket programlarda saklı. Sırf onlar için&amp;nbsp;bu ücreti ödeyecekseniz, klasik ucuz paketler sizin için yeterli olacaktır. Doğru kanalda doğru programları, belli ve planlanmış zaman aralıklarında izlerseniz, bu sizi kaosa sürüklemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın!&lt;br /&gt;Kendinize ayırdığınız zaman boş değildir. Paha biçilmez zamanınızı çöpe atmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/tarazod/3703547423/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6787295638639786686?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6787295638639786686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6787295638639786686&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6787295638639786686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6787295638639786686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/dogru-kanal-dogru-yayn-bilincli.html' title='Doğru kanal, Doğru Yayın, Bilinçli İzleyici'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-NnrfehKOoyY/ToouXMC6jCI/AAAAAAAACH8/wnRXyDWsc2s/s72-c/documantary.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7262715057964883736</id><published>2011-10-04T00:13:00.001+03:00</published><updated>2011-10-04T00:15:51.048+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Çözümsüz Çözüm Karmaşası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-bTG38rrgnTs/TooknbEn85I/AAAAAAAACH0/dWtu4WMhe6Q/s1600/Human_Traffic.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213px" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-bTG38rrgnTs/TooknbEn85I/AAAAAAAACH0/dWtu4WMhe6Q/s320/Human_Traffic.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İstanbul trafiğini mümkün mertebede görmekten kaçan biriyim. Fakat trafiğin göbeğinde trafikten tam anlamıyla kaçmak ne mümkün!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul’un bir yakasından diğerine geçmem gerekti. Bir metrobüs istasyonunun gişesinden geçerek ve merdivenlerden çıkarak araca ulaşmak için, tam 20 dakika insan trafiğini aşmak durumunda kaldım. Beni düşündüren şey beklemek değil, kuyrukta yaşananlardı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Geliş-gidiş olmak üzere merdivende insanlara ayrılmış boşluktan, geliş-gidiş yönüne bakmadan, itirazları dinlemeden her boşluğa birçok kişi hücum ediyor. Araya konulan demirler, zincirler fayda etmiyor. Kişiler demirlerin üstünden atlayıp, birbirinin yoluna tecavüz ediyor. Tıpkı trafikte araçların emniyet şeridini gereksiz yere tıkaması gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;2-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Sıkışıklık nedeniyle biri görevliye bağırıyor. &lt;em&gt;“Hepi iş işten geçtikten sonra müdahale ediyorsunuz. Bizim toplum, koyun gibi güdülmeye müstahak”&lt;/em&gt; Görevli &lt;em&gt;“bi sus be kardeşim”&lt;/em&gt; diye cevap veriyor. Sıradakiler birbirine &lt;em&gt;“oyalanma, yürü be kardeşim”&lt;/em&gt; diye bağırıyor. Biri hızını alamıyor, “metrobüs şoförüne bağırıyor. Diğeri de telsizle dolaşan görevliye&lt;em&gt; “eline telsiz alan artist oluyor”&lt;/em&gt; diye bağırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qQUilGZBwRs/ToolVe3fcEI/AAAAAAAACH4/pkenXrF57wY/s1600/Human_Traffic_2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150px" kca="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-qQUilGZBwRs/ToolVe3fcEI/AAAAAAAACH4/pkenXrF57wY/s200/Human_Traffic_2.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;KİM ÇÖZÜM ÜRETİYOR?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence bizim sorunumuz bu! Çözüm mü üretiyoruz? Yoksa sorun mı çıkarıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımızda yeterince zorluk var. Sorun üzerine sorun eklemek, can sıkıntısını katlamaktan başka bir şey değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta çözüm bulunması gereken o kadar çok problem var ki! Kendiniz çözüm üzerine düşünün. Beklentiniz; çözümün ödüllendirilmesi değil, kendinize ve çevrenize verdiği fayda olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunsuz ve mutlu günler dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://crimson-shirou.deviantart.com/art/Human-Traffic-46208297?q=boost%3Apopular%20human%20traffic&amp;amp;qo=23"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://misairu.deviantart.com/art/Human-Traffic-102993822?q=boost%3Apopular%20human%20traffic&amp;amp;qo=4"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7262715057964883736?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7262715057964883736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7262715057964883736&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7262715057964883736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7262715057964883736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/10/cozumsuz-cozum-karmasas.html' title='Çözümsüz Çözüm Karmaşası'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-bTG38rrgnTs/TooknbEn85I/AAAAAAAACH0/dWtu4WMhe6Q/s72-c/Human_Traffic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7677940533259891142</id><published>2011-09-30T00:46:00.002+03:00</published><updated>2011-09-30T09:11:16.797+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Yanımda Kalabilir Misin?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RKkIVZkyl2Y/ToTl1M6EA8I/AAAAAAAACHw/tkf-R4mujLI/s1600/sleeping.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" kca="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-RKkIVZkyl2Y/ToTl1M6EA8I/AAAAAAAACHw/tkf-R4mujLI/s320/sleeping.jpg" width="232px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Eve geldiğinde çok yorgundu. İşten geldikten sonra alışverişini yapmış, kapıda kendisini karşılayan eşine gülümsemişti. Eşinin kucağında duran çocuğunu kokladı sonra. Dakikalar, evli çiftin birbirine hizmet etme konusundaki yarışıyla geçerdi. Birisi yemekleri ısıtırken, diğeri tabakları dizerdi mesela…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmalarına devam etmek için odasına çekildiğinde, çok iyi konsantre olması gerekiyordu. Vakit azdı. Çalışma zamanı, uykudan çalabildiği dakikalarla sınırlıydı. Bilgisayarını açtı, öncesinde maillerini kontrol etti. Hazırlıkları bitmişti ki, eşi içerden kendisine seslendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;- Efendim hayatım?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;-&lt;strong&gt; Çok kötü bir rüya gördüm, yanıma kalabilir misin? Korkuyorum.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Bazen düşünmek için zaman yoktur. İmkânsız dakikalar imkâna çevrilebildiği vakit, telafisi bir şekilde olacaktır. Ama kırılan kalbin, sahip olunan güven duygusunun yerini doldurmak ise kolay değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derin bir nefes aldı. Anlık bir parıltıydı sanki aklından geçenler:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Yarın uykumdan feragat ederek, kendime iki kat daha fazla zaman ayırabilirim. Öyleyse…”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;- Tabi ki hayatım.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarı kapatmak için içeriye gitmedi. Önce&amp;nbsp;beşikte yatan küçük çocuğun alnından öptü, sonra eşinin elinden tutup yanına uzandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;- Korkma bitanem. İhtiyaç duyduğun her an, ben hep senin yanında olacağım…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://browse.deviantart.com/?q=sleeping together&amp;amp;order=9&amp;amp;offset=72#/d1qkngv"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7677940533259891142?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7677940533259891142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7677940533259891142&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7677940533259891142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7677940533259891142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/yanmda-kalabilir-misin.html' title='Yanımda Kalabilir Misin?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-RKkIVZkyl2Y/ToTl1M6EA8I/AAAAAAAACHw/tkf-R4mujLI/s72-c/sleeping.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6274395830571876458</id><published>2011-09-29T22:02:00.000+03:00</published><updated>2011-09-29T22:02:28.758+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Yaratıcı Zekânın Gücü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-BYXyXkhFWaY/ToTAkLomsrI/AAAAAAAACHs/RYhKbw2QkVU/s1600/Yarat%25C4%25B1c%25C4%25B1_Zekan%25C4%25B1n_Gucu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-BYXyXkhFWaY/ToTAkLomsrI/AAAAAAAACHs/RYhKbw2QkVU/s320/Yarat%25C4%25B1c%25C4%25B1_Zekan%25C4%25B1n_Gucu.jpg" width="225px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Tony Buzan&lt;br /&gt;Sayfa Sayısı: 160&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 19,5 x 13,5&lt;br /&gt;Yayınevi: EPSİLON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihin haritaları ile adını duyuran Tony Buzan’ın bu kitabı, diğer yapıtlarına göre oldukça sade. “Yaratıcı Zekânın Gücü”, üretken bir fikre nasıl ulaşabileceğimiz konusunda yardım amaçlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tony Buzan, tam bir Leonardo da Vinci hayranı. Sağ-Sol beyni tam kullanan biri olarak fırsat buldukça Leonardo ve Einstein gibi dehalardan örnekler vermiş. Yaratıcı düşünce konusunda neler yapılması gerektiği, çalışma yöntemleriyle açıklanmış. Zekâ ile Yaratıcılık arasında bir bağ olsa da, ikisinin çok ayrı kategorilerde yer aldığı vurgulanarak, her insanın bir yaratıcı kapasitesinin bulunduğuna dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tony Buzan, her insanın resim yapabileceği, müziğe duyarlı olabileceği ve çok iyi yazılar yazabileceği düşüncesinde. Bu konuda tarihe geçen kişilerin biyografisinden yararlanılması gerektiğini tavsiye ediyor. İçindeki fikirlerden kendinize pay çıkarabileceğiniz bir kitap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6274395830571876458?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6274395830571876458/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6274395830571876458&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6274395830571876458'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6274395830571876458'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/yaratc-zekann-gucu.html' title='Yaratıcı Zekânın Gücü'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-BYXyXkhFWaY/ToTAkLomsrI/AAAAAAAACHs/RYhKbw2QkVU/s72-c/Yarat%25C4%25B1c%25C4%25B1_Zekan%25C4%25B1n_Gucu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8709091131481934620</id><published>2011-09-24T00:26:00.000+03:00</published><updated>2011-09-24T00:26:52.495+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hafızanızı Hafife Almayın</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2dk2pWYQ92E/Tnz5B-YTVfI/AAAAAAAACHo/pZfdHshi3Y8/s1600/Haf%25C4%25B1za.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hca="true" height="240px" src="http://1.bp.blogspot.com/-2dk2pWYQ92E/Tnz5B-YTVfI/AAAAAAAACHo/pZfdHshi3Y8/s320/Haf%25C4%25B1za.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kimi okuduğunu kelime kelime hatırlarken, kimi defalarca okur ama zor hatırlar. Bu belki bir yetenek, belki de aklı kullanma şekli. Her ne olursa olsun, kişiden kişiye özellikler farklılık gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul zamanı bir öğretmenin öğrenciye not aldırdığı dönemi düşünün. Öğrencisiniz ve öğretmenin söylediklerini harfi harfine yazıyorsunuz. Birden öğretmen size holizm tarzında bir kelime söylüyor. Holizm kelimesini belki biliyor, belki de ilk defa duyuyorsunuz. Kaç kişi, ilk defa duyduğu bir kelimeyi hiç afallamadan direk kâğıda döker?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Restoran kelimesinin anlamını biliyoruz. Bu kelimeyi birçok yerde farklı olarak görürsünüz. Restoran, restoran, restaurant, restauran vs… Oysa konuşurken “restoran” veya sonuna “t” getirerek söyleriz. Gerçek anlamı restoran’dır. Kullandığımız kelimeler yabancı kaynaklı olunca, bu tarz yazım farklılıkları olabiliyor. Bu da görsel ve işitsel zekâ arasındaki analizin ispatıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok hafıza tekniklerinde, sürekli bir şeyler ezberlemenizi isterler. Oysa sürekli bir şeyler ezberlemeye çalışmanız, hafızanızı gereksiz doldurur. Yeri geldiğinde, gereksiz ya da kısa süreli lazım gelen şeyleri hafızanıza değil, not kâğıtlarına kazıyın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafızanız zayıf değil. Sadece bazılarınınki biraz daha kuvvetli. İmrenmek yerine kendinizi keşfedin ve en mantıklı yolları arayın. Ders çalışırken aklınızın almadığını söyleyip bir anda kitapları kapatmak en kolayı. Önemli olan, akıl onu algılayıncaya kadar denemek. Hatta size önerim, birçok hafıza tekniklerini öğrenip, her birini kendi açınızdan tecrübe etmeniz. Göreceksiniz ki arzu ettikçe hafızanız size karşı zaman içinde cömert davranacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafızayı yoran en büyük problemlerden biri de, takıntılar. Aynı şeyler üzerine yoğunlaşıp bir sonraki aşamaya geçemezseniz, hafızanız size küser. Eğer çok takıldıysanız, onu sonra düşünmek üzere not alın ve işinize devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aceleniz olduğu anlarda, daha hızlı okur ve daha hızlı algılarsınız. Niye? Çünkü kapasitenizi genişletmiş olursunuz. Bunun üzerinde düşünün. O anı yakalamaya ve nasıl algıladığınızı anlamaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafızanız, bugün Türkçe’de yer alan isimlerin hemen hemen hepsini bilir. Çünkü sınırları çok geniştir. Bazı isimleri hatırlayamıyor olmanız, sadece zamanda bağlantı kuramıyor olmanızdan kaynaklanıyor. Eğer aklınız ve hafızanızın parlak kalmasını istiyorsanız, öncelikle kötümser düşüncelerinizi yenin. Sıkıntıların üstünü kapatmak değil, onları mutlu çözümlere dönüştürmek önemlidir. Bunu başardıktan sonra, her gün yeni bir şey öğrenin. Her gün okumak için 5 dakikanız bile olsa, onu değerlendirin. Arada bir sözlük karıştırın. Kelime oyunları oynayın. Sudoku çözün ve hayaller kurmaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü hafızanız, düşündüğünüz noktadan çok ötede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535"&gt;Hayalbemol&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8709091131481934620?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8709091131481934620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8709091131481934620&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8709091131481934620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8709091131481934620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/hafzanz-hafife-almayn.html' title='Hafızanızı Hafife Almayın'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-2dk2pWYQ92E/Tnz5B-YTVfI/AAAAAAAACHo/pZfdHshi3Y8/s72-c/Haf%25C4%25B1za.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4588404505433420204</id><published>2011-09-22T00:29:00.002+03:00</published><updated>2011-09-22T00:30:42.715+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Hasta Gözüyle Hastalık</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QGSe-2WuF9A/TnpXDe18HLI/AAAAAAAACHk/h1H-fleSS5M/s1600/DSC_0113.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hca="true" height="320px" src="http://1.bp.blogspot.com/-QGSe-2WuF9A/TnpXDe18HLI/AAAAAAAACHk/h1H-fleSS5M/s320/DSC_0113.jpg" width="236px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yazar: Norman Cousins &lt;br /&gt;Sayfa Sayısı:164&lt;br /&gt;Kitap Boyutu: 12,5 x 17&lt;br /&gt;Yayınevi: DHARMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Norman Cousins, 1964 yılında kollajen hastalığı (bağ dokusu hastalığı) teşhisiyle hastaneye yatan bir Amerikalı. Yurtdışına yaptığı bir geziden dönerken, hafif ateşi çıkıyor ve vücudunda kırıklıklar hissettiren rahatsızlık, hızla yayılıyor. Kurtulma şansının beş binde bir ihtimal olduğu açıkça belirtilirken, durumu açıklayan uzman, hastalıktan kurtulanı görmediğini de sözlerine ekliyor. Cousins şöyle düşünüyor: “Her şeye razı gelip beklemeli miyim? Yoksa beşbinde bir ihtimali yakalamak için mi çalışmalı mıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta, umut adına çalışmalar var. Cousins; kötümser ve felaket tellallığı yapan doktorları eleştirirken, sahte umutlarla da hastaları yoldan çıkarmaktan korktuğunu açıkça belirtiyor. Günümüzde hastaları gereksiz testlerle soyan, tedaviden çok hastaya sermaye gözüyle bakan doktorlara dikkat çekerken, hastaya sevgiyle yaklaşan ve hastasını can kulağıyla dinleyen doktorlara ise övgüler yağdırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cousins’in okuyucusuna vermek istediği duygunun başında umut geliyor. Hasta nasıl olursa olsun, dolu dolu ve huzurlu bir yaşam adına, her türlü olumsuzluğu gündeliğinden çıkarması için, ona yaşadıklarıyla destek olma niyetinde. Yazar’ın şu sözü, her şeyi özetliyor. “Geleceğin en karanlık göründüğü anlarda bile, insan zihninin ve vücudunun yenilenme kapasitesini asla küçümsememeyi öğrendim.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4588404505433420204?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4588404505433420204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4588404505433420204&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4588404505433420204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4588404505433420204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/hasta-gozuyle-hastalk.html' title='Hasta Gözüyle Hastalık'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-QGSe-2WuF9A/TnpXDe18HLI/AAAAAAAACHk/h1H-fleSS5M/s72-c/DSC_0113.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-9039799036154075108</id><published>2011-09-18T13:12:00.000+03:00</published><updated>2011-09-18T13:12:02.973+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Teknoloji Geçmişimizle Savaşıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-EQopY6FLVHE/TnXC3LxAUrI/AAAAAAAACHg/lvmVPiGshpw/s1600/DSC_0111.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212px" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-EQopY6FLVHE/TnXC3LxAUrI/AAAAAAAACHg/lvmVPiGshpw/s320/DSC_0111.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Evime yakın bir süpermarketin et reyonundan, reyon görevlisinin az yağlı ifadesine uyarak birkaç parça kontrafile almıştım. Bonfile, antrikot gibi kelimelere alışkınız ama kontrafile bana biraz yabancı gelmişti. Hayvansal ürünlerdeki bilgi yetersizliğim nedeniyle, gençliği köyde geçirmiş babama başvurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Baba, kontrafile hayvanın neresindedir? Antrikot ayarında bir et mi? İyi mi?&lt;br /&gt;- &lt;em&gt;Google’dan sorgulasana yavrum! Google’a kontrafile yaz ve ara. Orda çıkar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;- ??? Sağol baba…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojinin geldiği noktayı, bu pasajdan çok iyi anlayabilirsiniz. Artık aranan pek çok şeye, sanal anlamda ulaşmak kolay. Hemen her tarif, ulaşılmak isten yol, adres, yorum ve içerik, internet üzerinden bulunabilmektedir. Sanal çöplükler varlığını hissettirmeye çalışsa da, &lt;a href="http://www.google.com/"&gt;google&lt;/a&gt; gibi arama devleri onları belli zaman aralıkları içinde ekarte ederek, araştırmacısını doğru bilgiye ulaştırıyor. Böylece merak ettiklerimizi öğreniyor ve merakımızı gideriyoruz. İnternetin bilgi havuzu, yayıncısının izin verdiği ölçüde kullanıcıların ulaşabileceği, akıl almaz büyüklükte bir kitaplık gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-O3m-9cu2XRo/TnXCyrx1qAI/AAAAAAAACHc/eMddluKCDtc/s1600/DSC_0110.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132px" rba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-O3m-9cu2XRo/TnXCyrx1qAI/AAAAAAAACHc/eMddluKCDtc/s200/DSC_0110.jpg" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“Geçmişte böyle değildi, çok daha güzeldi” türündeki lafları, çocukluk yıllarında büyüklerimizden defalarca işittik. Yıllar geçtikçe de bu klasik cümleleri ilginç şekilde biz devralıyoruz. Geçmişin ayrıntılarını ballandıra ballandıra anlatmak, orta yaşı geçmiş birçok yetişkinin ağzında, tadı geçmeyen şekerli bir sakız gibidir. Yani bu bir döngü. İlerleme olmak zorundadır. Gelişim, yeniliklere açık olarak ilerlemeye devam edecek. Geçmişe sarılırken geleceği inkâr ederseniz, gelecek de sizi görmezden gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmiş yıllarda bir adres ararken, önceden yola çıkıp, ona-buna soru sorarak yönümüzü bulmaya çalışırdık. Hemen her kurye görevlisinde, yer bulmak için A’dan Z’ye şehir haritalarını mevcuttu. Eğer sayfalardaki sokak veya cadde adları değişirse, adresi bulmak daha bir zorlaşırdı. Fakat şimdi bir yeri aramadan önce, internete başvuruyoruz. Telefonları, adresi, yönü ve hatta başlangıç-bitiş noktalarını bile neredeyse kusursuz görebiliyoruz. Bu kötü değil, iyi bir şey. Fakat…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık sanal kalabalıkta gerçek yalnızlar olmaya başladık. Postacıları özlem dolu sevdiklerimizden haber getiren konumundan uzaklaştırıp, sadece faturaları getiren işçilere dönüştürdük. Sanal aşklar yaşıyor, gerçek platonik ve ölümsüz sandığımız hisleri duyamıyoruz. Sanal görüntüleri tabiat gezilerine tercih ediyoruz. İhtiyacımızı karşılayabilecek ürünlere değil, sahip olabileceğimiz popüler ürünlere yöneliyoruz. Hatta alışverişlerimizi ayağımıza kadar getirtiyor, beğenmediğimizde anında iade edebiliyoruz. Azla yetinmeyen, çoğundan şikâyet eden huysuz canlılara dönüştük. Araştırma duygumuz sanal kaynaklarla sınırlı kaldı. Üretmekten çok, hazıra alıştık… Sorun gösteren örnekler çoğaltılabilir, tıpkı iyi örneklerde olduğu gibi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta her varlığın olumlu ve olumsuz bir tarafı vardır. Fakat bu tarafı kim belirliyor? Tabiî ki biz insanlar. Varlıklara şekil veren yine insanlardır. Yaşamı acımasız ya da mükemmel kılan, yine bizleriz. Her karanlık içinde bir aydınlık, her aydınlığın içinde de bir karanlık mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse, bizim yapmamız gereken şey, karanlığın farkına varıp ışıktan faydalanmak. Gelecek ve teknoloji, bu şekilde bizim için kesinlikle çok parlak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-9039799036154075108?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/9039799036154075108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=9039799036154075108&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9039799036154075108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9039799036154075108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/teknoloji-gecmisimizle-savasyor.html' title='Teknoloji Geçmişimizle Savaşıyor'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-EQopY6FLVHE/TnXC3LxAUrI/AAAAAAAACHg/lvmVPiGshpw/s72-c/DSC_0111.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1791710723271997660</id><published>2011-09-14T02:06:00.002+03:00</published><updated>2011-09-14T02:12:07.045+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Cebimden Harcadıkça Çoğalıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ai43vU9ox2o/Tm_fh_Z_tkI/AAAAAAAACHM/G5fftMvjV-o/s1600/Hope_Payed_Off.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" rba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ai43vU9ox2o/Tm_fh_Z_tkI/AAAAAAAACHM/G5fftMvjV-o/s320/Hope_Payed_Off.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“Cüzdanımdaki paranın tam olarak ne kadar olduğunu bilmem. Kaç param kalmışla değil, cebimde halen bir şeyler var mı, onunla ilgilenirim. Gerektiğinde onu dağıtırım. Bazen öyle bir dağıtırım ki, kendime bir şey kalmaz. İstediğim şeyi alırım - ama bugün, ama bilmem kaç ay sonra – mutlaka alırım. Cüzdanımdaki paralar hariç, demir bozukluklar bulundururum çantamın ön gözünde. Onlar hayat kurtarıcılardır.”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-aIzC7QUvOeQ/Tm_flqoWnzI/AAAAAAAACHQ/MmDoRgYqF_Q/s1600/cocuklar.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-aIzC7QUvOeQ/Tm_flqoWnzI/AAAAAAAACHQ/MmDoRgYqF_Q/s200/cocuklar.JPG" width="153px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sizce bu müsriflik mi? İsrafı seven, paranın değerini bilmeyen birinin cümleleri mi bunlar?&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Aslında yukarıda anlattıklarım, sadece dışsal görüntünün kelimelere dökülmüş hali. İç yüzünde farklı değerler barındırıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Cepteki para elbette ki değerlidir. Fakat hesap-kitap işi, planda bitmelidir. Hesap-kitap işini dışarıya değil, eve bırakın. Mesela ben, alışveriş için para harcamadan önce, mümkün oldukça fazla market dolaşıp, hangisinde ne ucuzluk var kontrol ederim. Dönüş yolunda ise, en ucuzları en uygun olan yerlerden toplayarak, evin yolunu tutarım. Bunun sonunda ise en az %30 kârlı çıkarım. İsterseniz sizde deneyin.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Almak istediğiniz şey, hayal listesini zirvede zorlayan değil, günlük rutin ihtiyaçlar veya arzularsa, bir şekilde onlara ulaşabilirsiniz. Bu sizin her kafanıza eseni alacağınız anlamına gelmiyor. İstediğiniz şey, kafanızda ihtiyaç anlamında bitmiş ve gerekli olan şey olmalı. Örneğin; aradığınız bir kitapsa, piyasada türlerini araştırıp kendiniz için gerekli olanların listesini çıkarın. Listeyi daraltın ve en gerekli olanı/olanları seçin. Son olarak ise, piyasa araştırması yapın. İnternet ve diğer kanalları kullanarak, en uygun olanı bulup, satın alın. Bunun yanında, diğer bir yöntemim daha var. Günlük ihtiyaçlardan birini belirleyin. Mesela ekmek. Diyelim poşetlenmiş dilimlilerden 4 liralık satın aldığınız bir ekmek çeşidi var. Haftada iki kez alıyorsanız, bunu kısa süreliğine piyasadaki alternatifi olan 2 liralık ekmekle değişin. Ekmek klasik bir örnek. Aslında her malın bir alternatifi vardır. Alternatif uygulamasına giderseniz, yaşam standartlarınız devam eder. Sadece standart alınanların hayatınızdaki rolü değişir. Almak istediğiniz şeyler için cebiniz rahatlar. Aldıklarınız ve alacaklarınızın alternatifini bir gün oturup kıyaslamaya kalksanız, eminim çok fazla ayrıntı yakalarsınız.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5SZexqF_O40/Tm_fsr9dcsI/AAAAAAAACHY/-uBOLjLQqwE/s1600/pig.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="166px" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-5SZexqF_O40/Tm_fsr9dcsI/AAAAAAAACHY/-uBOLjLQqwE/s200/pig.JPG" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Cepteki paranın bir kısmını dağıtın. Mümkün oldukça en doğru bulduğunuz yardım kurumlarına. Kimi zaman elden, kimi zaman ise gönülden dağıtın. Bu dağıtma büyük meblağ olmak zorunda değil elbet. 3-5 kuruş olsun, dağıtmak olsun. Kimi zaman öyle bir dağıtın ki, cebiniz boşaldıkça, kalbiniz dolsun. Sadece para değil. Mesela; aldığınız ve beğendiğiniz okunmuş kitaplarınızı, okumaları için çevrenize dağıtın. Böylece onları da paylaşmaya teşvik edin.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Yukarıda anlattıklarım, hayattan bir parça. Ne kadar miktar arttırdığınızla değil, doğruyu ne kadarıyla bulduğunuzla ilgili. Hayata ne kadar çok verirseniz, hayat da size o kadarını misliyle geri öder. Anlattıklarım müsriflikle ilgili değil. Müsriflik, olması gerektiğinden fazlasını elde edip, bunların değerini bilmemek, paylaşmamak ve fazlasını çöpe göndermekle ilgilidir. Her şeye gücünüz yetmez. Öyleyse gücünüzün yettiği şeylerle ilgilenin. Ulaşmak istedikleriniz, hedefleriniz olsun. Fakat bu hedefler sizi huzursuzluğa değil, huzura sürüklesin. Bir gün gelir de hayat yolunda tökezler ve düşerseniz, hayata verdikleriniz size el uzatabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Picture: &lt;a href="http://knockknockscratch.deviantart.com/art/Hope-Payed-Off-62825462?q=boost%3Apopular%20generous&amp;amp;qo=253"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/23985194@N06/5315447942/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/wowe101/3622669872/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1791710723271997660?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1791710723271997660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1791710723271997660&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1791710723271997660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1791710723271997660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/cebimden-harcadkca-cogalyor.html' title='Cebimden Harcadıkça Çoğalıyor'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ai43vU9ox2o/Tm_fh_Z_tkI/AAAAAAAACHM/G5fftMvjV-o/s72-c/Hope_Payed_Off.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-801136197324064823</id><published>2011-09-11T23:58:00.004+03:00</published><updated>2011-09-12T06:45:33.454+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hamakta Sallanma Keyfi Bilinçaltında Saklanıyor</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-f9AsP77FOSI/Tm0gRaRafhI/AAAAAAAACHE/iZJd0CboOIc/s1600/hamak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-f9AsP77FOSI/Tm0gRaRafhI/AAAAAAAACHE/iZJd0CboOIc/s320/hamak.jpg" width="213px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hamakta ya da salıncak tipi bahçe banklarında oturmak ve sarkaç hareketleriyle kendini boşluğa bırakmak, insanı rahatlatıyor. Peki bu salınımın yerçekim kuvvetiyle bir ilgisi var mı? Yoksa bebeklikten gelen bir salınım alışkanlığından mı keyif alıyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebekleri sallama dürtüsü, nesilden nesile devam eden ve devreden bir durum. Bebek ağladığında susturmak için sallama dürtüsü ortaya çıkar ve bebek/çocuk susuncaya ya da uyuyuncaya kadar bu durum devam eder. Tıbbi olarak açıklamasını yapamayacak olsam bile sallanarak uyumanın bebek için anlamını, hafifçe sersemleyerek uykuya geçme olarak tanımlayabilirim. Bebek sallandıkça kendinden geçer ve uykuya dalar. Hatta bazı bebekler/çocuklar, sallama durduktan hemen sonra uyanır. Elinde yastıkla annesinin ayaklarına uzanmak üzere bekleyen çocukları etrafınızda görmüşsünüzdür. Artık onlar için salınım olmadan uyku, biraz sıkıntılı bir dönem oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4PadIoN32P0/Tm0gUsM7LCI/AAAAAAAACHI/AI4eyWnV5A0/s1600/hammock.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="176px" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-4PadIoN32P0/Tm0gUsM7LCI/AAAAAAAACHI/AI4eyWnV5A0/s320/hammock.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sallanmak, içgüdüsel anlamda sizi rahatlatıyor olabilir. Birçok duygu zaten bilinçaltına yerleşen kavramlarla ilgilidir. Yetişme tarzının gelişim ve yaşamda ne derece etkili olduğunu çoğumuz biliyoruz. Belki de çocuklarını sallayan ebeveyn ayakları, beşikler, bebek hamakları ve hatta sonradan çıkan elektrikli salıncalar-ana kucakları, kişiyi gelecekte sallanmaktan keyif alan bireyler haline dönüştürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca hepimiz dünyanın yerçekimi kanunlarından payını alan varlıklarız. Sarkaçların salınım hareketleri, yeryüzünde oluşan bu çekim kuvvetinin etkisiyle ortaya çıkıyor. Hamak üzerinde uzanarak salınım, bu çekiminden dolayı denge durumuna geçmek isteyen düzenekle de ilgili olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözlerimin bilimsel olarak bir açıklaması yok. Sadece sallanma üzerine bir deneme. Keyif üzerine tatlı bir düşüncede hamak keyfine dikkat çekmek istedim. Sallanarak şekerleme yapmak sizi hangi duyguya sürüklüyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://echoesofcosmicenergy.deviantart.com/art/hammock-60022474?q=boost%3Apopular%20hammock&amp;amp;qo=83"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/ongering/4929386366/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-801136197324064823?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/801136197324064823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=801136197324064823&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/801136197324064823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/801136197324064823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/09/hamakta-sallanma-keyfi-bilincaltnda.html' title='Hamakta Sallanma Keyfi Bilinçaltında Saklanıyor'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-f9AsP77FOSI/Tm0gRaRafhI/AAAAAAAACHE/iZJd0CboOIc/s72-c/hamak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-964385670933961595</id><published>2011-07-31T20:01:00.000+03:00</published><updated>2011-07-31T20:01:59.428+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Sokakta Dağıtılan Broşürleri Neden Almıyoruz?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-26axCbbw494/TjWKMgBj4QI/AAAAAAAACGw/ut_N479vv6Y/s1600/brosur.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="241px" src="http://2.bp.blogspot.com/-26axCbbw494/TjWKMgBj4QI/AAAAAAAACGw/ut_N479vv6Y/s320/brosur.jpg" t$="true" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Genel olarak sorduğum bu tip sorularda benzer yanıtlar alıyorum. “Bilmem, almıyorum işte!” gibi ön yanıtlar, kişilere neden bu davranışı yaptığını bilmediğini anımsatıyor. Sonraki yanıtlar ise hemen hemen şöyle: “Aynı şeyleri dağıtıyorlar”, “işime yaramıyor”, “satış yapmak için taktik deniyorlar” vs.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Aslında ilk zamanlar, broşür üzerinde yazılanlar benim dikkatimi çekiyordu. Sokaklarda dağıtılan bu kâğıtları alır, “ne bu?” diye bakardım. Fakat bir süre sonra, broşür dağıtanların yanından ben de duyarsızca geçmeye başladım. Onları gerçekten görüyor ama görmemezlikten geliyordum. Neden böyle oldu, ne değişti?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Aslında içinde bulunduğumuz toplum bizi yönlendiriyor. Kimse almayınca biz de almıyoruz. Herkesin yaptığı şeyleri yapıyoruz. Topluma ayak uyduruyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kalabalık şehirlerde bu duyarsızlık, küçük yerleşim merkezlerine oranla daha fazla. Çünkü alelacele koşuşturmacalar sırasında toplum olarak insan, duygusal hislerden uzaklaşarak çevreye yabancılaşıyor. Duygusal hislerin yerini, alışılagelmiş mekanik hareketler alıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bazı ürünlerin satışında broşürlerin araç olarak kullanılması ve “afedersiniz” le başlayan dilenme yöntemleri, sokakta bir şeyler dağıtanlara karşı yabancılaşma nedenlerinden biri. Öyle ki, yakın zamanda gördüğüm bir örnekte içecek firmalarından biri, reklâm için ürününü bedava dağıtmaya kalkmış, ama insanların ilk tepkisi geri çekilme yönünde olmuştu.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Broşürler, internetin yoğun kullanılmadığı zamanlarda başarılı bir reklâm yöntemiydi. Çekiciliği vardı. Gittikçe kinestetik duyulardan uzaklaşıp sanala yönlenme, bu derinliği bitime noktasına geldi. Gerçi boşu boşuna çöpe giden binlerce kâğıdın durumu da engellenmiş oldu.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sokakta dağıtılan broşürlerin alınmama nedeni, aslında çok derin ve içi kazıldıkça farklı sonuçlar getirebilecek bir konu. Dağıtılan reklâm kâğıtlarına karşı, sizin tepkiniz nedir?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/srhbth/5701948736/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-964385670933961595?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/964385670933961595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=964385670933961595&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/964385670933961595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/964385670933961595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/07/sokakta-dagtlan-brosurleri-neden.html' title='Sokakta Dağıtılan Broşürleri Neden Almıyoruz?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-26axCbbw494/TjWKMgBj4QI/AAAAAAAACGw/ut_N479vv6Y/s72-c/brosur.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4165733363603147420</id><published>2011-07-27T01:28:00.004+03:00</published><updated>2011-07-27T09:00:37.878+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Aynen Öyle</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KQUvACzz5qs/Ti8_B15iVLI/AAAAAAAACGs/KD9BNEY88ZQ/s1600/Aynen_Oyle.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212px" src="http://4.bp.blogspot.com/-KQUvACzz5qs/Ti8_B15iVLI/AAAAAAAACGs/KD9BNEY88ZQ/s320/Aynen_Oyle.jpg" t$="true" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dilimize dolanan kelimeler vardır. Belli dönemlerde gelir-geçer. Genelde televizyon dizilerinden, sevdiğimiz dostlardan, çevreden gelen bu kelime veya söz kalıpları, dile öyle bir yapışır ki, çıkarmak pek de kolay olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dile dolanan kelime kalıpları veya kurtarıcı kelimelerin yüksek oranda tercih edilmesi, konuşma dilini biraz rahatlatmasından kaynaklanıyor. Kurtarıcı kelimeler, genelde dilde konuşma yapısına yerleşir. Mesela “şey” kelimesi, bunların başında gelir. Hatırlayamadığımız her kelimeyi “şey”le kapatırız. Dile dolanan kelime kalıpları ise, dönemseldir. “Aynen öyle”, şu an gördüğüm kadarıyla dile dolanmak bir yana, tam anlamıyla sakız misali yapışmış. Ajda Pekkan’ın son dönem popüler şarkılarından birinin adı olan “aynen öyle”, belki de yaygınlaşmayı tetikleyen nedenlerden biri... Geçenlerde televizyonda, güya geçmiş dönemi canlandıran bir diziye denk geldim. Dönemin insanları, birbirine “aynen öyle” diye cevap veriyordu. Acaba o dönemde “aynen öyle” diye bir söz kalıbı var mıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevremde herhangi bir durumu veya olayı anlatırken, dinleyicilerimin beni onaylama biçimi “aynen öyle” cevap kapılarıyla oluyor. Aşağıdaki diyalog örneğinde olduğu gibi:&lt;br /&gt;—Bence bu söyleşide açıklananlar, durumu anlatmaya yetmiyor.&lt;br /&gt;—Aynen öyle!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir arkadaşa sordum:&lt;br /&gt;—“Aynen öyle”de nedir? Herkes bu kalıbı kullanıyor. Televizyonda bir diziden mi kaptın?&lt;br /&gt;—Yooo, zaten vardı.&lt;br /&gt;—Yani birkaç sene önce de bu yaygınlıkta kullanıyordun, öyle mi?&lt;br /&gt;—Yaaani! (ya kısmı biraz uzatılır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında birkaç sene önce, böyle bir yaygınlık yoktu ama arkadaş bunun farkında bile değildi. O derece kabullenmiş. Arkadaşla geçen konuşmamızdaki “Yaaani”, başka bir kelime kalıbını da işaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplardan ve doğru anlatımlı yazılardan gittikçe uzaklaşıyoruz. Televizyon, eğlence programları, filmler, facebook, twitter, mail vs… Hayatımızda yoğun bir sanal akış var ve düşüncelerimiz, üretkenlikten gittikçe uzaklaşıyor. Standartlaşıyoruz. Çevreden verildiği şekliyle alıyor, kolayca yorumluyoruz. Aslında anlamını bile bilmediğimiz yüzlerce kelimeyi, daha akılda pekiştirmeye bile fırsat bulamadan unutuyor, globalleşen karmaşık bir dil yapısıyla şaşırtıcı derecede değişiyoruz. Fakat bu değişim, gelişimsel olarak pek olumlu görünmüyor. Doğru mu? Aynen öyle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535"&gt;Hayalbemol&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4165733363603147420?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4165733363603147420/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4165733363603147420&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4165733363603147420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4165733363603147420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/07/aynen-oyle.html' title='Aynen Öyle'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-KQUvACzz5qs/Ti8_B15iVLI/AAAAAAAACGs/KD9BNEY88ZQ/s72-c/Aynen_Oyle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8437600798845629445</id><published>2011-05-24T00:13:00.000+03:00</published><updated>2011-05-24T00:13:36.610+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Öyle Bir Sevmek Ki</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LXwJQWO-aT8/TdrNu904K-I/AAAAAAAACGo/KU0eZmuzw6s/s1600/nothing_is_real.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="224px" j8="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-LXwJQWO-aT8/TdrNu904K-I/AAAAAAAACGo/KU0eZmuzw6s/s320/nothing_is_real.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Öyle bir sevmek ki! Ruhunun her bir duygu çıkışında huzur bulan, mutluluğu daimi kılan, tuzu-biberine aldırmadan, tartışmaları dallandırıp budaklandırmadan tadılan bir sevgi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada birçok kişi, “öyle bir aşk yok, öyle bir sevgi yok” der. Oysa sevgi her yerdedir. Bulursan bir gün, ona değer ver. Çünkü; ruhu sıkacak, absurt kıskançlıklar ve kaç-kovala oyunlarıyla basitleştirilmeyecek kadar önemlidir bu gerçek sevgi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü şahısların tavsiyeleriyle sevgiyi yoğunlaştıramazsın. Üçüncü şahıslar, ancak hataları görmende yardımcıdır. Yoksa aşkın, sevginin sabitleştirilmiş kuralı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın dönüştüğü sevgi, ruhu sıkmamalı. Belli noktalarda tökezlese bile, yolun sonunu görebilmeli. Bu son, hayatın birlikte geçen virgüllerinin ardından gelen noktasıyla ölçülmeli. Kuralsız, özgür ama karşılıklı bir denge çerçevesinde, sona kadar limitsiz bir şekilde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para mutlak gerek. Para saadet demek değil belki. Fakat olmalı bir yerde. Hayalleri açan kilit, kimi zaman paranın elindedir, kimi zaman ruhun derinliklerinde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte yaşayan, her ayrılıkta birliği arayan, özlemeyi bilen, özletmeyi sevmeyen, kokusunu ve dokunuşunu daima sıcak tutan masalsı aşıklarının özüdür bu sevgi. Yaşıyorsan, tadını çıkar. Kirletme gereksiz pislikleriyle hayatın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://marii85.deviantart.com/art/nothing-is-real-108948312?q=boost%3Apopular%20real%20love&amp;amp;qo=49"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8437600798845629445?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8437600798845629445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8437600798845629445&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8437600798845629445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8437600798845629445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/05/oyle-bir-sevmek-ki.html' title='Öyle Bir Sevmek Ki'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-LXwJQWO-aT8/TdrNu904K-I/AAAAAAAACGo/KU0eZmuzw6s/s72-c/nothing_is_real.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5843232099717081889</id><published>2011-05-23T01:00:00.002+03:00</published><updated>2011-05-23T01:03:07.343+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür Sanat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Face-ism</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Kadın ve Erkeğin Medyatik-Kültürel Görsel Tercihi &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lpPUQv4JhHo/TdmGUXGi8oI/AAAAAAAACGg/RtA8w4M3fP8/s1600/Shakira_wallpaper.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-lpPUQv4JhHo/TdmGUXGi8oI/AAAAAAAACGg/RtA8w4M3fP8/s320/Shakira_wallpaper.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Televizyondaki talk show’larda (&lt;em&gt;ben bunu &lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;medyatik misafirlik&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; olarak tanımlıyorum&lt;/em&gt;), reklâmlarda, yakın plan çekimlerinde, neler dikkatinizi çekiyor? Görsel anlamda bizlere izletilen ve rating (izlenme oranı) artışını tetikleyen görüntüler nelerdir? Kadın ve erkek dergilerindeki fotoğraflar, hangi kompozisyonla yerleştiriliyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Medyatik misafir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; programlarında, mini etekli bayanların bacak bacak üstüne atarken kameraların yakın plana geçtiğini ve bel-göğüs bölgesine yoğunlaştıklarını fark etmişsinizdir. Kısacası kadın “&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;strong&gt;seks objesidir&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;” düşüncesi belirgindir. Erkeklerde ise, “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;entelektüel&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;” bir yapı düşüncesiyle hareket edilir. Vücut hatları ortaya çıkmaz. Genelde takım elbise veya vücut hatlarını kapatan elbiseler seçilir, yüz hatlarına yoğunlaşılır ve görüntüler hafızada o şekilde yer eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmacı Dane Archer, arkadaşlarıyla birlikte Amerika’daki gazete ve dergilerin resimlerini incelemiş, Hong-Kong’dan Kenya’ya kadar 11 ülke dolaşarak araştırmalarını derinleştirmiş. Sonuç olarak; &lt;strong&gt;erkeklerin yüzlerinin, kadınların ise daha çok vücutlarının resmedildiği&lt;/strong&gt;ni ortaya çıkarmış. Başta facebook’u çağrıştıran &lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Face-ism&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; kelimesi, Dane Archer ve arkadaşlarının araştırmaları sonucunda ortaya koydukları bir tanımlamanın adıdır. Yani Face-ism, kadının vücudunun, erkeğin ise yüzünün medyadaki kullanımıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-LUVtfrJwiaU/TdmGzs0jvpI/AAAAAAAACGk/kX58CvC0SXo/s1600/agustocomte.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" j8="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-LUVtfrJwiaU/TdmGzs0jvpI/AAAAAAAACGk/kX58CvC0SXo/s200/agustocomte.jpg" width="171px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Tarih kitaplarını incelediğinizde, ünlü düşünür, bilim insanı ve liderlerin, genel olarak yüzlerinin resmedildiğini göreceksiniz. Ayrıca kadının yeri farklı görüldüğünden, bu düşünürlerin çoğunun erkek olduğu da bir gerçektir. Kadın ve erkek ne kadar eşitlikçi düşünceyle toplumun hafızalarına yer etmeye çalışılsa da, bazı dişil ve eril özellikler, yapısal anlamda pek değiştirilemez. Örneğin bilim adamı derken, bilim erkekle ilişkilendirilerek tescillenir. Bu nedenle birçok yeni kitapta ve belgesel yayında, “bilim adamı” yerine “bilim insanı” kullanılmaya başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Popüler anlamda ilgi çekici her şey, 4. güç medyada aktif olarak değerlendirileceğinden, kadının erotik yönü daima ön planda yer alacaktır. Kuralın değişmesi çok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://pahafo.deviantart.com/art/Shakira-wallpaper-63425039?q=boost%3Apopular%20shakira&amp;amp;qo=527"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/sobibor/2508550990/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5843232099717081889?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5843232099717081889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5843232099717081889&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5843232099717081889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5843232099717081889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/05/face-ism.html' title='Face-ism'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-lpPUQv4JhHo/TdmGUXGi8oI/AAAAAAAACGg/RtA8w4M3fP8/s72-c/Shakira_wallpaper.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3930345205768231665</id><published>2011-05-16T00:04:00.003+03:00</published><updated>2011-05-16T00:08:57.824+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hobi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Yapacak Hiçbir Şey Yok… Öyle Mi?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_cVcWFNoCng/TdA_fsVtIwI/AAAAAAAACGc/uL-5RFDciMs/s1600/library.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" j8="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-_cVcWFNoCng/TdA_fsVtIwI/AAAAAAAACGc/uL-5RFDciMs/s320/library.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“Bütün gün yapacak hiçbir şey bulamadım, canım sıkıldı” diyenlere imreniyorum. Çünkü uzun zamandır bunu gerçekleştiremiyorum. Aslında imrenme kısmını biraz açmak gerek. İmrendiğim kısım, hayatta planladıklarımı başarmak için küçük zaman fırsatları bulmaya çalışmamla alakalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefes aldığımız vakit çok kısa. Fakat bunu anlayabildiğimizde, çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor. Kısa zaman dilimlerinde, kaybolan değerleri ve yaşanmamışlıkları fark ederek, boşlukları kapatmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yapacak hiçbir şey yok” denilen zamanlarda bile, yapacak bir şeyler vardır. Mesela,&amp;nbsp;yaşadığınız evle ilgilenebilirsiniz. Öf-pöf etmediğiniz sürece, temizlik yapabilir, eşyalarınızın yerlerini değiştirerek alışılagelmiş sabit düzenden kurtulabilir, ileride neler yapabileceklerinizi planlayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şeyle uğraşıyorsun, boşver biraz” diyenlere ise “keşke daha erken başlasaydım” yanıtını veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okunacak çok kitap,&lt;br /&gt;Öğrenecek çok bilgi,&lt;br /&gt;Paylaşacak çok değer var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne kadarını bu yaşama sığdırırız bilmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://ameenex.deviantart.com/art/library-71474955?q=boost%3Apopular%20library&amp;amp;qo=58"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3930345205768231665?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3930345205768231665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3930345205768231665&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3930345205768231665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3930345205768231665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/05/yapacak-hicbir-sey-yok-oyle-mi.html' title='Yapacak Hiçbir Şey Yok… Öyle Mi?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-_cVcWFNoCng/TdA_fsVtIwI/AAAAAAAACGc/uL-5RFDciMs/s72-c/library.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5279097031021739054</id><published>2011-05-03T01:50:00.007+03:00</published><updated>2011-05-03T06:40:02.419+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Dizilerden Anlaşılıyor Ki Ağlamayı Seviyoruz</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-TW5UJmDlSSE/Tb80ASGsjZI/AAAAAAAACGQ/tBfLWN3DRPg/s1600/seyret.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240px" j8="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-TW5UJmDlSSE/Tb80ASGsjZI/AAAAAAAACGQ/tBfLWN3DRPg/s320/seyret.jpg" width="320px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Keyifli görüntümüz ardında arabesk bir ruh yapısına sahibiz. Eğlenceyi değil, acıyı tercih ediyoruz. Diziler de seyretme oranlarıyla bunu bize yeterince kanıtlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyon seyrederek bir noktaya sabitlenir ve uzun zaman boyunca o noktadan gözlerinizi alamazsınız. Peki, boş bir duvara bakmaya ne kadar tahammül edebilirsiniz? 5-10 dakikandan fazla olmasa gerek. Bu vakit katillerinin izlenme oranları, aynı zamanda toplumca neye yönlendiğimizi de gösteriyor. Haber kanallarında, fısıltı haberlerini gerçeklere tercih ettiğimiz açıkça görülüyor. Dedikodu, söylenti, atışma gibi durumlar, düz haber görüntülerinden daha çok bizleri çekiyor. Show amaçlı kanallardaki izlenme oranı, her şeyi açığa çıkarmakta. Dizlerde; “oynat-dur-hızla ileri al-oynat-geri al-özet göster-özeti genele yay” formülüyle, izleyici iyice merak içinde bırakılarak, düşünce yapısı karmakarışık ediliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-zfiUX-RJlng/Tb80boZ05CI/AAAAAAAACGY/i3cNoV56oJA/s1600/cry.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200px" j8="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-zfiUX-RJlng/Tb80boZ05CI/AAAAAAAACGY/i3cNoV56oJA/s200/cry.jpg" width="166px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dilenciliğin büyük para getirdiği nadir toplumlardan biri oluşumuz, duygu sömürülerine ne kadar açık olduğumuzun bir göstergesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda belirttiklerim, daha önce de konu ettiğim düşünceler. Fakat bir de dram üzerine yoğunlaşma var: Aldatma, ihanet, sadistlik, mazoşistlik, acılı kadın, acılı aile fertleri, acılı dünya, her tatlının içinde bir acı, aşkta acı, kaderde acı, gelecekteki karanlık, geçmişte iz bırakmış kara lekeler… Ayrıca diziler içinde bağırış çağırışlar o kadar fazla ki, sessizce odanızda otursanız, diğer tüm komşularınızın kavga ediyor olduğu havasına kapılabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YnpHBE6RQjw/Tb80Y7KoJlI/AAAAAAAACGU/GLlQL0MKY7o/s1600/tv.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="134px" j8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-YnpHBE6RQjw/Tb80Y7KoJlI/AAAAAAAACGU/GLlQL0MKY7o/s200/tv.JPG" width="200px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Üstüne üstelik dizilerdeki bu dram &lt;span style="font-family: inherit;"&gt;yetmezmiş gibi, bir de &lt;span style="mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt;reklâm&amp;nbsp;&lt;/span&gt;arası dizileri izliyoruz. Neredeyse bütün dizilerimiz film formatında, yani 90 dakika civarında sürüyor. Reklamlarla birlikte 3-3,5 saati buluyor. Şimdi bir düşünün! Kaç reklâmın görüntüsünü tanıyorsunuz? Kaç reklâmı sonu gelmeden biliyorsunuz? Kaç dizinin karakter oyuncusunun&lt;/span&gt; ismini biliyorsunuz? Kaç dizinin adını, yayın saatini, gününü, çekildiği yerleri vs. biliyorsunuz? Acaba tüm bunların yanında, bütün bu fasarya görüntüler, genel kültürünüzün kaçta kaçını oluşturuyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzursuzluğunuz, gerginliğiniz, uykusuzluğunuz, boş düşünceleriniz, dizilerden yaşamınıza enjekte edilen yegane olumsuzluklar. Toplum olarak gitgide boşluğa sürükleniyoruz. Çevremde “can sıkıntısından televizyon seyrediyorum” diyen o kadar çok kişi var ki! Can sıkıntısı, zaten seyrettiklerinizle körükleniyor. Gittikçe gerçekten uzaklaşıyor, doğrulardan sapıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat gelip geçiyor. Mutluluk, gerçek, doğa,&amp;nbsp;aşk, sevgi, paylaşım gibi kavramlar dururken, bunları nelerle heba ettiğinizi bir düşünün. Yoksa acınacak durumda olanlar ekrandaki sanal görüntüler değil, biz olacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://joediebestie.deviantart.com/art/Eye-with-cliffhanger-120646252?q=boost%3Apopular%20cliffhanger&amp;amp;qo=5"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/ar2/5512807283/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://mental.deviantart.com/art/cry-7165663?q=boost%3Apopular%20cry&amp;amp;qo=65"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5279097031021739054?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5279097031021739054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5279097031021739054&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5279097031021739054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5279097031021739054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/05/dizilerden-anlaslyor-ki-aglamay.html' title='Dizilerden Anlaşılıyor Ki Ağlamayı Seviyoruz'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-TW5UJmDlSSE/Tb80ASGsjZI/AAAAAAAACGQ/tBfLWN3DRPg/s72-c/seyret.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-417225870388776829</id><published>2011-04-20T01:41:00.000+03:00</published><updated>2011-04-20T01:41:03.703+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Önceliklendirme Yanlışı</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Yanınıza Almanız Gerekenleri Sıkça Unutuyor Musunuz?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wtI23Au3sdo/Ta4O-bBv9MI/AAAAAAAACGM/mT2TDJ3q3es/s1600/forgetfulness.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320px" i8="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-wtI23Au3sdo/Ta4O-bBv9MI/AAAAAAAACGM/mT2TDJ3q3es/s320/forgetfulness.jpg" width="238px" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Akşam arkadaşlarıyla buluşarak vakit geçiren Murat, bir sonraki gün yapacağı yolculuk için bavulunu hazırlayamadı. Sabah erkenden kalksa da, yanına alması gereken birçok eşyayı unuttu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;2-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Akşam yemeğini yetiştirmek için markete doğru alışveriş yapmak üzere evden alelacele çıkan Ayşe, neler alacağını birden unutuverdi. Pırasa, soğan, limon vs. aldı. Kasaya giderken aklında bir şeylerin eksik kaldığını biliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;strong&gt;Yukarıdaki iki olay, unutkanlık durumu göz önüne alındığında, birbirine benzer bir yapı içeriyor. Sorunun başlangıç noktası neydi?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Murat, yaşamı içinde zamanı kullanamama sorunu yaşıyor. Yapması gerekenleri önceliklendiremediği için, yapılması gerekenler sıkışıyor ve dolayısıyla zaman daraldığından, dalgınlık başlıyor. Sabah sıkışan vakit nedeniyle ortaya çıkan düşüncedeki gereksiz tekrarlar nedeniyle (pantolonlarım, kemerim, parfümüm…parfüm, kemer, çantam, gözlüğüm…acaba neydi almam gerekenler…pantolon,kemer,gözlük…) huzursuzluk yaşıyor. Aslında yapması gereken, planlama sırasında yapılacakları önceliklendirmesiydi. Örneğin bir kâğıda yolculuk sırasında nelerin gerekli olabileceğinin listesini bir hafta öncesinden yapmaya başlasaydı, arkadaşlarıyla buluşsa bile ne alacağı konusunda aklı karışmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşenin durumu, yine liste karmaşası. Eğer yanınızda kalem kâğıt yoksa ve not almadan işleri bir an önce yapmak istiyorsanız, aklınızdaki listeyi önceliklendirin. Ekmek almanız şeker almanızdan daha önemliyse, akıl listenizin başında ekmek olsun. Liste sonunda daima en son gerekli olanlar ya da olmasa da olurlar planlansın ki, mali durumun yetişmeme durumunda liste sonunda neyi çıkaracağınızı bilir veya ilk başta önemli olanları aldığınız için sonraki unuttuklarınızdan dolayı büyük pişmanlık duymazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklın çok meşgul olması, dalgınlık, kendini toparlayamama veya konsantrasyon eksikliği gibi sıkıntılarla mücadele ediyor olabilirsiniz. Bunun sebebi; birçok işi aynı zamana sıkıştırıp önceliklendirme sorunu yaşadığınızdan, o an aklınızdaki düşüncenizden kurtulup ikinci bir aşamaya geçememenizden, olumsuzlukları olumlu düşüncelerinizin önünde tutmanızdan kaynaklanıyor olabilir. Konsantrasyon eksikliği ve unutkanlık, önemli bir sorundur. Zihni dinç tutmanın yollarını arayın. Pratik olmanın yollarını araştırın. Nitekim günümüzde az zamanda çok işin üstesinden gelemeyen, yaşam yarışında çok arka kulvarlarda kalarak büyük pişmanlıklar yaşayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://ange-l-ove.deviantart.com/art/forgetfulness-76174903?q=boost%3Apopular%20forgetfulness&amp;amp;qo=1"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-417225870388776829?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/417225870388776829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=417225870388776829&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/417225870388776829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/417225870388776829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/04/onceliklendirme-yanls.html' title='Önceliklendirme Yanlışı'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-wtI23Au3sdo/Ta4O-bBv9MI/AAAAAAAACGM/mT2TDJ3q3es/s72-c/forgetfulness.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3710146877338966848</id><published>2011-04-17T01:12:00.001+03:00</published><updated>2011-04-17T01:12:57.510+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>What About Bob (1991)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Aile, Komedi&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Frank Oz&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 99 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Bill Murray, Richard Dreyfuss, Julie Hagerty, Charlie Korsmo, Kathryn Erbe, Tom Aldredge, Susan Willis, Roger Bowen, Fran Brill, Brian Reddy, Doris Belack, Tomsky&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Melinda Mullins, Marcella Lowery, Margot Welch, Barbara Andres&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-1gYOrvVAfBg/TaoT5cuaGnI/AAAAAAAACGI/uAr9llgbg20/s1600/what_about_bob.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-1gYOrvVAfBg/TaoT5cuaGnI/AAAAAAAACGI/uAr9llgbg20/s320/what_about_bob.jpg" width="207" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yazdığı “Bebek Adımları” kitabını basın açıklamasıyla tanıtmaya hazırlanan psikiatrist Dr. Leo Marvin (Richard Dreyfuss), ailesiyle tatile çıkma heyecanı yaşamaktadır. Ofisindeki son gün, yeni hastası Bob Wiley (Bill Murray) ile tanışır. İşte o andan sonra, doktorun düzeni alt-üst olmaya başlar. Çünkü Bob, yapışkanlığıyla uzmanları bile çıldırtacak bir tiptir. Acaba Dr. Leo onunla baş edebilecek mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bünyesinde Bill Murray gibi bir ustayı barındıran, ailece izlenebilecek harika bir yapım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/1991/what_about_bob.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3710146877338966848?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3710146877338966848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3710146877338966848&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3710146877338966848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3710146877338966848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/04/what-about-bob-1991.html' title='What About Bob (1991)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-1gYOrvVAfBg/TaoT5cuaGnI/AAAAAAAACGI/uAr9llgbg20/s72-c/what_about_bob.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5108161275100195413</id><published>2011-04-13T00:41:00.003+03:00</published><updated>2011-04-13T00:53:43.543+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hayat Felsefesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-GlWPVz0YFgc/TaTG0zIW2cI/AAAAAAAACGE/vqX1kioRIHQ/s1600/Philosophy_of_Life.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-GlWPVz0YFgc/TaTG0zIW2cI/AAAAAAAACGE/vqX1kioRIHQ/s320/Philosophy_of_Life.jpg" width="250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir hikâyedir hayat.&lt;br /&gt;İçinde;&lt;br /&gt;bir annenin, yaklaşık 9 ay bedeninde taşıdığı çocuğuna ait umutları,&lt;br /&gt;beklentileri, söylediği şarkıları ve gönderilmemiş mektupları vardır.&lt;br /&gt;Hayaller ortak, ama devamındaki kurgu belirsizdir. &lt;br /&gt;Derken, yaşam başlar.&lt;br /&gt;Bebek,&lt;br /&gt;ninnilerle, kendisine seslenilen agu-bugularla büyür.&lt;br /&gt;Çevresindekilerin farkında değildir, ya da farkında olduğunu yıllar içinde unutacaktır.&lt;br /&gt;İlgi görecek, ilgilenecek, ilgi gösterecek.&lt;br /&gt;Zamanla büyüyecek ve belki de ailesinin söylediklerini demode bulacak.&lt;br /&gt;Bir an sonra, kendi hayatını kuracak.&lt;br /&gt;Oyun içinde rol alacak, oyuna gelecek, oyun kuracak.&lt;br /&gt;Ve yaşam hızla geçecek.&lt;br /&gt;Aynı umutlar, aynı bekleyişler, yıllar içinde belki onu da bulacak.&lt;br /&gt;Yeni bir neslin tohumları atılırken,&lt;br /&gt;Bir sayfa kapacak ve yeni bir sayfa açılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat acaba standart bir düzende midir?&lt;br /&gt;Yoksa yoruma göre mi değişir?&lt;br /&gt;Yıllarca tartışılacaktır bu döngü&lt;br /&gt;Ama bir şekilde kaldığı yerden devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://browse.deviantart.com/?q=life philosophy&amp;amp;order=9&amp;amp;offset=24#/d1e6ppe"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5108161275100195413?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5108161275100195413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5108161275100195413&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5108161275100195413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5108161275100195413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/04/hayat-felsefesi.html' title='Hayat Felsefesi'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-GlWPVz0YFgc/TaTG0zIW2cI/AAAAAAAACGE/vqX1kioRIHQ/s72-c/Philosophy_of_Life.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4769879395839078775</id><published>2011-04-04T00:40:00.000+03:00</published><updated>2011-04-04T00:40:26.019+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Öyle Bir Geçer Zaman Ki!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-SHq0a6OQyKc/TZjn2gRxDqI/AAAAAAAACF4/vQsGwjVcX_4/s1600/watching_the_sea.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-SHq0a6OQyKc/TZjn2gRxDqI/AAAAAAAACF4/vQsGwjVcX_4/s320/watching_the_sea.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-B_UrzJBsZS4/TZjodTWiyxI/AAAAAAAACGA/dGzSK95RYHw/s1600/evening_by_natiar.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-B_UrzJBsZS4/TZjodTWiyxI/AAAAAAAACGA/dGzSK95RYHw/s200/evening_by_natiar.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Sahil kenarında denizi izlerken,&lt;/div&gt;Yabancılaştım çevremde olup bitene.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;O an dondu dünya ve ben geçmişe döndüm.&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9u_tTzieoM8/TZjoYrMKJqI/AAAAAAAACF8/uMnUN_8sU68/s1600/In_my_Father__s_Arms.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="157" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-9u_tTzieoM8/TZjoYrMKJqI/AAAAAAAACF8/uMnUN_8sU68/s200/In_my_Father__s_Arms.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Parkta koşturan çocuktum.&lt;br /&gt;Suyun kenarına yanaşıp, ekmek attım kıpırdayan balıklara&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Martılar nasiplendi kimi zaman&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kimi zaman ise suyun dibindeki canlılar.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;O arada&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ben babamın elini tutuyordum&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sonra uyandım&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ama…&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Yanımda kimse yoktu&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/o_omimi/5583342566/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://tazzer27.deviantart.com/art/In-my-Father-s-Arms-25659353?q=boost%3Apopular%20my%20father&amp;amp;qo=16"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://natiar.deviantart.com/art/evening-182755690?q=boost%3Apopular%20child%20near%20to%20sea&amp;amp;qo=19"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4769879395839078775?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4769879395839078775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4769879395839078775&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4769879395839078775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4769879395839078775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/04/oyle-bir-gecer-zaman-ki.html' title='Öyle Bir Geçer Zaman Ki!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-SHq0a6OQyKc/TZjn2gRxDqI/AAAAAAAACF4/vQsGwjVcX_4/s72-c/watching_the_sea.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8098640626142139079</id><published>2011-03-31T01:47:00.000+03:00</published><updated>2011-03-31T01:47:44.901+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Başarısızlık Yanlışlarla Ölçülür Mü?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;em&gt;Hayatta Dört Yanlış Bir Doğruyu Götürür Mü?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;em&gt;Yoksa Dört Yanlış Bir Doğruya Mı Götürür?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-eC249C3AWuQ/TZOxfNRiNHI/AAAAAAAACFs/Znq0danKvk8/s1600/Genius.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-eC249C3AWuQ/TZOxfNRiNHI/AAAAAAAACFs/Znq0danKvk8/s320/Genius.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Seval, derslerinde başarılı olmak için çalışan, fakat biraz telaşlı, biraz çekingen ve tedirgin bir yapıya sahiptir. Matematik öğretmeni sınıfta birkaç soruyu ödev olarak verir ve anlattıklarını, öğrencilerden evde çalışmasını ister. Seval, o geceyi dersini çalışarak geçirir.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-4Ekxj5DRpDk/TZOyga08pYI/AAAAAAAACFw/Kjxoc9Uh9Wk/s1600/cocuk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-4Ekxj5DRpDk/TZOyga08pYI/AAAAAAAACFw/Kjxoc9Uh9Wk/s200/cocuk.jpg" width="148" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki gün derste, öğretmeni Seval’i tahtaya kaldırır. Tahtada yazılı olan soruyu çözmesini ister. Seval heyecanlanır. Bildiği soruyu, korku nedeniyle panik halinde yanlış çözer. Öğretmen, suratının ortasına bir tokat patlatır ve “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Elli kere anlattım, hala çözemiyorsun, gerizekalı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;” der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek ne kadar sinir bozucu olsa da, bu tarz şeyler maalesef yaşanıyor. Oysa bir öğretmenin ilk görevi, eğitmek olmalı. Eğitimi verebilecek öğretmenin, iyi eğitilmiş olması ve bunu aktarabilecek kapasiteye sahip olması, diğer önemli bir noktadır. Eğitimin yapısını tanıyan, empati kurabilen, yürekten anlatıp içten dinleyen bir öğretmen, zaten iyi öğretecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Başarmak üzere çıkılan her yolda mutlak yanlışlar olacaktır. Yanlış, kişiyi doğruya bir adım daha yaklaştırır. Fakat bu yanlışı, bilinçsiz yola çıkıp “ne oldum delisi” bir yapıyla karıştırmamak gerek. Cehalet yolunda giderken dimdik ayakta durmak zaten olası değildir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-8tH6aRhlyj4/TZOyr-E25cI/AAAAAAAACF0/NPMHU4tX_LI/s1600/bebek.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="131" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-8tH6aRhlyj4/TZOyr-E25cI/AAAAAAAACF0/NPMHU4tX_LI/s200/bebek.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Başarılı olan kişi, hatasını görüp ondan ders alan, her hatanın onu doğruya bir adım daha yaklaştırdığına inanan ve inancını koruyan kişidir. Başarısızlık ise, aynı yanlışlar üzerinde defalarca doğru sonuca ulaşmak isteyenlerin eseridir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki örneğe dönelim. Nice öğretmenler vardır ki, önemsiz gördüğü öğrencileri ilgisizliğe terk edip nice cevherleri, değerini görmeden toprağa gömerler. Nice öğretmenler vardır ki, her öğrencisini birer cevher olarak görüp onlara özenle ışık verir ve parıldamasını sağlar. Tarih, öğrenciliğinde değeri anlaşılamamış, konuşmaya geç başlayan ve içine kapanık bir çocukluk yaşayan Albert Einstein gibi dehalarla doludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://lunarisfuryaileron.deviantart.com/art/Genius-165780157?q=boost%3Apopular%20genius&amp;amp;qo=152"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/jkhi/2913034492/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/21225589@N02/3319865064/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8098640626142139079?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8098640626142139079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8098640626142139079&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8098640626142139079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8098640626142139079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/basarszlk-yanlslarla-olculur-mu.html' title='Başarısızlık Yanlışlarla Ölçülür Mü?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-eC249C3AWuQ/TZOxfNRiNHI/AAAAAAAACFs/Znq0danKvk8/s72-c/Genius.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3989225509546922438</id><published>2011-03-23T01:51:00.003+02:00</published><updated>2011-03-23T02:00:01.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Sürü Psikolojisi ve Akran Etkisi</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Ellerimde Ve Ayaklarımda İpler Var, Ben Bir Kukla Mıyım?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-UKZ-Om60xG8/TYkz7g51dQI/AAAAAAAACFc/BEH0FzVnPoU/s1600/The_Pied_Piper_of_New_Hamelin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-UKZ-Om60xG8/TYkz7g51dQI/AAAAAAAACFc/BEH0FzVnPoU/s320/The_Pied_Piper_of_New_Hamelin.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonucun ne olduğunu kesin olarak bildiğiniz halde, çevrenizdekilerin yanlışlarına kapılıp, doğru çizgiden uzaklaştığınız oldu mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yapı, toplumda “sürü psikolojisi” olarak tanınan düşüncenin, mantıksal bir yanılgı halidir. Yani, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;herkes ne yapıyorsa ben de onu yaparım, durumun yanlış olması ve bunu benim biliyor olduğum sonucu değiştirmez.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-W_NluBE-o5I/TYk0tv4Ni6I/AAAAAAAACFg/_e0jhk59hnk/s1600/koyun%2528selcukErdem%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-W_NluBE-o5I/TYk0tv4Ni6I/AAAAAAAACFg/_e0jhk59hnk/s200/koyun%2528selcukErdem%2529.jpg" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kurumsal şirketler, belli aralıklarda eğitim toplantıları düzenler. Orada konuşmacılar, eğer size yeni uygulamalardan bahsedecekse, bazen şöyle yorum isterler. &lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;strong&gt;“Şirketin bu düşüncesini yanlış bulan var mı?”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; Çok radikal gruplar olmadığı sürece, yanlış bildiğini açıklamada birçok kişi çekimser kalır. Çünkü &lt;em&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;“millet ne der?”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; ya da &lt;em&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;“yöneticilerim benim hakkında ne düşünür?”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; şeklindeki iç ses, eleştirinin dış sese dönüşmesini engeller. Fakat birkaç kişi, radikal kararlarla &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #20124d;"&gt;“bunlar yanlış”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; diyerek diğerlerine ön ayak olursa, yanlışı bulanların sayısı gittikçe artmaya başlayacaktır. Aslında provokasyon (kışkırma) da böyle bir şeydir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-jG1ywp9OQCI/TYk32uBiXhI/AAAAAAAACFo/s9d1631Zz_k/s1600/The+Asch+Experiment.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="173" r6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-jG1ywp9OQCI/TYk32uBiXhI/AAAAAAAACFo/s9d1631Zz_k/s200/The+Asch+Experiment.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çevre etkeni, akran baskısıyla birleşirse, tesirini arttıracaktır. Akran, bir toplumdaki aynı meslek, yaş gibi etkenleri ifade eden kavramdır. Eğer bir grupla birlikte takılıyorsanız, o grubun sizi etkilemesi daha muhtemeldir. Bu durumu ele almak üzere, Asch isimli araştırmacı, 1955 yılında bir araştırma yapar. &lt;strong&gt;Asch Deneyi&lt;/strong&gt;’nde (The Asch Experiment), bir masaya 5 kişi oturtulur. Onlardan, büyük kartlarla gösterilen iki doğru çizgiyi eşleştirmeleri istenir. A kartında bir düz çizgi, B kartında ise, biri eş olmak üzere 3 farklı çizgi bulunmaktadır. Bu arada 5 denekten 4’ü, deneyde anlaşmalı olarak hareket ederken, 5. kişi bu durumdan habersizdir. İlk olarak yanıt veren anlaşmalı 4 kişi, aynı yanlış cevabı hiç tereddütsüz olarak söyler. Bu durum 5. kişiyi oldukça rahatsız eder. İlk başta doğru yanıtı söylese de, sonraki sorularda ilk 4 kişinin yanlışına uymaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="289" src="http://www.youtube.com/embed/atb_41EDqIA" title="YouTube video player" width="460"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta yanlış olduğunu bile bile, yanlışı destekleyenlerin sayısı oldukça fazladır. Örneğin; fanatiği olduğunuz bir takım, grup ya da lider, size göre yanlışı destekliyorsa, bu durum sizi rahatsız eder. Fakat onları desteklemeye muhtemelen devam edersiniz. Bireyler çevreye, doğru davranış ve beğenilme arzularıyla uyum sağlar. Ayrıca; çevrenin büyüklüğü, bütünsel düşünceler, verilen sözler ve vaatler de uyumu etkilemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimle birlikte edinilen bilgi, birçok durumda kişinin cankurtaran simididir. Çünkü bilgiden emin oldukça, yanlışı daha iyi sorgularsınız. Bireysel arzular ve iddiacılığı bunun dışında tutarsak, olayları sorgulamak, insanı olgunlaştırır. Öyle ki, durumun yanlışıyla ilgili çevreye verilen olumlu ispatlar, sizi toplumda vazgeçilmez bir konuma getirebilir. Böylece sürüye uyan değil, sürüyü yönlendiren, hatta yöneten konumuna geçersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://duende14.deviantart.com/art/The-Pied-Piper-of-New-Hamelin-51198946?q=boost%3Apopular%20The%20Pied%20Piper%20of%20Hamelin&amp;amp;qo=8"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;karikatür: Selçuk Erdem&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3989225509546922438?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3989225509546922438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3989225509546922438&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3989225509546922438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3989225509546922438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/suru-psikolojisi-ve-akran-etkisi.html' title='Sürü Psikolojisi ve Akran Etkisi'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-UKZ-Om60xG8/TYkz7g51dQI/AAAAAAAACFc/BEH0FzVnPoU/s72-c/The_Pied_Piper_of_New_Hamelin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6631468826102134359</id><published>2011-03-21T02:25:00.012+02:00</published><updated>2011-03-21T23:54:28.376+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Otorite Sizi Suça Teşvik Edebilir Mi?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-9YABmnemu8k/TYaZ-MI7a9I/AAAAAAAACFM/L3Ruz2q3V8I/s1600/otorite1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-9YABmnemu8k/TYaZ-MI7a9I/AAAAAAAACFM/L3Ruz2q3V8I/s320/otorite1.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Suç sonrası suçlunun kim olduğu, toplum yapısı içinde farklı düşüncelerle değerlendirir. Kimi zaman çevre, kimi zaman eğitim, kimi zaman aile suçlanır. Neyin normal olduğu, neyin anormal kabul edildiği, kişiye ve topluma göre farklı algılanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otorite sizin işkencede rol almanızı sağlayabilir mi? Üstelik karşınızdaki kişiyi tanımıyor olsanız bile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya 2001 yapımı “Das Experiment” ve onun 2010 yılı Hollywood versiyonu “The Experiment”, bu tarz bir düşünceyi filme dönüştürmüş. Polis gardiyan ilişkisini deneysel açıdan ele alan bu yapımların temeli, 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen bir araştırmaya dayanıyor…&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-KAcpIv3ElCs/TYaacUO5VCI/AAAAAAAACFQ/4o8CAheoD0A/s1600/otorite2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-KAcpIv3ElCs/TYaacUO5VCI/AAAAAAAACFQ/4o8CAheoD0A/s200/otorite2.jpg" width="158" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: #20124d; font-size: large;"&gt;Soru:&lt;/span&gt; 2. Dünya Savaşı sonrası, savaş suçlarıyla ilgili yargılamalarda, otoritenin kurallarını uygulayarak, etik ve yasal olmayan faaliyetler içinde yer alıp, emirlere itaat edenlerin hepsi suçlu muydu?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram, vicdana rağmen otoriteye itaat konusunda bir deney yapmış. "Miligram deneyi" olarak tanınan bu deneyde, gazete ilanıyla, 20-50 yaşları arasında eğitimsel olarak her kesimden birileri seçilmiş ve onlara “öğrenmede cezanın etkisi” isimli bir deney yapılacağı belirtilmiş. Kura sonucu birinin öğretmen (gazete ilanıyla çağırılan tüm denekler öğretmen), diğerinin ise öğrenci (deneyi uygulayan ekipten biri) olacağı belirtilmiş. Deneye göre, öğrencinin bir kâğıtta yazanları ezberlenmesi, eğer yanlış cevap verirse öğretmen tarafından gittikçe artan elektrik şokuyla cezalandırılması bekleniyor. Hatta deney öncesi öğretmene, elektrik şokunu hissettirmek üzere 45 voltluk elektrik verilerek, öğrencinin neler hissedeceği yaşatılmaya çalışılıyor. Fakat deney sırasında öğrenci olan oyuncuya, gerçek anlamda elektrik verilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç ilginçtir ki, ilk deneydeki 40 kişiden 26’sının, yani %65’in, deneyi yönlendiren profesörlerin kendisine yönelttiği “lütfen deneye devam edin, deneyi sürdürmeniz çok önemli” gibi sözlerle, öğrencinin çığlıklarına rağmen en yüksek 450 voltluk cezayı bile uygulayabildiği gözleniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/_e1_-UpdzZ0" title="YouTube video player" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;Bu deneyin sonuçları, aslında toplumun bir şekilde yönlendirilebileceğini, görevin ne/nasıl olduğu sorgulanmadan bireylerin birçok görevi yerine getirebileceğini ve suçlunun kim olduğu konusunun yeniden sorgulanabileceğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta vicdan ile itaat konusunda bir yerde kalırsanız, düşünce yapısı itibariyle muhtemelen iç sesinizi dinleyeceğinizi düşünürsünüz. Fakat bazen eylemler kontrol dışında kalabiliyor. “En iyi” bile “en kötüyü” destekleyebiliyor. Bu nedenle toplum içinde kendi bildiğiniz doğruları düşünün. Sizden yapılması istenen şeyleri harfi harfine uygulamak yerine, doğru olanı tarafsızca gözlemleyip kararı hakem gözüyle vermeye çalışın. Bazı itaatkâr uygulamalar, kapanmaz yaralara yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/billmcintyre/2506636574/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/jen/2864969201/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stanley Milgram Deneyi hakkında ayrıntı bilgi için &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Milgram_deneyi"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;tıklayın&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6631468826102134359?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6631468826102134359/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6631468826102134359&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6631468826102134359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6631468826102134359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/otorite-sizi-suca-tesvik-edebilir-mi_21.html' title='Otorite Sizi Suça Teşvik Edebilir Mi?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-9YABmnemu8k/TYaZ-MI7a9I/AAAAAAAACFM/L3Ruz2q3V8I/s72-c/otorite1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5519099424171419915</id><published>2011-03-18T01:12:00.002+02:00</published><updated>2011-03-18T01:18:34.591+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Bir Yıldız Kaydı Gönlümün Tam Ortasından</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-Ck64ewC-tJw/TYKQLBfA5HI/AAAAAAAACEo/azvDkqJ5EM4/s1600/i_don__t_want_a_falling_star.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" r6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-Ck64ewC-tJw/TYKQLBfA5HI/AAAAAAAACEo/azvDkqJ5EM4/s320/i_don__t_want_a_falling_star.jpg" width="263" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Bölüm 1&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Aklımız başımıza geldiği andan itibaren, bir şeylere sahip olma çabasına girdik.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-uXxWL9zmGQ8/TYKTb2gLJrI/AAAAAAAACEw/H__bUFr0zmk/s1600/passing.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-uXxWL9zmGQ8/TYKTb2gLJrI/AAAAAAAACEw/H__bUFr0zmk/s200/passing.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;Biraz mal, biraz mülk…&lt;br /&gt;Her zaman sağlık&amp;nbsp;dedik ama,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Parayı düşünürken sağlığı unutuverdik.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sahip olma içgüdüsüyle yanıp tutuştuk.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Tutkuya erene kadar başka bir şeyde gözümüz olmadı ama,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-mahwDoDMNAY/TYKS3tQQ2CI/AAAAAAAACEs/LNf_0-_VWxc/s1600/time.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-mahwDoDMNAY/TYKS3tQQ2CI/AAAAAAAACEs/LNf_0-_VWxc/s200/time.JPG" width="149" /&gt;&lt;/a&gt;Kavuşmanın ardından yenileri doğdu anasının karnından…&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Orta yaşlarda farklılaşmaya başladık.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kimileri geçmişinden ders aldı, kimileri geçmişine dert yandı.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Aşkın tanımının değiştiğini gördük. Sevginin varlığına tanık olduk.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hamdık, piştik.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ve yıllar gelip geçerken, arkasından tutamadık.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-eLNNci9cVDE/TYKTdKANiEI/AAAAAAAACE0/i9QK3Y6KgeU/s1600/Passing___time.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-eLNNci9cVDE/TYKTdKANiEI/AAAAAAAACE0/i9QK3Y6KgeU/s200/Passing___time.jpg" width="149" /&gt;&lt;/a&gt;Öyle hızlı kayıp geçti ki!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;“Bizim zamanımızda” diyenlere kızarken,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kızılanlar arasında yerimizi aldık.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Dinleneceğimizi düşünmeye başlamışken,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir de baktık ki,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Dünya artık bizim çevremizde dönmüyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Biz birer oyuncuyduk,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sonrasında seyirci ve ardından yorumcu olduk.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Göçüp giderken bu topraklardan&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir avuç toprak bile kalmadı elimizde.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Birileri gözyaşı döktü, birileri çiçek attı, birileri feryat figan…&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sonra da unutulduk.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-xnNg7F_-s7E/TYKTjF8XLcI/AAAAAAAACFA/tH1N7mZRsoM/s1600/time_child.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" r6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-xnNg7F_-s7E/TYKTjF8XLcI/AAAAAAAACFA/tH1N7mZRsoM/s200/time_child.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;Bölüm 2&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Hayat öyle çabuk gelip geçiyor ki!&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Bir şeylere üzülüyorsanız, yeniden düşünün.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-njKJiDLGlSA/TYKTe2-ivaI/AAAAAAAACE4/rQS_8C-_nOA/s1600/rain.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-njKJiDLGlSA/TYKTe2-ivaI/AAAAAAAACE4/rQS_8C-_nOA/s200/rain.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;Kaybettiklerinize dert yanmayın, eldekilerle yetinmeyi öğrenin.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Kazananların malını çekiştirmeyin, kazandıklarınızın farkına varın.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Sahiplik duygusu gelip geçicidir, tükenir.&lt;/div&gt;Geçmişten ders alıp, an’ı yaşayın. Gelecek ise umudunuz olsun.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Hayaller her yaşta yeniden parlasın.&lt;/div&gt;Her yaş, bir başka güzel olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle ki,&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Anımsanan değil,&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;İz bırakanlardan olun.&lt;/div&gt;Ve giderken,&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Huzur yanınızda olsun…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://mutatedmilkfish.deviantart.com/art/i-don-t-want-a-falling-star-38652641?q=boost%3Apopular%20falling%20star&amp;amp;qo=8"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://studiounderthemoon.deviantart.com/art/Passing-time-160474326?q=boost%3Apopular%20passing%20time&amp;amp;qo=9"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://jeyran.deviantart.com/art/Passing-by-71567601?q=boost%3Apopular%20passing%20time&amp;amp;qo=32"&gt;deviantart3&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://oleols.deviantart.com/art/Passing-by-66188513?q=boost%3Apopular%20passing%20time&amp;amp;qo=208"&gt;deviantart4&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/evgie/3978348896/"&gt;flickr1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/jonlewisphotography/3215538129/"&gt;flickr2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5519099424171419915?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5519099424171419915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5519099424171419915&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5519099424171419915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5519099424171419915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/bir-yldz-kayd-gonlumun-tam-ortasndan.html' title='Bir Yıldız Kaydı Gönlümün Tam Ortasından'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-Ck64ewC-tJw/TYKQLBfA5HI/AAAAAAAACEo/azvDkqJ5EM4/s72-c/i_don__t_want_a_falling_star.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3157351078775672345</id><published>2011-03-13T03:32:00.006+02:00</published><updated>2011-03-13T03:54:49.961+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Boşluk Hissi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-GjsWpABCoPQ/TXweG_U8cWI/AAAAAAAACEc/Da2tiTdMkks/s1600/Red_Heads_And_Ocean_Walls.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" q6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-GjsWpABCoPQ/TXweG_U8cWI/AAAAAAAACEc/Da2tiTdMkks/s320/Red_Heads_And_Ocean_Walls.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“İnsan olmak zor geliyor. Belki de bu beden bana dar geliyor. Bir bitki olsam, yerimde sabit durmak bana acı verir miydi? Oysa ne farkım var ki bitkiden? Güneşi arıyorum. Fakat yerimden kopamıyorum. Okumak istediğim birçok kitap var. Hangisinden başlayacağımı bilemiyorum. Hepsini aynı andan okumak istiyor, fakat birine başladığımda kelimeler arasında gezinip duruyorum. Şimdi dışarıda birileri eğleniyor. Ben ise kendimle eğleniyorum. Hava soğuk ama ben ateşten yanıyorum. Oda karanlık, çaresiz, sessiz ve dipsiz…”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-NjV_aQ418pM/TXwfx2TN2AI/AAAAAAAACEg/NBNmMGktxo4/s1600/Depression.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" q6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-NjV_aQ418pM/TXwfx2TN2AI/AAAAAAAACEg/NBNmMGktxo4/s200/Depression.jpg" width="141" /&gt;&lt;/a&gt;Bazen boş vakitler mumla aranırken, bazen mumla aranan o vakitler çileye dönüşür. Bunun en büyük sebebi, gündelik yaşamdaki toplam uğraşılarınızın, hayatınızdaki&amp;nbsp;boşlukları yeteri kadar dolduramamasından kaynaklanıyor. Mesela çalışmaya duyarlı birinin işten ayrılması sonrasında yapacak bir şey bulamaması ve ne yapacağını şaşırması, buna örnek olabilir.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Boşluk hissi, karanlık bir kuyuya düşmeye benzer. Sürenin uzaması sorunun büyümesine sebep olur. Bir süre sonra bakar kör olursunuz. Kalabalık içindeyken yalnız kalmak ister, yalnız kalınca da isyan edersiniz. Dışa kapanır, kendi iç sesinizi dinler ve günlük yaşamdan koparsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşluk hissi, bir süre sonra bataklık hissine dönüşür. Artık hissiyatınızdaki boşluklar çamurla dolmuştur. Ne kadar hareket ederseniz, o kadar içine gömülürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Peki ne yapmalı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-93xDHu9cwNs/TXwjKqP8zYI/AAAAAAAACEk/x821G0D4ync/s1600/swamp.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" q6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-93xDHu9cwNs/TXwjKqP8zYI/AAAAAAAACEk/x821G0D4ync/s200/swamp.jpg" width="148" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yüksek bir yere tırmanmak zordur. Eğer doğaya alışıksanız, spor yapıyorsanız, kondisyonunuz yüksektir. Fakat birkaç adım atmaktan bile acizseniz, muhtemelen o yüksek yere tırmanmak size ölüm gibi gelecektir. Boşluk hissi de böyledir. Ne kadar hantallaşırsanız, o kadar zorlanırsanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşlu hissi başladığı anda, yürüyüş yapmakta fayda var. Mümkünse güzel bir manzara izlemek iyi gelecektir. Belki bir müzik ya da spor dalıyla ilgilenmek, yeteneğinize uygun hobileri geliştirmek ve gelecek konusunda çıkış yolları bulmak üzere planlı düşünmek, sizi çözüme yaklaştırabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boşluk hissi, bazen bir dönemliktir. Aslında bu dönemi nasıl geçirdiğiniz önemli. Ya siz boşluğu atlatacaksınız, ya da boşluk sizi yutacak. Boşluğun yutmaması için, bazen kendi çabanız yetmez. Birilerinden yardım almakta fayda var. Dostlarınız çare olamıyorsa, profesyonel yardımı deneyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“Geçen bir belgeselde, bir hayvanın bataklıkta saplandığını gördüm. Bir timsah, bu anı değerlendirmişti. O bataklıktaki çaresiz hayvan,&amp;nbsp;bana çok yakın geldi. Hayvanın hissiyatını yaşadım. Şimdi de timsahın pususunu hissediyorum ensemde.”&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://ytzeek.deviantart.com/art/Red-Heads-And-Ocean-Walls-87570670?q=boost%3Apopular%20Space%20Sensation&amp;amp;qo=5"&gt;deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://venomer.deviantart.com/art/Depression-70343639"&gt;deviantart2&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://zampedroni.deviantart.com/art/Swamp-69901683"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3157351078775672345?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3157351078775672345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3157351078775672345&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3157351078775672345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3157351078775672345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/bosluk-hissi.html' title='Boşluk Hissi'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-GjsWpABCoPQ/TXweG_U8cWI/AAAAAAAACEc/Da2tiTdMkks/s72-c/Red_Heads_And_Ocean_Walls.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2233674817551217149</id><published>2011-03-12T01:02:00.002+02:00</published><updated>2011-03-12T01:05:18.812+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Wedding Date (2005)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Kiralık Sevgili&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Romantik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Clare Kilner&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 90 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Debra Messing, Dermot Mulroney, Amy Adams, Jack Davenport, Sarah Parish, Jeremy Sheffield, Peter Egan, Holland Taylor, Jolyon James, C. Gerod Haris, Martin Barrett, Jay Simon, Danielle Lewis, Ivana Horvat, Linda Dobell&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-lmb8mvJL-DU/TXqpf18dsiI/AAAAAAAACEY/drXWAZJObhg/s1600/wedding_date.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" q6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-lmb8mvJL-DU/TXqpf18dsiI/AAAAAAAACEY/drXWAZJObhg/s320/wedding_date.jpg" width="223" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kız kardeşi Amy (Amy Adams) evlenirken, Kat’in (Debra Messing) eski nişanlısı Jeffrey de orada olacaktır. Bunun üzerine Kat, gazetedeki kiralık sevgili ilanından seçtiği Nick’le (Dermot Mulroney), düğün için ailesinin yanına gider. Amaç, eski nişanlısını biraz kıskandırmaktır. Fakat Kat, yakışıklılığı ve tavırlarıyla ilgi odağı haline gelen Nick’e karşı kayıtsız kalamayacak ve evliliğe iki gün kala, onu daha da yakından tanımaya çalışacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyredilebilir, eğlenceli romantik-komedilerden biri. Baştan sona kadar aşk gelişmelerinde tahmin zor olmasa da, izleyiciye hoş vakit geçirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2005/wedding_date_ver2.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="294" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/1629"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/1629" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="294" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2233674817551217149?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2233674817551217149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2233674817551217149&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2233674817551217149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2233674817551217149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/wedding-date-2005.html' title='The Wedding Date (2005)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-lmb8mvJL-DU/TXqpf18dsiI/AAAAAAAACEY/drXWAZJObhg/s72-c/wedding_date.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3034394211738644235</id><published>2011-03-07T01:40:00.012+02:00</published><updated>2011-03-07T07:10:09.420+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Taktım Mı Takıyorum</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Bir gölge gibi takip edip rahatsız eden, izdüşümünde karanlık bir leke&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-VqlyFGqqDdE/TXQYLUFYKXI/AAAAAAAACD4/YhsSm4Hx1Hs/s1600/obsession.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-VqlyFGqqDdE/TXQYLUFYKXI/AAAAAAAACD4/YhsSm4Hx1Hs/s320/obsession.jpg" width="319" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Alışverişte hiç aklınızda olmayan şeyleri aklınıza sokacak ustalar vardır. Önce kısa bir sinir harbi yaşanır. Fakat satıcı sizin düşüncenize girmeyi ve sonucunda sizi etkilemeyi başarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir alışveriş merkezinde geziniyorsun. O an biri önünüzü kesti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satıcı — Şu parfümü denemek istemez misiniz?&lt;br /&gt;Siz — İstemem.&lt;br /&gt;Satıcı — Piyasanın yarı fiyatına, üstelik bu koku çok etkileyici&lt;br /&gt;Siz — Bir bakayım. (hafifçe sıkıyorsun) Evet olabilir. Ne kadar.&lt;br /&gt;Satıcı — Piyasada 80 TL, tanıtım fiyatı 40 TL, üstelik yanında 15 TL’lik kremi de hediye.&lt;br /&gt;Siz — Peki ver bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar her şey tıkırında. Fakat bir arkadaşınızla buluşuyorsunuz. Bu kişi sizin sevgiliniz, eşiniz veya dikkate değer bulduğunuz herhangi biri olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-DK9Vl-6OhGs/TXQa4LlGFeI/AAAAAAAACEA/ozV6RdynkCY/s1600/Obsession2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-DK9Vl-6OhGs/TXQa4LlGFeI/AAAAAAAACEA/ozV6RdynkCY/s320/Obsession2.jpg" width="205" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Arkadaş — Selam, aaa o ne elindeki.&lt;br /&gt;Siz — Parfüm, yarı fiyatına aldım. Üstelik krem hediyeliymiş.&lt;br /&gt;Arkadaş — Satmıyor o parfüm. Elden çıkarmaya çalışıyorlar. Kokusu da hiç kalıcı değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer biraz takıntılıysanız, yandınız. Çünkü o parfüm, bir şekilde sizden uzaklaşmalı. Düşünmeye başlıyorsunuz. "“Belki hediye olarak birine verebilirim. Aslında mümkünse geri teslim etmek gerek. Ama “zorla satmadılar ya!” Keşke almasaydım. Param da gitti. Zaten çok param yoktu.""&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O anda, yanınızdaki arkadaşınız bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama öyle düşüncelere dalmışsınız ki,&amp;nbsp;duymuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş — Heyyy, kime diyorum ben. Şuradaki kafede bir şeyler atıştıralım mı?&lt;br /&gt;Siz — Hııııı??? Duymadım.&lt;br /&gt;Arkadaş — Nereye gittin burada değilsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedensel olarak oradasınız ama düşünceniz farklı bir yerde. Taktınız bir kere. Nereye gitseniz peşinizde. Takıntı hali, bunun tam tersi de olabiliyor. Yani almadığınız şey üzerinde defalarca düşünüp zihninizi meşgul edebiliyorsunuz. “Keşke alsaydım. Ah be! Şimdi iki katı para verip alamam ama alınacak bir parfümdü ya” gibi iç konuşmalar da yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın içinde; ne çok umursamaz bir düşünce, ne de takıntılı bir düşünce desteklenir. Çünkü ikisi de tepki çeker. Birisi sizden dolayı başkasını, diğeri iç konuşmalarınızdan dolayı sizi rahatsız edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Peki takıntı nedir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;strong&gt;Takıntı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;; kişiyi rahatsız eden, herhangi bir durumla alakalı olarak yaşanan, tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler, duygu ve dürtülerdir. İlerlemiş halleri psikolojide obsessif-kompülsif bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Genel olarak titiz, düzenli, fazla planlı, kuralcı, simetrik ve şüpheci tiplerde görülür. Bu nedenle iç seslerin kontrolsüz şekilde tekrarlanan takıntılı hallerini hissediyorsanız, önlem almakta fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-pfju6p-XWmI/TXQbaZ7YOnI/AAAAAAAACEM/Zlp5SovR2SY/s1600/obsession1.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-pfju6p-XWmI/TXQbaZ7YOnI/AAAAAAAACEM/Zlp5SovR2SY/s320/obsession1.jpg" width="231" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Nedir çözüm yolları?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Kendinizi değil, takıntılı olduğunuz durumu sorgulayın. Örneğimize dönersek, “40 TL geri gelmeyecek, o zaman ne yapalım?” gibi çözüme yönelik bir sorgu olabilir.&lt;br /&gt;2- Çözüme yönelik sorgu kısa sürmeli. Düşüncenizde geriye dönmeye izin vermeyin.&lt;br /&gt;3- Başka şeylere konsantre olun. Mesela biraz yürüyüş iyi gelebilir. Sevdiğiniz dergileri inceleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;4- Mükemmelliği değil, olması gerekeni arayın. Mükemmeliyetçilik sizi felakete götürür. Yapılan hatalar hayatın bir parçası.&lt;br /&gt;5- Başkalarının düşüncelerine değil, kendi düşüncelerinize öncelik tanıyın. Herkes her düşünce ve davranışınızı onaylamayacaktır. Zevkler ve renkler, kişiye özeldir.&lt;br /&gt;6- Emin olmadığınız şeylere karşı aceleci davranmayın. Önce “bu benim için şu an gerekli mi?” sorusunu sorun. Önceliklerinizi tamamladıktan sonra halen istiyorsanız, alabilirsiniz. Eğer orada değilse, ürün tükenmişse ya da tekrar oraya dönme şansınız yoksa, böyle anlarda kaderci olmakta fayda var. “Demek ki kaderde bunu almak yokmuş.” gibi. &lt;br /&gt;7- Kendinizle barışık olun. Her durumda mantık aramayın.&lt;br /&gt;8- Bir aktiviteyle meşgul olun. Mesela günlük tutun ve belli aralıklarla okuyun. Böylece kendinizi daha iyi analiz edebilirsiniz.&lt;br /&gt;9- Yapamayacaklarınıza değil, yapabileceklerinize odaklanın.&lt;br /&gt;10- Belirlediğiniz hedeflere ulaşmak için katı kurallar koymayın. Sonuçlara hazırlıklı olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki sıkıntı üzerinde yoğunlaştıkça, sıkıntıdan kurtulmayacak, aksine daha da sıkılacaksınız. Hayatta mutlu olmanızı sağlayacak pek çok şey var. Onları düşünün. Her şey gelip geçer. Fakat giden zaman geri gelmemektedir. Öyleyse neden zamanı huzursuz parçalarla ziyan edeceksiniz ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: 1-&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/redredhead/5342929175/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, 2-&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/badbodydoubletrouble/4117387191/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, 3-&lt;a href="http://maskade.deviantart.com/art/Obsession-88894421?q=boost%3Apopular%20obsession&amp;amp;qo=87"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3034394211738644235?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3034394211738644235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3034394211738644235&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3034394211738644235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3034394211738644235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/taktm-m-takyorum.html' title='Taktım Mı Takıyorum'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-VqlyFGqqDdE/TXQYLUFYKXI/AAAAAAAACD4/YhsSm4Hx1Hs/s72-c/obsession.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6934647865070351861</id><published>2011-03-05T21:58:00.001+02:00</published><updated>2011-03-05T21:59:01.873+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The King's Speech (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Türkçe Adı: Zoraki Kral&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Tür: Dram / Biyografi / Tarih&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yönetmen: Tom Hooper&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Süre:118 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Oyuncular: Colin Firth, Helena Bonham Carter, Geoffrey Rush, Derek Jacobi, Robert Portali, Richard Dixon, Paul Trussell, Adrian Scarborough, Andrew Havil, Charles Armstrong, Roger Hammond, Calum Gittins, Jennifer Ehle, Dominic Applewhite, Ben Wimsett&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-uIODDoePuDQ/TXKVBLRiY_I/AAAAAAAACDU/NRWLFyyGV4k/s1600/The-King-s-Speech.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-uIODDoePuDQ/TXKVBLRiY_I/AAAAAAAACDU/NRWLFyyGV4k/s320/The-King-s-Speech.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yıl 1925, İngiltere. York dükü Albert Frederick Arthur George (Colin Firth), babası 5. George’un iki oğlu arasından, krallığa layık görülen en büyük isimdir. Fakat York dükünün en büyük sorunu, kekeme olmasıdır. Halka yaptıkları konuşmalarıyla onların destek ve güvenini kazanan kral makamında bir kişi için, bu son derece olumsuz bir durumdur. Birçok terapistle görüşmeden sonuç alınamayınca dükün eşi Elizabeth (Helena Bonham Carter), konuşma zorluklarına getirdiği çözümle isim yapmış Lionel Logue (Geoffrey Rush) ile görüşme ayarlar. İlk önce bu tedaviyi sıcak bakmayan George, ilk görüşme sırasında gerçekleşen olumlu sonuçların ardından, Lionel Logue ile çalışmalara başlar. Aralarındaki diyalogların en farklı yanı ise, kral doktor ilişkisinden çok, arkadaşça sürmesi olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihte meydana gelen olaylara ışık tutup gerçekler etkileyici bir şekilde anlatılırken, bir çocuğun geçmişte yaşadığı sıkıntıları ve bu sıkıntıların gelecekte ne derece zarar verdiği, onu sosyal yaşamda nasıl etkilediği de, ele alınan konular arasında yer alıyor. Baştan sona sıkmayan iyi yapımlardan biri. Seyretmeye değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="292" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/27698"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/27698" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="292" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6934647865070351861?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6934647865070351861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6934647865070351861&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6934647865070351861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6934647865070351861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/kings-speech-2010.html' title='The King&apos;s Speech (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-uIODDoePuDQ/TXKVBLRiY_I/AAAAAAAACDU/NRWLFyyGV4k/s72-c/The-King-s-Speech.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1776579904806050199</id><published>2011-03-05T21:15:00.002+02:00</published><updated>2011-03-05T21:16:21.958+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür Sanat'/><title type='text'>Temiz Ev</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yazan: Sarah Ruhl&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çeviren: Z. İrem Aydın&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yöneten: Kubilay Karslıoğlu&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dekor Tasarım: Sertel Çetiner&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Giysi Tasarım: Medine Yavuz&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Işık Tasarım: Enver Başar&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Müzik: Nurettin Özşuca&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dans Düzeni: Yeşim Alıç&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yönetmen Yardımcısı: Atilla Şendil&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Asistanlar: Yeşim Çapanoğlu, Özden Dindar&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sahne Amiri: Özgür Ayaz&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kondüvit: İlknur Deveci&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Işık Kumanda: Serdar Yaman&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Rol Dağılımı: Sema Çeyrekbaşı, Simay Tuna, Gülseren Gürtunca, Levent Güner, Neslihan Arslan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-oY-h2PEFuso/TXKLb6peYvI/AAAAAAAACDE/etY0VFyCWo4/s1600/oyun0975afis.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-oY-h2PEFuso/TXKLb6peYvI/AAAAAAAACDE/etY0VFyCWo4/s1600/oyun0975afis.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Anne ve babasının ölümü ardından Brezilyalı Matilde (Neslihan Arslan), para kazanmak için doktor çift Charles (Levent Güner) ve Lane’in (Simay Tuna) evinde hizmetçi olarak işe başlar. Espri yapmaya bayılan ve hayatının esprisini yapmaya hazırlanan 27 yaşındaki Matilde, özünde temizlik yapmaktan nefret etmektedir. Ev sahibi doktor Lane'in kızkardeşi Virginia’nın (Sema Çeyrekbaşı) temizlik hastası olması, Matilde’ye ilaç gibi gelecek. Çünkü aralarındaki anlaşmaya göre Virginia ev işlerini ve temizliği yapacak, bunun karşılığında Matilde onunla sohbet ederek kendisini yalnız bırakmayacaktır. Her şey yolunda giderken, Charles’ın eşi Lane’i aldattığına dair birtakım ipuçlarının ortaya çıkması, düzeni alt-üst edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışılmışın dışında farklı bir sahneye sahip “Temiz Ev”, devlet tiyatrolarında oynayan ve iki perdeden oluşan güzel bir dram-komedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-X-2ZR7Y65tw/TXKL4Y-7dYI/AAAAAAAACDM/z4lmS8md9FM/s1600/temizev1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-X-2ZR7Y65tw/TXKL4Y-7dYI/AAAAAAAACDM/z4lmS8md9FM/s320/temizev1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-qvrTExucOWg/TXKL6S4CIjI/AAAAAAAACDQ/kt9eP7uqJsc/s1600/temizev2.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-qvrTExucOWg/TXKL6S4CIjI/AAAAAAAACDQ/kt9eP7uqJsc/s320/temizev2.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-GHBMoN5RpSk/TXKL2Z0C5LI/AAAAAAAACDI/IBsHLIpVEug/s1600/temizev.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-GHBMoN5RpSk/TXKL2Z0C5LI/AAAAAAAACDI/IBsHLIpVEug/s320/temizev.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1776579904806050199?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1776579904806050199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1776579904806050199&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1776579904806050199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1776579904806050199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/03/temiz-ev.html' title='Temiz Ev'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-oY-h2PEFuso/TXKLb6peYvI/AAAAAAAACDE/etY0VFyCWo4/s72-c/oyun0975afis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2461919590421961473</id><published>2011-02-28T01:44:00.005+02:00</published><updated>2011-03-01T00:49:21.033+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Evlilikte Zıtlık Olası Mıdır?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-Kif08Sz12e4/TWreHM_aRsI/AAAAAAAAB-4/gnynUCyg7sA/s1600/BalancE.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="274" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-Kif08Sz12e4/TWreHM_aRsI/AAAAAAAAB-4/gnynUCyg7sA/s320/BalancE.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Hayatım, sabah kahvaltısını dışarıda yapalım mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Ne gerek var, evde yiyelim. Hem boşu boşuna dışarıda para harcamaya gerek yok.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Aman canım sende, ayda yılda bir kere istedik.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Dışarıda yersek, hayatımızda ne değişecek?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Offfff! Hayatımızda bir şeyin değişmesi için senin değişmen gerek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Bence sen değişmelisin.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Belki de biz hiç evlenmemeliydik.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Zorla mı evlendin benimle&lt;/em&gt;?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Değişirsin zannediyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Haah haaayt! Ben de senin için aynı şeyi düşünüyordum.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-dJ2VgWlfwwY/TWrgYACFX2I/AAAAAAAAB-8/MuPLOchoIrM/s1600/Congratulations__I_hate_you.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-dJ2VgWlfwwY/TWrgYACFX2I/AAAAAAAAB-8/MuPLOchoIrM/s320/Congratulations__I_hate_you.jpg" width="263" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2009/08/zt-kutuplar-birbirini-ceker-mi.html"&gt;Zıt Kutuplar Birbirini Çeker Mi?&lt;/a&gt;&amp;nbsp;yazısında bu konuyla ilgili bazı düşüncelere yer verilmişti. Orada daha çok ilişkiler üzerine durulmuştu. Aşk, karmaşık bir kavram. Artık bilimsel olarak araştırmalar içinde de yer alıyor. Fakat çoğu araştırma, olasılıktan çok belirsizlik içeriyor. Çünkü ihtimaller dahilindeki sonuçta, eşitlik yok. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Aşk erkekte %60 bağlılıksa, kadında ihtimal ne olur?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Böyle sorunun cevabı, matematiksel kavramlarla belirlenebilir mi? Belki, ama sonuç garanti vermez. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zıtlık, dengeleri alt üst bile edebiliyor. Örneğin Aşk, sevdiği uğruna vejetaryen birine et yedirebiliyor. Karanlıktan korkan birini karanlıkta düşündürebiliyor. Uykusuz yapamam diyen birini günlerce uykusuz bırakabiliyor. Tembel bir öğrenciyi sınıf birincisi de yapabiliyor. Yani aşk, tek başına çok güçlü bir kavram.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkta zıtlık, flört döneminde bağları muhtemelen güçlendirirken, evlilikte durum çok daha karmaşıktır. Çünkü evlilik kavramında ortaklık söz konusudur. Ortaklar arasında meydana gelebilecek zıtlık, şirketleri devirebildiği gibi, ilişkileri de devirecektir. Zıtlıklar, yukarıdaki diyalogda olduğu gibi, sürekli bir münakaşa, sürekli bir memnuniyetsizlik ifade eder. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“Evlendikten sonra her şey yoluna girer”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; düşüncesi, çok da geçerli değildir. Çünkü problem baştan çözüme yatkın değilse, ileride çok daha içinden çıkılmaz bir hale dönüşebilir. İlişki ya biter, ya da huzursuz şekilde devam eder.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-YAxAtrJv-K0/TWrhBNb84bI/AAAAAAAAB_A/5F6NjHn6cJ0/s1600/Love_Game.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" l6="true" src="https://lh3.googleusercontent.com/-YAxAtrJv-K0/TWrhBNb84bI/AAAAAAAAB_A/5F6NjHn6cJ0/s200/Love_Game.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Aynı kutuplarda durum nasıl?&lt;/span&gt; Bu soru sorulduğunda, birçok kişi &lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;“biz aynı kutuptayız. O yüzden iyi anlaşıyoruz”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; gibi cevaplar verir. Aslında aynı kutup düşüncesi, mıknatıs kuramından farklıdır. Çünkü iki ters karakter, birbirine karşı savaş açacak ve sonuçta büyük gürültüler&amp;nbsp;çıkacak. Böyle durumlarda kutupları, &lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;“pozitif kutuplar”&lt;/span&gt; ve &lt;span style="color: #7f6000; font-size: large;"&gt;“negatif kutuplar”&lt;/span&gt; olarak, ayrı ayrı ele almalıyız. Pozitif kutuplardaki benzerlik mutluluk getirirken, negatif kutuplar için aynı şeyi söylemek mümkün olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Negatif veya zıt kutuplardaki birlikteliklerde, kişiler anlaşma yoluna gitmelidir. Burada kişinin özsaygısından bir şey alıp götürmediği takdirde, bazı fedakârlıklar, orta nokta bulma anlaşmaları ve paylaşımlar, dengeyi sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkilerde net kurallar belirlemek zordur. Her örnek birbiriyle örtüşmez. Bir ilişkinin diğerini model göstermesi, çözümlerde çok doğru sonuçlar da çıkarmaz. Çünkü kimi zaman pozitif kutuplar bile, evlilikte bir ömür mutluluk sürmeyecek, standart düzendeki rutinlikten sıkılacaktır. Böyle durumlarda küçük zıtlıklar da işe yarayabilir. Zaten tüm bu anlatımların genelinde, duruma göre davranma, tecrübe, sevgi ve incelik, kişiyi olumlu sonuçlara ulaştıran doğru sözlerden sadece bazıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;K—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: purple;"&gt;Hayatım, ben seni yine de sevdim. Böyle olduğunu bile bile. Fakat biraz anlayış bekledim. Sen ne yaptın? Üç kuruşluk kahvaltıyı paha biçilmez sevgime değiştin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;E—&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;??? Şeeeey. Hayatım bak, ben böyle demek istememiştim!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://tametigrrr.deviantart.com/art/BalancE-78845766?q=boost%3Apopular%20balance%20in%20love&amp;amp;qo=16"&gt;1-deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://amarenna.deviantart.com/art/Congratulations-I-hate-you-155217806?q=boost%3Apopular%20love%20and%20hate&amp;amp;qo=64"&gt;2-deviantart&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://blackjack0919.deviantart.com/art/Love-Game-171772974?q=boost%3Apopular%20contrast%20in%20love&amp;amp;qo=22"&gt;3-deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2461919590421961473?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2461919590421961473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2461919590421961473&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2461919590421961473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2461919590421961473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/evlilikte-ztlk-olas-mdr.html' title='Evlilikte Zıtlık Olası Mıdır?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-Kif08Sz12e4/TWreHM_aRsI/AAAAAAAAB-4/gnynUCyg7sA/s72-c/BalancE.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4647534805509372460</id><published>2011-02-27T15:58:00.001+02:00</published><updated>2011-02-27T15:58:18.526+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Av Mevsimi (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Polisiye / Dram / Gerilim&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Yavuz Turgul&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 140 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Şener Şen, Cem Yılmaz, Çetin Tekindor, Okan Yalabık, Melisa Sözen, Rıza Kocaoğlu, Nergis Çorakçı, Jeffi Medina&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-7i_EFbesZQ4/TWpYOAmbZfI/AAAAAAAAB-w/dC8oej_h6NA/s1600/avmevsimi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-7i_EFbesZQ4/TWpYOAmbZfI/AAAAAAAAB-w/dC8oej_h6NA/s320/avmevsimi.jpg" width="224" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Emektar Ferman (Şener Şen), agresif İdris (Cem Yılmaz) ve çaylak Hasan (Okan Yalabık), cinayet masasında birlikte çalışan üç polistir. Nöbette olmadıkları halde iş yoğunluğu nedeniyle, ormanlık alanda bulunan ve genç bir kıza ait olduğu belirlenen bir el parçasına ait cinayet soruşturmasında, yerlerini alırlar. Bir yandan buldukları ipuçlarını takip edip işi sonuçlandırmaya çalışırken, bir yandan da özel hayatlarıyla ilgili farklı bir kategoride mücadelelerini vereceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Usta isimlerin bir araya geldiği film, iyi bir polisiye, iyi bir dram ve güzel sözlerle süslenmiş iyi bir kurguyu birleştiriyor. Özel hayatların işe, işin özel hayatlara olan etkisini yer yer mizahi biçimde aktarırken, gücün kimde olduğunu ve toplumun duyarlılıklarını sorguluyor. Uzun süresine rağmen, sonuna kadar izleyiciyi karşısında tutmayı başaran bir yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4647534805509372460?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4647534805509372460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4647534805509372460&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4647534805509372460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4647534805509372460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/av-mevsimi-2010.html' title='Av Mevsimi (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-7i_EFbesZQ4/TWpYOAmbZfI/AAAAAAAAB-w/dC8oej_h6NA/s72-c/avmevsimi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4226552630999688208</id><published>2011-02-25T02:41:00.011+02:00</published><updated>2011-02-25T02:57:36.869+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Erkek Yardıma Koşarsa!</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: large;"&gt;Kadın – Erkek Dengesinde, Kim Kime Göre Daha Yardımsever? &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-geIMRUsbQt0/TWb5Ttx2yDI/AAAAAAAAB-o/nlf494a3PTc/s1600/man.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;img border="0" height="242" l6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-geIMRUsbQt0/TWb5Ttx2yDI/AAAAAAAAB-o/nlf494a3PTc/s320/man.jpg" width="320" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Hava sıcak. Ahmet, arabasına binerek klimayı çalıştırıyor. Camları kapatıyor ki, kuru sıcaktan dolayı uçuşan toz, arabadan içeriye girmesin. Rahatlamak için hareketli bir müzik açıyor. Bir yandan kafasıyla tempo tutuyor, bir yandan ıslık çalarak müzik ritmine eşlik ediyor. &lt;strong&gt;Tam o sırada yol kenarında…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-7zF6mg_dgTs/TWb55_LYO6I/AAAAAAAAB-s/lBIpam5WNKU/s1600/female.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-7zF6mg_dgTs/TWb55_LYO6I/AAAAAAAAB-s/lBIpam5WNKU/s320/female.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Mini etekli, saçları ahenkle dans eden, alımlı ve hoş bir bayan, arızalı spor arabasının yanında yardım bekliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;2-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bir minibüs şoförü, üstü başı yağ içinde kalmış, iki eli belinde, şaşkın şakın dolanıyor. Kısaca arabası bozulmuş, yardım bekliyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;3-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 68 kuşağı hippi özentisi, ellerinde sigaralarını keyifle tüttüren iki genç, hayatı umursamaz bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;hava içinde otostop çekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;4-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Sıradan bir adam. Arabası bozulmuş.&amp;nbsp;Suratında çeşitli jilet yaraları var. Sinirli bir tipe benziyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Sizce Ahmet, hangisine yardım etmeye daha çok eğilim gösterecek?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Samimi olmak gerekirse, istisnalar olayını bir kenara bırakıp toplum genellemesi yaparsak, 1 numaralı şıkka yönelim daha fazla olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;span style="color: #351c75; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Kadın ve erkekler üzerinde yapılan çeşitli araştırmalara göre,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta; font-size: large;"&gt;1-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Genel şartlarda erkeklerin kadınlara oranla yardımı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta; font-size: large;"&gt;2-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bir erkeğin çekici bir kadına, bir kadının çekici bir erkeğe yardımı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta; font-size: large;"&gt;3-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Mutlu olanların mutsuz olanlara oranla yardımı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta; font-size: large;"&gt;4-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Duygusal ve sosyal bir durumda, kadınların erkeklere oranla yardımı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta; font-size: large;"&gt;5-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kız çocuklarının erkek çocuklara oranla yardımı,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: purple; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Olasılık bakımından yüksektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Yardımseverlikte, üç toplumsal normdan söz edilir. &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Adalet, sorumluluk bilinci ve karşılıklı durum&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;. Bu üç durumdan toplum içinde en çok “karşılıklı durum” söz konusu olduğunda, yardıma meyilli oluyoruz. Çünkü insan yapı olarak, yaptıklarının karşılığını bekler. Özellikle toplumumuzda; gülümseme, teşekkür etme, yüceltme ve el sıkışma gibi manevi değerlerin, yardımseverlik kavramını desteklediğini söyleyebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Tüm bu araştırma ve düşünce yapısını ele alırsak, örneğimizdeki Ahmet’in, alımlı ve hoş bir bayana yardım etme olasılığını daha iyi çözebiliriz. Ne de olsa, insanız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Emre Türker&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Not: Bilimsel araştırmaların ayrıntıları, “sosyal psikoloji” başlıklı çeşitli kaynak kitaplardan bulunabilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Picture: &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/ticklish_ideas/269889027/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;flickr1&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.flickr.com/photos/yunsu2030/804520566/"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;flickr2&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4226552630999688208?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4226552630999688208/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4226552630999688208&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4226552630999688208'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4226552630999688208'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/erkek-yardma-kosarsa.html' title='Erkek Yardıma Koşarsa!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-geIMRUsbQt0/TWb5Ttx2yDI/AAAAAAAAB-o/nlf494a3PTc/s72-c/man.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8284602412503988136</id><published>2011-02-23T02:13:00.003+02:00</published><updated>2011-02-23T08:56:36.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hayatınızdan Memnun Musunuz?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-FEXwUjcQfaU/TWRQCNJBRcI/AAAAAAAAB-g/ujoC74luQGs/s1600/happy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-FEXwUjcQfaU/TWRQCNJBRcI/AAAAAAAAB-g/ujoC74luQGs/s320/happy.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir şeyleri hep daha fazla isteme eğiliminde canlılarız. Mesela hayal edilen bir üniversiteyi kazanma, düşsel bir iş, iyi bir eş vb. isteklere ulaşmadan önce, “bu bir olsun, başka şey istemem” denir. Fakat ardı arkası kesilmez. Örneğin; “İyi de, bir de evim olsa”, “şöyle güzel bir araba”, “şu piyango bir bana vursa”…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzulanan hayale kavuşmanın ardından, kimileri hayalleri üzerinde eleştirel yaşamaya başlar. Mesela gazeteci olmak isteyen bir yeni mezunun muhabir olarak işe başlaması ardından, “üzerime çok geliyorlar, bir de doğru dürüst para vermiyorlar” gibi şikâyetleri, hayallerin gerçekleşmesi ardından gelen olumsuz çelişkili düşüncelere örnektir. Oysa duruma bakış açınız, psikolojik durumunuzu bir hayli etkilemektedir. Araştırmalara göre; eşit şartlar altında, sağlıklı olduğuna inanan bir kişi, durumunun daima kötüye gittiğine inanan bir kişiden çok daha kuvvetli bir bünyeye sahip olduğu görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-FA0Oy4rQREM/TWRQboh86NI/AAAAAAAAB-k/rLJTrwVpemU/s1600/lucky.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-FA0Oy4rQREM/TWRQboh86NI/AAAAAAAAB-k/rLJTrwVpemU/s320/lucky.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayatını şanslı görmekle, şans beklemek arasında fark vardır. Örneğin yaşantınızdaki tüm ayrıntıları doğru biçimde yorumlar ve memnuniyetinizi şikâyete tercih ederseniz, şans yanınızda demektir. Oysa memnuniyetsiz kişiler, her olayın ardında bir şans arar. Kendi elindekilerin değerinden çok, başkalarının elindekilerle ilgilenirler. Bu yüzden beklentileri uzar gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yaşama olumlu taraftan bakıyorsanız başarılı olduğunuza,&lt;br /&gt;Yaşamı olumsuz yönden irdeliyorsanız başarısız olduğunuza&lt;br /&gt;İnancınız yükselir.&lt;br /&gt;Olumsuz düşünce yapısıyla bu tarz düşünceleri/tavsiyeleri okuyanlar veya dinleyenler&lt;br /&gt;“bunlar hikâye, gerçekle alakası yok”&lt;br /&gt;gibi cümlelerle, olumsuzluklarını destekleyeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta “her şey elimiz” değildir. Fakat isteğe karşı yönelim, “her şeyi elde etmeye” en yakın ataktır. Çünkü olumlu düşünce bizi hedefe bağlayarak, varış noktasına kadar tüm yolları denememize yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayattan memnun olmak istiyorsanız, huzursuz edici takıntılardan kurtulun. Hayatından memnun olanlar; aile hayatı, kişisel yaşam düzeni, işi, sağlığı ve maddi durumundan hoşnut kişilerdir. Üstelik bu kişiler; doğuştan gelen zenginlik, sağlıklı, çekici veya dört dörtlük bir aileye de sahip olduklarından değil, hayata bakış açılarından bu duruma gelmişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Üzülme” der Mevlana.&lt;br /&gt;İstediğin bir şey olmuyorsa,&lt;br /&gt;Ya daha iyisi olacağı için,&lt;br /&gt;Ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatınızdan Memnun Musunuz?&lt;br /&gt;Düşünce yapınızı tekrar gözden geçirin.&lt;br /&gt;Hayat bir oyunsa, oyuncularda biri sizsiniz.&lt;br /&gt;Öyleyse bu oyunda size&lt;br /&gt;BOL ŞANS…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/howtowinlotto/3031132573/sizes/m/in/photostream/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://multicurious.deviantart.com/art/Today-I-m-Really-Happy-74881576"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8284602412503988136?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8284602412503988136/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8284602412503988136&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8284602412503988136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8284602412503988136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/hayatnzdan-memnun-musunuz.html' title='Hayatınızdan Memnun Musunuz?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-FEXwUjcQfaU/TWRQCNJBRcI/AAAAAAAAB-g/ujoC74luQGs/s72-c/happy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5651043128212722833</id><published>2011-02-20T19:28:00.001+02:00</published><updated>2011-02-20T22:17:28.733+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Ne Zaman Yardım Ediyoruz?</title><content type='html'>&lt;span id="goog_1418671354"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Yardım Eli Uzatmanın Sosyal Psikolojisi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-POxzoDx1Zj8/TWFNGLJLfnI/AAAAAAAAB-Y/SGVk9Y1cl9k/s1600/Kitty+Genovese.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-POxzoDx1Zj8/TWFNGLJLfnI/AAAAAAAAB-Y/SGVk9Y1cl9k/s320/Kitty+Genovese.JPG" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span id="goog_1418671355"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Olay 1:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: blue;"&gt;Yaklaşık 10 yıl kadar önceydi. Gecenin bir vakti, yanında iki kızla yürüyen genç, cadde ortasında birkaç kişi tarafından saldırıya uğruyor. Etraftan geçenler, sadece uzaktan seyirci. Koşarak olay yerine gidiyorum. Araya girdiğimde, onları ayırmak hayli vaktimi alıyor. Birkaç yumruktan nasibimi alsam da, olayı yatıştırmayı başarıyorum. Çevredekiler sessizce oradan uzaklaşırken, çocuk bana teşekkür ediyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Olay 2:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: blue;"&gt;Taksim meydanındaki dolaşırken, uyuşmuş beyinleriyle, fast-food’ların birinde yemek yiyen Japon turistleri rahatsız eden bir grup tinerci görüyorum. Yine kimse müdahale etmiyor. Onları engellemeye çalışırken, çocuklar bana musallat oluyor. 2-3 derken, bir ordu gibi çoğalıyorlar. Biri elindeki şişeyi kırıp üzerime saldırmaya yeltenince, işin renginin değiştiğini anlayarak, oradan uzaklaşıyorum. Yine kalabalık için bir eğlence, arkadaşlarına anlatacak bir hikâye çıkıyor. Fakat kimse karışmıyor. Hatta yardımcı olduğum Japon turistler bile.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bunun gibi olayların çoğunu yaşıyor veya duyuyorsunuz. Peki bunun sebebi nedir? Neden kimse yardım etmiyor? Cevap için, yine bir olayla anlatıma devam edelim.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--yqI5Ik5IXU/TWFONJ08yTI/AAAAAAAAB-c/xmAvMFBR7C8/s1600/KittyGenovese.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/--yqI5Ik5IXU/TWFONJ08yTI/AAAAAAAAB-c/xmAvMFBR7C8/s1600/KittyGenovese.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: #20124d;"&gt;Yıl 1964. New York’un Kew Gardens semtinde bir gece vakti, 29 yaşındaki &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Murder_of_Kitty_Genovese"&gt;Kitty Genovese (Catherine Susan Genovese)&lt;/a&gt;, bir adam tarafından saldırıya uğruyor. Bıçak darbeleriyle birlikte canı yanan kadının imdat çığlıkları üzerine, komşu evlerdekiler ışıklarını açarak camdan bakıyor. Bir an panik yaşayan adam korkarak kaçmaya başlıyor. Kadın yaralı olarak kurtulmaya çalışıp ilerlemeye çalışıyor. Fakat kimse kadına yardım etmiyor. Durumun farkına varan saldırgan, geri dönerek Kitty’ye tekrar saldırıyor. Bıçak darbelerine devam ettikten sonra tecavüzle sonuçlanan olayın ardından saldırgan kaçıyor. Kitty Genovese, toplumun kayıtsızlığı yüzünden feci şekilde can vererek hayatını kaybediyor. Üstelik tüm bu yaşananlar, yarım saatten fazla sürüyor. Olay bittikten ve iş işten geçtikten sonra, polis olay yerine geliyor. Saldırgan yakalanıyor ama yaşanalar, kara bir leke olarak tarihe kazınıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yukarıdaki içler acısı yaşananlar, sosyal psikolojide, örnek amaçlı ders programlarına alınmış bir olaydır. Kitty Genovese vakasını en az 38 kişi görmüş, ancak herkes &lt;strong&gt;“biri mutlaka polisi aramıştır”&lt;/strong&gt; diyerek olaydan uzak durmayı tercih etmiş.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yakın çevremizde gördüğümüz, duyduğumuz ya da karşılaştığımız bu olaylar, kırsal bölgelere oranla büyük şehirlerde daha fazla yaşanıyor. Kasabadan kente göç etmişseniz, bu kayıtsızlığı mutlaka fark etmişsinizdir. Çünkü büyükşehirlerde yaşayan insanlar; &lt;strong&gt;“bulaşma, sana da zarar gelebilir”&lt;/strong&gt;, &lt;strong&gt;“şahit yazarlar”&lt;/strong&gt; ya da &lt;strong&gt;“biri mutlaka yardım eder”&lt;/strong&gt; gibi düşüncelerle, ortamdaki kötü olaylardan mümkün olduğunca uzak kalmaktadır. Oysa sorunu biz yaşıyorsak, &lt;strong&gt;“neden kimse bana yardım etmiyor?”&lt;/strong&gt; cümlelerini dile getirirken, izleyici rolünü hiç aklımıza getirmeyiz.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Olay 3:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: blue;"&gt;Babam caddede yürürken kavga eden iki genç, bir şekilde babamı ortaya alıyorlar. Bir yandan babamın üzerini yoklayarak, para bulmaya çalışıyorlar. Babam durumu anlayarak hemen iki çocuğu kendisinden uzaklaştırıyor. Zaten olayı organize eden en az 4-5 kişi. Diğerleri güya çevrede olayı ayırmaya gelen, fakat özünde karmaşaya neden olup soyguna ortak olanlar.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Son anlattığım olay, yaşananların ciddiyetini sorgulama durumunu dile getiriyor. Yani &lt;strong&gt;“bulaşma, sana da zarar gelebilir.”&lt;/strong&gt; cümlesinin destekleyicisi.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Büyükşehirde nüfus çoğaldıkça, bağlar zayıflıyor. Toplumdaki bağlar zayıfladıkça, suç oranı artıyor. Üstelik kayıtsız kalma oranı, inanılmaz derecelere ulaşıyor. Hatta bazı vakalarda suçlular, kanunların zayıf veya açık yönünü kullanarak, durumu lehine bile çevirmeyi başarabiliyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yardımseverliğin birçok etkeni var. Bunlar, iyi-kötü ruh hali gibi kişisel psikolojik sebeplerden, sosyal ortamdaki etkenlere kadar birçok ayrıntıyı içermektedir. Merhamet duygusunun bilimsel araştırmalar sonucunda, ilkokul çağlarında ortaya çıktığı belirtilmiştir. Ne yazık ki bu duygu, toplum içinde zamanla değişime uğrar ve ortamın değer yargısına göre şekillenir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5651043128212722833?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5651043128212722833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5651043128212722833&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5651043128212722833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5651043128212722833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/ne-zaman-yardm-ediyoruz.html' title='Ne Zaman Yardım Ediyoruz?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-POxzoDx1Zj8/TWFNGLJLfnI/AAAAAAAAB-Y/SGVk9Y1cl9k/s72-c/Kitty+Genovese.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3384707581947142196</id><published>2011-02-20T17:41:00.000+02:00</published><updated>2011-02-20T17:41:14.988+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kültür Sanat'/><title type='text'>Vahşet Tanrısı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Orijinal Adı: Le Dieu du Carnage&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yazan: Yasmina Reza&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Çeviren: Zeynep Avcı&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yöneten: Celal Kadri Kınoğlu&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dekor Tasarım: Serpil Tezcan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Giysi Tasarım: Serpil Tezcan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Işık Tasarım: Ayhan Güldağları&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Rol Dağılımı (Oyuncular): Ülkü Duru, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, İşdar Gökseven&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5rHUQ6nm_W8/TWE0-YRKhaI/AAAAAAAAB-A/blnB8w6cI0k/s1600/vahset_tanris%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-5rHUQ6nm_W8/TWE0-YRKhaI/AAAAAAAAB-A/blnB8w6cI0k/s1600/vahset_tanris%25C4%25B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çocukları kavga eden iki aile, orta noktada buluşarak anlaşmak üzere bir araya gelir. Başlangıç konuşması ardından, çocukların sorunları, yetiştirilme tarzları ve sosyal ortamları hakkında tartışma başlar. Tartışmanın boyutu, giderek ailelerin kişisel problemleri üzerine yoğunlaşacak ve beklentiler yön değiştirecektir. Çünkü her iki aile de, ilk başlarda göründüklerinden çok farklı olarak, dış görüntülerinin ardında saklanan iç duygularını ortaya çıkarmaya başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerrin Tekindor adına parantez açarsak, kendisi Aşk-ı Memnu dizisindeki matmazel rolüyle Türkiye’de popülerleşmiştir. Fakat 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun Zerrin Tekindor, özünde profesyonel bir sanatçıdır. Aynı zamanda resme yeteneğini üniversite eğitimiyle pekiştirmiş sanatçının Vahşet Tanrısı’ndaki Annette rolünü izleyenler, onun performansından memnun kalacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 90 dakika süren ve başlangıçta sıkıcı gibi görünen oyunda, zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-lNm7BcgTJbE/TWE14_-mEWI/AAAAAAAAB-E/kiFzuLfqodE/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" j6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-lNm7BcgTJbE/TWE14_-mEWI/AAAAAAAAB-E/kiFzuLfqodE/s320/1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ctOYao3Jb_0/TWE16vwZBEI/AAAAAAAAB-I/SWx-BnSr_84/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-ctOYao3Jb_0/TWE16vwZBEI/AAAAAAAAB-I/SWx-BnSr_84/s320/2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UDAe6jFgj7o/TWE18dB8DII/AAAAAAAAB-M/Y6RcmA-GZD8/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-UDAe6jFgj7o/TWE18dB8DII/AAAAAAAAB-M/Y6RcmA-GZD8/s320/3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sDLFiRwdCHQ/TWE1-e2QcEI/AAAAAAAAB-Q/UCHPkDc17qc/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-sDLFiRwdCHQ/TWE1-e2QcEI/AAAAAAAAB-Q/UCHPkDc17qc/s320/4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3384707581947142196?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3384707581947142196/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3384707581947142196&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3384707581947142196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3384707581947142196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/vahset-tanrs.html' title='Vahşet Tanrısı'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-5rHUQ6nm_W8/TWE0-YRKhaI/AAAAAAAAB-A/blnB8w6cI0k/s72-c/vahset_tanris%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-379267122430756958</id><published>2011-02-20T16:42:00.002+02:00</published><updated>2011-02-20T16:46:13.218+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Eyvah Eyvah 2 (2011)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Hakan Algül&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 100 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Ata Demirer, Demet Akbağ, Özge Borak Şakrak, Salih Kalyon, Tanju Tuncel, Meray Ülgen, Bican Günalan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vXDTqQkj3dE/TWEoAehYhNI/AAAAAAAAB98/i9a-LYJjfwI/s1600/Eyvah_Eyvah_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" j6="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-vXDTqQkj3dE/TWEoAehYhNI/AAAAAAAAB98/i9a-LYJjfwI/s320/Eyvah_Eyvah_2.jpg" width="224" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Babası Ali Rıza Şeker’i bulduktan sonra Geyikli’ye dönen Hüseyin (Ata Demirer), hemşire Müjgan’a (Özge Borak Şakrak) aşkını ilan etmeye ve sonrasında yapacağı evlilik teklifine hazırdır. Fakat oraya yeni atanan doktorla aralarında bir şey olduğunu düşünecek, bu da onun cesaretini kıracaktır. Fakat Müjgan da, Hüseyin’le birlikte gelen Firuzan’ı (Demet Akbağ) kıskanmaktadır. Müjgan’ın anne ve babasının Geyikli’ye kızlarını ziyarete gelişiyle birlikte, ortalık iyice şenlenmeye başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk film &lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2010/09/eyyvah-eyvah-2010.html"&gt;Eyvah Eyvah&lt;/a&gt;’ı aratmayan bir komedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-379267122430756958?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/379267122430756958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=379267122430756958&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/379267122430756958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/379267122430756958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/eyvah-eyvah-2-2011.html' title='Eyvah Eyvah 2 (2011)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-vXDTqQkj3dE/TWEoAehYhNI/AAAAAAAAB98/i9a-LYJjfwI/s72-c/Eyvah_Eyvah_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4615730730963295142</id><published>2011-02-17T01:39:00.001+02:00</published><updated>2011-02-17T01:44:13.250+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Korku</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-w_75vZOXQJw/TVxfrvOePMI/AAAAAAAAB94/pid_6XoH3kE/s1600/fear.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="226" j6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-w_75vZOXQJw/TVxfrvOePMI/AAAAAAAAB94/pid_6XoH3kE/s320/fear.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Nerden geldiği belli olmayan buz gibi bir tokat, ardından gelen şok.&lt;br /&gt;Kimi zaman karıncalı, kimi zaman bulanık, kimi zaman belirsiz, kimi zaman sessiz.&lt;br /&gt;Işıklar, tek tek sönüyor kâbusları gösteren gece kuşağı yapımları gibi.&lt;br /&gt;Sessizlik içinde bir vızıltı, giderek artan bir uğultu ve dönüşüm yaşayan kulak çınlaması.&lt;br /&gt;Dilin damağa yapıştığı an.&lt;br /&gt;Ter bezleri çalışırken derecesini şaşırmış, soğuk terler atmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlık…&lt;br /&gt;Toplum arasında yalnızlık.&lt;br /&gt;Kimi zaman aşkın, kimi zaman dostun, kimi zaman beklentilerin pençesini yemiş bir yalnız.&lt;br /&gt;Karanlık ne zaman aydınlanır,&lt;br /&gt;Meçhul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://kefirux.deviantart.com/art/fear-64222692?q=boost%3Apopular%20fear&amp;amp;qo=10"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4615730730963295142?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4615730730963295142/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4615730730963295142&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4615730730963295142'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4615730730963295142'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/korku.html' title='Korku'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-w_75vZOXQJw/TVxfrvOePMI/AAAAAAAAB94/pid_6XoH3kE/s72-c/fear.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1512069742246932612</id><published>2011-02-16T00:47:00.001+02:00</published><updated>2011-02-16T00:49:55.266+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Duyarlı ve Heyecanlı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Bir Arsızın Pençesindeyken Öz’e Dönüş Karmaşası&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-LCPEtBavWTw/TVsAeR_FH-I/AAAAAAAAB90/U2m8yv0Y5JI/s1600/ars%25C4%25B1z.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-LCPEtBavWTw/TVsAeR_FH-I/AAAAAAAAB90/U2m8yv0Y5JI/s320/ars%25C4%25B1z.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, bir gün &lt;span style="font-size: large;"&gt;“arsız”&lt;/span&gt; hastalığına yakalanmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;“Arsız”&lt;/span&gt; hastalığına karşı bağışıklık kazanmamış bir genç olan &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;heyecanlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, aynı hastalığı taşıyan &lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; ile bir bağ kurmuş. Düşüncelerle, gözlerle ve hislerle aynı değeri paylaştıkları bu hastalık, henüz tepkisel anlamda büyümemiş. Yani zararsızmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; ve &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;heyecanlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, ani ateş ve uykusuzluk problemleriyle, sıkıntı çekmeye başlamışlar. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;nın bu ağır travmalar sonrası kendine gelme çabasına “&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;heyecanlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;” tepki göstermiş. Önce bu hastalığı bir başkasına bulaştırarak kaderine ortak bulmuş, sonra da &lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;yı kendi özelinden uzaklaştırmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, temastan doğan bedensel titreşimlerle yükselen ateşinden dolayı yatağa düşmüş. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Heyecanlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;yı beklemiş ziyaretine gelsin diye ama onu bir daha yakınında bulamamış. Bir şekilde kendi kendine ayağa kalkmaya çalışmış. &lt;span style="font-size: large;"&gt;“Arlı”&lt;/span&gt; adında bir antibiyotikle, kendini daha iyi hissetmeye ve gün geçtikçe hastalığını dizginlemeye başlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Duyarlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;, tekrar özüne dönmüş. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Heyecanlı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; için ise henüz vakit erken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker &lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://monique-du-bois.deviantart.com/art/cheeky-132204974?q=boost%3Apopular%20cheeky&amp;amp;qo=34"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Yazı, kişiye özel yoruma açık bir duygusal karmaşadır. Bu nedenle “yazarın anlatmak istediği” felsefesiyle değil, “ruhun anlamak istediği”yle kelimeleri ilişkilendirin.&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1512069742246932612?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1512069742246932612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1512069742246932612&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1512069742246932612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1512069742246932612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/duyarl-ve-heyecanl.html' title='Duyarlı ve Heyecanlı'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-LCPEtBavWTw/TVsAeR_FH-I/AAAAAAAAB90/U2m8yv0Y5JI/s72-c/ars%25C4%25B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7946175539490479491</id><published>2011-02-13T02:32:00.005+02:00</published><updated>2011-02-13T15:50:49.469+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Kadın Fark Edilmek İster</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;Sevgi Ortaya Çıktığı Anda; Bir Gün Değil, Her Gün Özeldir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-7bBXf1MgJ-8/TVcl_HjfvmI/AAAAAAAAB9w/2Sr_CbmgvnA/s1600/Women__s_day.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="239" src="http://2.bp.blogspot.com/-7bBXf1MgJ-8/TVcl_HjfvmI/AAAAAAAAB9w/2Sr_CbmgvnA/s320/Women__s_day.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;A— Ne bu surat?&lt;br /&gt;B— Yok bir şey&lt;br /&gt;A— Bir kusur mu işledim?&lt;br /&gt;B— Yooo&lt;br /&gt;A— Eeee!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki diyalogda, bir kadın ve bir erkek arasında, gizli bir kırılma hissine dayalı tartışma yaşanıyor. Kadınlar, erkeklere oranla kelimelere değil, duygulara daha fazla anlam yükler. İstediği şeyi direk söyleyerek ifade etmez ama erkek tarafından düşüncesinin anlaşılmasını ister. Beklentisine cevap alamazsa, yani düşündükleri erkek tarafından çözümlenemezse, yukarıda örnek cümleler yaşanır ve o anlar uzar gider. Bu düşünce analizine göre; A kişisi erkeği, B ise kadını temsil etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel günler, kadınlar tarafından daha fazla benimsenir. Özel günlerde özel anlar yaşanmak istenir. Kişiye özel olması önemli değildir. Yeri geldiğinde, kendisiyle bir şekilde ilgiliyse eğer, topluma özel günleri de hayatında değerli kılar. 14 Şubat, işte böyle bir gündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Roma Katolik Kilisesi’nde Valentine ismindeki bir din adamına atfen düzenlenmeye başlanmış bu gün, ticari alım-satım sirkülâsyonunu arttırma amacı da güderek, dünya çapında genele yayılmıştır. Ticari amacın başlangıç aşaması ise, 1800’lü yıllarda Amerika'lı Esther Howland'ın 14 Şubat’ta gönderdiği ilk kutlama kartıyla ortaya çıkıyor. Geçek anlamda Sevgililer günü, aslen ticaretle uğraşanların bayramıdır. Bu düşünceyle hareket edersek, alış-veriş içinde yer alıp para akışına yardım edenler, yani güne özel ticarete hizmet edenler, onların sevincine ortak oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekler dikkat! Özel günleri unutmak çok tehlikelidir. Kadınlar, özeli unutulmuş bir günü asla unutmaz. Çiçeklerle kutlanması şart değil. Hatırladığınıza dair birkaç kelime, sıcak bir öpücük, adına düzenlediğiniz herhangi bir sempatik an (e-mail ile şiir, balonlarla süslenen oda vs.), gerçekten seven bir kadına yetecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın, tutkunun ve ardından otaya çıkan sevginin günü, tek bir gün değil, her gün özeldir. Hediye alıp vermek, hayatın her anında güzel ve özeldir. Fakat onu belli günlere sıkıştırarak monotonlaştırmayın. Gerekirse kendi özelinizi kendiniz belirleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önemlisi, kadının yüz ifadesinden, gözlerinden ya da kelimelerinden, ne hissettiğini anlamaya çalışın. Anlayamadıysanız, sorularla kadından çeşitli ipuçları yakalamaya çalışın. Yoksa dünyayı da satın alsanız, önünde paspas da olsanız, büyük ihtimalle kırık bir kalbin karşısında fayda etmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://glasssiva.deviantart.com/art/Women-s-day-2009-115267833"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7946175539490479491?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7946175539490479491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7946175539490479491&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7946175539490479491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7946175539490479491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/kadn-fark-edilmek-ister.html' title='Kadın Fark Edilmek İster'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-7bBXf1MgJ-8/TVcl_HjfvmI/AAAAAAAAB9w/2Sr_CbmgvnA/s72-c/Women__s_day.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2804291152244012017</id><published>2011-02-12T11:00:00.005+02:00</published><updated>2011-02-12T11:00:11.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Kalabalık Ortasında Çakırkeyif Bir Yalnızlık</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-OSu9EsKlR7I/TVXX7KtwLvI/AAAAAAAAB9s/uBbxmsZT6HQ/s1600/Bar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="245" src="http://4.bp.blogspot.com/-OSu9EsKlR7I/TVXX7KtwLvI/AAAAAAAAB9s/uBbxmsZT6HQ/s320/Bar.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gecenin bir vakti, alkolün verdiği çakırkeyif haliyle, barlar sokağına yol alıyorsunuz. Karanlık bir koridorun ardında hafif müzik sesleri, giriş kapısına doğru yaklaştıkça inanılmaz seviyelere yükseliyor. Kapıda “gürültü sizi yoldan çıkarabilir” yazıyor. Görünüşünüzdeki rahat duruş ve tarzınız, buralara daima geldiğinizin sinyallerini gönderiyor ve kapıdaki görevlilere takılmadan rahatça içeri süzülüyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahnedeki canlı performansla birlikte, rengârenk ışıklar arasında kendinizden geçiyorsunuz. Yanınızda, kimseyi umursamadan sevişen bir çift, karşınızda striptiz havasında şov yapan iki kız. Saatler ilerledikçe, kalabalık artıyor. Herkes kendi havasında. Siz ortalıkta salına salına dolaşırken, uçarı bir genç kızın eline çarpıp, birasının düşmesine neden oluyorsunuz. Kız gerginleşirken, kolundan tutup özür diliyor ve telafi için bir içki ısmarlıyorsunuz. Kız gülümsüyor. Kalabalıkta bir yalnızken, yakın duruşta aranızda geçen tek tük kelimeler sayesinde, birbirinizde yapısal benzerlikler yakalıyor ve sıcaklığın teninize etki ettiğini hissediyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız size yorgun olduğunu söylüyor. O arada müzik bitmek üzere…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://catgirlkari.deviantart.com/art/A-Bar-Called-Purgatory-66288779?q=boost%3Apopular%20bar%20girl&amp;amp;qo=4"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2804291152244012017?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2804291152244012017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2804291152244012017&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2804291152244012017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2804291152244012017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/kalabalk-ortasnda-cakrkeyif-bir-yalnzlk.html' title='Kalabalık Ortasında Çakırkeyif Bir Yalnızlık'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-OSu9EsKlR7I/TVXX7KtwLvI/AAAAAAAAB9s/uBbxmsZT6HQ/s72-c/Bar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7050878429081262459</id><published>2011-02-12T01:53:00.001+02:00</published><updated>2011-02-12T01:55:22.168+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Love and Other Drugs (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe: Aşk Sarhoşu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Romantik / Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Edward Zwick&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 112 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Jake Gyllenhaal, Anne Hathaway, Oliver Platt, Hank Azaria, Josh Gad, Gabriel Macht, Judy Greer, George Segal, Jill Clayburgh, Kate Jennings Grant, Katheryn Winnick, Kimberly Scott, Peter Friedman, Nikki Deloach, Natalie Gold&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-r0Tzq62DpRE/TVXLlfgSaXI/AAAAAAAAB9o/BVAFZ-jtePY/s1600/Love+and+Other+Drugs.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-r0Tzq62DpRE/TVXLlfgSaXI/AAAAAAAAB9o/BVAFZ-jtePY/s320/Love+and+Other+Drugs.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sosyal yaşamda başarılı olmasına karşın, kişisel kariyeri ve kazanç bakımından önemli bir başarı elde edemeyen Jamie Randall (Jake Gyllenhaal), ailesine kendini ispat etmek üzere tıbbi mümessillik işi için kollarını sıvar. Başarı elde edebilmek üzere, önce uzman olduğu kadınları bağlantılarında kullanır. Aynı zamanda tıp fakültesinden terk olan Jamie, ilaç bilgisi sayesinde rakiplerinin önüne geçmeye başlar. O sıralarda, bir doktorun yanında girdiği muayene sırasında, sıra dışı bir hasta olan Maggie Murdock (Anne Hathaway) ile tanışır. İlişkileri başta cinsellik üzerinde yoğunlaşsa da, giderek aşk çekiliği gösterecek ve yaşamlarını etkisi altına alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Hathaway’in cesurca vücudunu sergilediği bir yapım. Argo ve cinselliğin fazlaca yer alması, yaş sınırı bakımından uyarılması gereken bir durum. Başlarda cinsellik üzerine yoğunlaşan ve klasik Amerikan gençlik komedi görüntüsü veren film, sonlara doğru anlam kazanmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="292" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/25949"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/25949" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="292" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7050878429081262459?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7050878429081262459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7050878429081262459&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7050878429081262459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7050878429081262459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/love-and-other-drugs-2010.html' title='Love and Other Drugs (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-r0Tzq62DpRE/TVXLlfgSaXI/AAAAAAAAB9o/BVAFZ-jtePY/s72-c/Love+and+Other+Drugs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4028725522047188995</id><published>2011-02-11T00:09:00.004+02:00</published><updated>2011-02-11T00:14:04.385+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Şöhretin Orijinal Versiyonları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Atb_nA0BOnU/TVRh6lGt9TI/AAAAAAAAB9k/4uw945D3Z8Y/s1600/Almost_Famous.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-Atb_nA0BOnU/TVRh6lGt9TI/AAAAAAAAB9k/4uw945D3Z8Y/s320/Almost_Famous.jpg" width="228" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Toplumda popüler kişilere hayranlık duyarız. Onlar gibi olmak için uğraşır, olamadığımız durumlarda onlara benzemeye çalışırız. Eğer o popülerliği yakalamayı başarmışsak, dengenin diğer tarafına geçeriz. Durum o andan sonra&amp;nbsp;rahatsızlık verebilir. Rahatça oturup kalkamaz, rahatça dans edemez, rahatça dağıtamaz, hatta rahatça kaçamaklar yapamayız. Fakat biraz olsun popülerlik azaldığında, yeniden ortaya çıkmak için tüm sahip olduklarımızı harcamaya başlarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöhret güzeldir. Bunu reddetmek mümkün değil. Dikkatimizi çeken değerler, şöhrete yakındır. Fakat anlık şöhret, deli eder adamı. Bu durum, çelimsiz bir adamın, ağır bir halterin başına geçerek, onu kaldırıp dünya rekorunu kıracağını iddia etmesine benzer. Çeşitli görsel ve ruhsal oyunlarla o ağırlığı bir şekilde kaldırır ve gücünü ispatlar da. Fakat gün olur, ağırlığın altında ezilmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir noktaya gelmek istiyorsanız, hakkını vererek bunu başarın. Flaş gibi patlayan şöhretleri değil, tarihe adını altın harflerle kazımış kişileri izleyin. Eğer kısa süreli ün peşinde istediğinizi elde etmişseniz, muhtemelen, zirveden kayıp düştüğünüzde, yerden kalkmakta zorlanırsınız. Fakat yerinin hakkını vermişlerin takipçisiyseniz, sizi yıkmak da, yıkıldığınızda yerde tutmak da çok zor olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevlana’nın şu sözlerini unutmayın: “Şöhret âfettir; şöhret peşinde koşmak, iyi tanınmak için uğraşmak, insanlığa yakışmaz. Eğer sen hakikati, aşk incisini arıyorsan, görünüşten kurtulman, denize dalman, derinliklere inmen gerek! Yoksa şöhret, gösteriş, deniz kıyısına düşen köpüktür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://sparkysparticus7.deviantart.com/art/Almost-Famous-17731200?q=boost%3Apopular%20famous&amp;amp;qo=99"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4028725522047188995?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4028725522047188995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4028725522047188995&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4028725522047188995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4028725522047188995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/sohretin-orijinal-versiyonlar.html' title='Şöhretin Orijinal Versiyonları'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Atb_nA0BOnU/TVRh6lGt9TI/AAAAAAAAB9k/4uw945D3Z8Y/s72-c/Almost_Famous.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2034245187906345238</id><published>2011-02-09T01:29:00.003+02:00</published><updated>2011-02-09T09:18:28.761+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Karşılıksız Sev, Karşılıklı hisset!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHQ4xpPCkI/AAAAAAAAB9Y/nNs0ncEema0/s1600/happy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHQ4xpPCkI/AAAAAAAAB9Y/nNs0ncEema0/s320/happy.jpg" width="238" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayata sunduğumuz çoğu sevgi, karşılıklıdır. Anneye, arkadaşlara, öğretene, öğrenene, siyasi bir partiye, takıma vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman maddidir bunun karşılığı, kimi zaman manevi. Manevi karşılıklar, maddi karşılıklardan daha doyurucudur. Maddi nitelikler ise çabuk tükenir. Oysa manevi sevgiler, sunuldukça çoğalır. Dağıtılan sevgi, içten içe büyür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgimizi sunduğumuzda, karşılık göremediğimiz an, tebessümlerimiz söner. Yeniden alevlenen duygular, eskisi kadar canlı değildir. Sevgi bu nedenle karşılık bekler, karşılık bulana kadar…&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHRGs04-iI/AAAAAAAAB9c/GoVuZxSgYNc/s1600/happy_three_friends.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHRGs04-iI/AAAAAAAAB9c/GoVuZxSgYNc/s320/happy_three_friends.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sevmek, yapısı itibariyle platoniktir. Fakat uygulamada yatırımcı oluverir. Yani verdiklerini kat kat geri ister. Eğer sevgi kazandırmıyorsa, başka yatırımlara yönlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İyilik yap, denize at” demişler. Anlayacağın; birileri bir şekilde seni bilecektir. Beklediğin karşılık, manevi yönden doyurmalı. Kalbiniz halen yumuşaksa ve sevgiyi doyasıya hissetmek istiyorsanız, birilerine, bir şeylere veya bir yerlere sürekli yardımınız dokunsun. Bu yerler, toplumda düşenlerin elini tutanlar olsun. Eğer uzatabiliyorsanız elinizi, onlara direk sevginizi teslim edin. Eğer uzanamıyorsanız, maddiyatınızı uzatarak onu büyüyen maneviyatlara dönüştürün. Sevgiler, lafta cambaz olmasın, uygulamada usta olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın, çevrenizde ne kadar seven insan görürseniz, o kadar mutlu, o kadar sevgi dolu ve o kadar huzurlu olursunuz. Karşılıksız sevmeyi öğrenin, özelikle de çocuklardan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHRIQKoB-I/AAAAAAAAB9g/aoQavYRLlhE/s1600/happyboy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="218" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHRIQKoB-I/AAAAAAAAB9g/aoQavYRLlhE/s320/happyboy.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/shadow_fern/5240684909/"&gt;flickr&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://buddystyle.deviantart.com/art/happy-boy-166777156"&gt;deviantart1&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://the-arkz.deviantart.com/art/happy-three-friends-158285494?q=boost%3Apopular%20poor%20but%20happy&amp;amp;qo=68"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2034245187906345238?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2034245187906345238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2034245187906345238&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2034245187906345238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2034245187906345238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/karslksz-sev-karslkl-hisset.html' title='Karşılıksız Sev, Karşılıklı hisset!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TVHQ4xpPCkI/AAAAAAAAB9Y/nNs0ncEema0/s72-c/happy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6143535563734635969</id><published>2011-02-07T08:40:00.004+02:00</published><updated>2011-02-07T09:07:38.976+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Hırstan Gelen Geçici Körlükler, Aman Kalıcı Olmasın!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8rvgFuOlI/AAAAAAAAB9U/kSAD31ndVvc/s1600/Money_Money_Money.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="220" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8rvgFuOlI/AAAAAAAAB9U/kSAD31ndVvc/s320/Money_Money_Money.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Çocukluğuma dair ilginç bir anım vardır. 9-10 yaşlarındaydım. Şimdiki şehrin kuru kalabalığı ve rahatsız edici gürültüsünden uzaktım. Rahatça gezebilir ve arkadaşlarımla dilediğim gibi oynayabilirdim. Neyse… Çok sevdiğim bir arkadaşımla, deniz kıyısına doğru yol almıştık. Fındık ocağından kırma bir sopayı toprak zeminde sürterek, arabacılık oynuyorduk. (Ucunda uzaktan kumandalı veya başka bir araç yok, sadece arabanın hayali var) Birden önüme kâğıt para çıktı. Paradan 6 sıfırın atılmasına gerek duyulmadığı, 10, 20, 50, 100 liraların değerli olduğu yıllarda, yerde duran para 50 lira. &lt;strong&gt;“aha, para buldum”&lt;/strong&gt; der demez arkadaşım &lt;strong&gt;&lt;em&gt;“demeeee, iyi lan ne şanslısın”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; dedi. Derken yolda bir tane daha. &lt;strong&gt;“lan olum 100 lira var burada”&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;“heeeey”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;… Biraz daha ilerlerken o da ne. Bir tane daha 100 lira. &lt;strong&gt;“çok para oldu bu olum.”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kâğıt paralar elimizdeydi ama biz onun ne kadar ettiğiyle değil, yolda daha ne kadar bulacağımızla ilgileniyorduk. En az 2 km daha yürümüşüzdür. Hatta yoldaki tozlu ve dikenli böğürtlen sarmaşıklarının arasını bile, &lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;“daha var mıdır acaba?”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; diye incelemiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O parayı harcamadık. Korkmuştuk. &lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Nedeni belirsiz bir para korkusu.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Eve götürdük. Babam parayı alıp belediyeye teslim etmişti. O dönemler belediyeden bu tarz şeyler anons edilirdi. Ne de olsa, internet diye bir şey yok. &lt;span style="color: magenta;"&gt;Di-li-lum&lt;/span&gt; gibisinden bir uyarı sesi ardından &lt;strong&gt;&lt;span style="color: #274e13;"&gt;“bir miktar para bulunmuştur, kaybedenin belediyemize başvurması rica olunur”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; sesi ve tekrar &lt;span style="color: magenta;"&gt;di-li-lum&lt;/span&gt; sesiyle biten uyarı… Paranın kaç lira olduğu, gerçek sahibinin ortaya çıkması adına söylenmez. Gelen kişi kaybettiği paranın miktarını belirtir, doğruysa alır gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O olayı hiç unutamam. Düşünsenize. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Parayla neler yapabileceğimizi değil, içgüdüsel olarak daha fazlasını nasıl elde edeceğimizle ilgilenmişiz.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color: red;"&gt;Hatta sonunda onu teslim etmeye karar vererek, harcamayı akıldan bile geçirmediğimiz halde…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birilerine bir şekilde bir yerlerden para gelir. Paranın geliş ihtimali arttıkça, heyecan artar. Daha fazlasını almak için risk hesaplanır. Yeniden, yeniden ve yeniden denemeler yapılır. Aslında birçoğunda sınır yoktur. O günün sınırı, muhtemelen diğer güne sarkar ve yeniden üst sınır belirlenir. Bu durumun akıbeti giderek belirsiz bir hal almaya başlar. Kimi gidenlerin peşinden koşar, kimi kalanların hayaliyle coşar… &lt;strong&gt;Ucundaki kıvılcımla beraber, hırstan bir körlük başlar.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimden örnekle; çoğu zaman, elimdekinin kıymetini bilmek adına, var olanı da olmayanı da paylaşmaya çalışırım. Miktarın önemi yoktur. Bazen kullanılmış ama gerekli görmediğim kullanılabilir eşyalarımı, bazen çalışarak elde ettiklerimi veya limitsiz olarak sevgimi… Eğer doğru yere ulaşıyorsa, gidenler üzerinde pek durmam. Onlar gitmemiştir aslında, bir şekilde bizlere kazandırmıştır. Paylaşma hissimin köreldiğini/körleştiğini hissettiğim anlarda ise, hemen çocukluğum gelir aklıma. Tekrar tebessüm ederek, yoluma devam ederim. Hayat böyle daha güzel…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://jfphotography.deviantart.com/art/Money-Money-Money-108909672?q=boost%3Apopular%20money&amp;amp;qo=55"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6143535563734635969?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6143535563734635969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6143535563734635969&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6143535563734635969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6143535563734635969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/hrstan-gelen-gecici-korlukler-aman-kalc.html' title='Hırstan Gelen Geçici Körlükler, Aman Kalıcı Olmasın!'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8rvgFuOlI/AAAAAAAAB9U/kSAD31ndVvc/s72-c/Money_Money_Money.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8124831987168240422</id><published>2011-02-06T23:50:00.001+02:00</published><updated>2011-02-06T23:50:50.333+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Secretariat (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Şampiyon&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram / Aile / Tarih&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Randall Wallace&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 123 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Diane Lane, John Malkovich, Dylan Walsh, Margo Martindale, Nelsan Ellis, Otto Thorwarth, Fred Dalton Thompson, James Cromwell, Scott Glenn, Michael Harding, Richard Fullerton, Roger D. Smith, Tim Ware, Nestor Serrano, Keith Austin&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8W-uzQiiI/AAAAAAAAB9Q/5RrqZlwZWU4/s1600/secretariat.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" h5="true" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8W-uzQiiI/AAAAAAAAB9Q/5RrqZlwZWU4/s320/secretariat.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Annesinin ölüm haberi üzerine 4 çocuklu Penny Chenery (Diane Lane), babasının çiftliğine ziyarete gider. Babasının akıl sağlığı iyi durumda değildir. Bu nedenle çiftlikte işlerin yürütülmesi, gittikçe çıkmaza dönüşmüştür. Cenaze işlemleri ardından Penny, babasının yıllardır peşinde koştuğu bu çiftliğin elden çıkmasına razı olmayacak ve tüm kontrolü eline alarak, at yetiştirmeye ve atları tekrar yarışa sokmaya hazırlanacaktır. Üstelik profesör kardeşi ve avukat eşinin tüm karşı çıkmalarına rağmen…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Secretariat, tarihe adını kazımış bir atın öyküsü. Bu nedenle Türkiye’de “şampiyon” adıyla gösterime girmesi, pek uygun olmamış. Walt Disney’in yapımlarından bu film, at yarışlarıyla ilgilenmeyenlerin de beğenisini kazanacaktır. Çünkü öykü, çok daha içerikli, gerçek ve duygusal. İzlediğinize değecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="237" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/21471"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/21471" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="237" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8124831987168240422?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8124831987168240422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8124831987168240422&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8124831987168240422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8124831987168240422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/secretariat-2010.html' title='Secretariat (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TU8W-uzQiiI/AAAAAAAAB9Q/5RrqZlwZWU4/s72-c/secretariat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2467858621700702245</id><published>2011-02-02T02:05:00.002+02:00</published><updated>2011-02-02T08:55:42.479+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Mutluluk Terazisinde Denge Kimin Elinde?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUifaHWnQEI/AAAAAAAAB9I/85t9KAtmiIY/s1600/happy.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUifaHWnQEI/AAAAAAAAB9I/85t9KAtmiIY/s320/happy.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mutluluk; hayat boyu aranan, idealler içinde beklentileri oluşturan, arayışlarda en çok tatmin edilmek istenen duygu. Hem maddiyat, hem de maneviyat içinde şüphesiz taçsız soyut kral.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk arayışlarıyla ilgili birçok öykü vardır. Özellikle ibret verici yaşanmış öykülerden alınan dersler, bize mutluluğu hatırlatan önemli etkenlerdir. Mutluluk beklentileriyle yaşamasına rağmen insan, nedense hep mutsuzluğa doğru yönelir. “Neden mutsuz düşünceler taşıyorsun?” sorusuna verilen cevap, hep dışsal etkenler örnek gösterilerek geçiştirilir. Aslında insanın içinde biten ve hedeflendirilen bir duygudur mutluluk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok soruna rağmen gülümseyen insanlara, “ne kadar ruhsuz adamsın” veya “senin kadar vurdumduymaz görmedim” gibi eleştirel cümlelerin yönlendirildiği sık görülür. Oysa sorun ve sıkıntı içinde mutluluk arayışı, sıkışma hissini hafifleterek kişiyi güçlendirmektedir. Mutluluk duygusunu barındıran kişi, “neden mutsuzum” sorusunu kendine sormalı, hatta bunları maddeleyerek not almalıdır. Böylece yazıya dökülmüş huzursuzluklar daha kolay tespit edilebilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefes almak, bedensel anlamda hayatta olduğumuzun bir göstergesidir. Fakat ruhen canlılığın tespiti o kadar kolay değildir. Nefesin kesilmesi-bedensel, duygusal çöküş ise ruhsal tükenişi ifade eder. Örneğin çalışan bir insanın; pazartesi sendromu, hafta sonu veya hafta arası tatilini iple çekmesi, daha fazla maaş beklentileri, statüsel çekememezlik, ezme ve ezilme kavramları, telaş ve geleceğe karşı karanlık bakış açıları, duygusal çöküşe davetiye çıkaran durumlardır. Bu duygusal çöküşlerin birçoğu, toplumsal tetiklemelerle ve psikolojik açıdan dengesizliklerle insanın kendisi tarafından kurgulanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumsal bakımdan, insanın en büyük meşguliyetlerinden birini oluşturan TV, özellikle toplumumuzun izlenimlerini daha iyi yansıtıyor. En çok izlenen programlar arasında; duygusal travmalar, huzursuz edici görüntüleri tekrar tekrar gösteren haberler ve çoğunluğunda gözyaşının eksik olmadığı yerli diziler yer alıyor. Daha eğlenceli, geliştirici veya eğitici programlar yerine, acılı, sancılı ve umutsuz yaşamları izlemek, bizi daha çok heyecanlandırıyor. Tarihimizi anlatan dizilerin içine entrikalar yerleştirildiğinde, onları daha unutulmaz kılıyoruz. Mutluluk dolu anlarımızı, bizi yakından ilgilendirmeyen safsata dolu tartışmalar, huzursuz edici anlar, acılar ve kinle bastırıyoruz. Böylece mutsuzluk kavramı, baskın olarak etkisini hissettiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluk bir maddeye bağlandığında, maddedeki artış dengeyi bozar. Mutluluğun devamı, ruhen tatminde gizlidir. Mutsuzluk ortaya çıktığında, sebebi önce tanımlamak, sonra anlamak ve denge açısından analizler yaparak, en iyi mücadeleyi ortaya koymak gerekir. Arayış bu yönde olursa, mutluluk her zaman avantajlı duruma geçecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.flickr.com/photos/marlonmax/4052186974/"&gt;flickr&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2467858621700702245?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2467858621700702245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2467858621700702245&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2467858621700702245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2467858621700702245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/mutluluk-terazisinde-dengeler-kimin.html' title='Mutluluk Terazisinde Denge Kimin Elinde?'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUifaHWnQEI/AAAAAAAAB9I/85t9KAtmiIY/s72-c/happy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2827072410227127849</id><published>2011-02-01T08:40:00.006+02:00</published><updated>2011-02-01T08:40:00.138+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Life as We Know It (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Başımıza Gelenler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram / Komedi / Romantik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Greg Berlanti&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 114 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Katherine Heigl, Josh Duhamel, Josh Lucas, Alexis Clagett, Brynn Clagett, Brooke Clagett, Hayes MacArthur, Christina Hendricks, Sarah Burns, Jessica St. Clair, Brooke Liddell, Kiley Liddell, Britt Flatmo, Rob Huebel, Melissa McCarthy&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUUdilnJ9oI/AAAAAAAAB8c/AgKRivebj9E/s1600/Life+as+We+Know+It.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUUdilnJ9oI/AAAAAAAAB8c/AgKRivebj9E/s320/Life+as+We+Know+It.jpg" width="215" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;En iyi arkadaşlarını bir trafik kazası sonrası kaybeden Holly Berenson (Katherine Heigl) ve Eric Messer (Josh Duhamel), onlardan yetim kalan bebekleri Sophie’yi evlat edinmek durumunda kalırlar. Çünkü vasiyette istenen budur. Fakat Holly ve Eric’in arasında bir ilişki olmaması ve çocuk yetiştirme konusundaki tecrübesizlikleri, başlarına iş açacaktır. Çünkü çocuk bakmak, tahminlerinden de zor çıkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk bakmanın zorluklarını mizahi bir açından anlatan film, kimi zaman dramatik, kimi zaman eğlenceli, kimi zaman romantik. Hoş vakit geçirmenizi sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="242" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/22624"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/22624" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="242" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2827072410227127849?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2827072410227127849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2827072410227127849&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2827072410227127849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2827072410227127849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/02/life-as-we-know-it-2010.html' title='Life as We Know It (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TUUdilnJ9oI/AAAAAAAAB8c/AgKRivebj9E/s72-c/Life+as+We+Know+It.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2038840202273135681</id><published>2011-01-31T08:40:00.009+02:00</published><updated>2011-01-31T08:40:00.335+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Kung Fu Panda (2008)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Animasyon / Komedi / Aile / Aksiyon&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Mark Osborne, John Stevenson&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 92 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TT3eV4aNP7I/AAAAAAAAB8Y/9IEwP8A6GaM/s1600/kungfu_panda.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TT3eV4aNP7I/AAAAAAAAB8Y/9IEwP8A6GaM/s320/kungfu_panda.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sakar panda Po’nun rüyası, babasının restoranında çalışarak hayatını devam ettirmek değil, büyük bir kung fu ustası olmaktır. Cezaevinde gözetim altında tutulan kar leoparı Tai Lung’un olası intikamını engellemek için Usta Oogway, yeni bir savaşçı arayışına girer. Usta Shifu’nun öğrencilerinden biri, Ejder parşömenini alarak Ejder savaşçısı ilan edilecektir. Turnuvayı izlemek adına her şeyi göze alan Po, kendini bir anda seçimlerin arasında bulacak ve Usta Oogway’ın işaret ettiği kişi olacaktır. Fakat bu kadar hantal biri, nasıl büyük savaşçı olabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli özlü sözler ve Uzakdoğu felsefesiyle süslenmiş, akıl ve komediyi bir araya getiren, harika bir animasyon. Doğru kişi, hiç kimsenin beklemediği biri olabilir. Hatta o kişi, kendinin bile farkında olmayabilir. Doğru; gün yüzüne çıkarken, gerçek kişisini seçecektir. İzleyin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="237" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/3700"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/3700" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="237" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2038840202273135681?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2038840202273135681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2038840202273135681&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2038840202273135681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2038840202273135681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/kung-fu-panda-2008.html' title='Kung Fu Panda (2008)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TT3eV4aNP7I/AAAAAAAAB8Y/9IEwP8A6GaM/s72-c/kungfu_panda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-5807937458192424267</id><published>2011-01-30T08:40:00.000+02:00</published><updated>2011-01-30T08:40:00.875+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Easy A (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Will Gluck&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 92 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Emma Stone, Penn Badgley, Amanda Bynes, Dan Byrd, Thomas Haden Church, Patricia Clarkson, Cam Gigandet, Lisa Kudrow, Malcolm McDowell, Alyson Michalka, Stanley Tucci, Fred Armisen, Juliette Goglia, Jake Sandvig, Morgan Rusler&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TR-fGVH1ItI/AAAAAAAAB7Q/aEL3EPfo7Cg/s1600/easy_a.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TR-fGVH1ItI/AAAAAAAAB7Q/aEL3EPfo7Cg/s320/easy_a.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Lise ortamında kendini gösterememiş kızlardan biri olan Olive (Emma Stone), arkadaşı Rhiannon’ın (Alyson Michalka) kamp teklifini geri çevirmek için, hafta sonu erkek arkadaş yalanı uydurur. Hafta sonu ardından Rhiannon ile konuşmalarına, bir de erkek arkadaşıyla yattığı haberi eklenir. Bu haber okulun tutucu kızlarından Marianne (Amanda Bynes) tarafından duyulunca, dedikodu çevrede hızla yayılır. Böylece silik kız Olive, birden popülerleşmeye ve herkesin ilgi odağı haline gelmeye başlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedikodu, aşk, cinsel, eğlence, popülerlik vs. Tipik Amerikan gençlik komedisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/easy_a.html"&gt;impawards&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="292" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/21978"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/21978" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="292" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-5807937458192424267?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/5807937458192424267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=5807937458192424267&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5807937458192424267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/5807937458192424267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/easy-2010.html' title='Easy A (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TR-fGVH1ItI/AAAAAAAAB7Q/aEL3EPfo7Cg/s72-c/easy_a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-901729608162440005</id><published>2011-01-29T08:40:00.004+02:00</published><updated>2011-01-29T08:40:00.883+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>127 Hours (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: 127 saat&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Macera / Dram / Gerilim&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Danny Boyle&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 94 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; James Franco, Kate Mara, Amber Tamblyn, Sean Bott, Koleman Stinger, Treat Williams, John Lawrence, Kate Burton&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxI9eLYGGI/AAAAAAAAB74/EP6sggpzRZg/s1600/127_saat.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxI9eLYGGI/AAAAAAAAB74/EP6sggpzRZg/s320/127_saat.jpg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;1975 doğumlu Aron Ralston (James Franco), sırt çantasına gerekli gördüğü malzemeleri doldurarak, geniş arazilerde gezinti yapan bir dağcıdır. 25 Nisan 2003 Cuma gecesi, Blue John Kanyonundan başlayacak macerası için yola çıkar ve geceyi arabasında dinlenerek geçirir. Cumartesi sabahı gün ışıdığında, Big Dropper'a doğru ilerlemeye başlar. Rehberlere taş çıkartacak bilgisi ve tecrübesi sayesinde, gezintilerini rahatça sürdürebilmektedir. Ne var ki o gün, bir şeyler ters gidecektir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;“127 Hours”, kaya parçasına sıkışan kolu nedeniyle Kanyonda 5 gün boyunca mahsur kalan dağcı Aron Ralston’ın, yaşadığı o dehşet anlarını anlattığı “Between a Rock and a Hard Place” kitabından uyarlanmış. Etkileyici, huzursuz edici ve düşündürücü.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="292" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/26330"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/26330" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="292" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLQbYAkTI/AAAAAAAAB78/W6BC3jVaspo/s1600/1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLQbYAkTI/AAAAAAAAB78/W6BC3jVaspo/s320/1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLTByGbZI/AAAAAAAAB8A/jEFCj18hUTM/s1600/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLTByGbZI/AAAAAAAAB8A/jEFCj18hUTM/s320/2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLUiA7PKI/AAAAAAAAB8E/flMZvvJTFaI/s1600/3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLUiA7PKI/AAAAAAAAB8E/flMZvvJTFaI/s320/3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLWbggP7I/AAAAAAAAB8I/WDP4BWzWhpY/s1600/4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLWbggP7I/AAAAAAAAB8I/WDP4BWzWhpY/s320/4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLYM8Fl8I/AAAAAAAAB8M/EpGY7zMp160/s1600/5.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxLYM8Fl8I/AAAAAAAAB8M/EpGY7zMp160/s320/5.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-901729608162440005?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/901729608162440005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=901729608162440005&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/901729608162440005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/901729608162440005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/127-hours-2010.html' title='127 Hours (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTxI9eLYGGI/AAAAAAAAB74/EP6sggpzRZg/s72-c/127_saat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2595862912181656863</id><published>2011-01-28T08:40:00.015+02:00</published><updated>2011-01-28T08:47:37.554+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Pleasantville (1998)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Yaşamın Renkleri&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Fantastik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Gary Ross&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 124 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Tobey Maguire, Reese Witherspoon, William H. Macy, Joan Allen, Jeff Daniels, J.T. Walsh, Don Knotts, Marley Shelton, Jane Kaczmarek, Giuseppe Andrews, Jenny Lewis, Marissa Ribisi, Denise Dowse, McNally Sagal, Paul Morgan Stetler&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTI2RUchQnI/AAAAAAAAB7o/P8I28aX3s4Q/s1600/Pleasantville.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTI2RUchQnI/AAAAAAAAB7o/P8I28aX3s4Q/s320/Pleasantville.jpg" width="226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir TV’kolik olarak adlandırabilecek David (Tobey Maguire), okulda popülerleşmeye çalışan kız kardeşi Jennifer’la (Reese Witherspoon) küçük bir sorun yaşar. Çünkü ailesinin evde olmayacağını fırsat bilen Jennifer, erkek arkadaşını eve çağırmış, bu arada David de salondaki TV’de en sevdiği ve repliklerine kadar ezberlediği Pleasantville’i, bir yarışma için yeniden izlemeye karar vermiştir. Kumandayı ele geçirme mücadelesi sonunda, kumanda ellerinden fırlayarak duvara çarpar ve kırılır. İlginçtir ki, kapıda bir televizyon tamircisi belirir. TV tamircisi, onlara öyle bir kumada verecektir ki, David ve Jennifer kendilerini bir anda renksiz dizinin içinde bulacaktır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı ve eğlenceli bu yapım, Tobey Maguire ve Reese Witherspoon’ın gençlik dönemlerinde bir dönüm noktası sayılabilir. Renksiz kamera arkasını görsel olarak hayal eden ve içinde yaşatan Pleasantville, derinliğinde anlamlı düşünceler barındırıyor. Mesela rutin düzenin kabullenilmeyişi, isyan ve devrim, en göze çarpan ayrıntılar. Kesinlikle izlemeye değer…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="292" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/1330"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/1330" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="292" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2595862912181656863?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2595862912181656863/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2595862912181656863&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2595862912181656863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2595862912181656863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/pleasantville-1998.html' title='Pleasantville (1998)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTI2RUchQnI/AAAAAAAAB7o/P8I28aX3s4Q/s72-c/Pleasantville.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4052099546104179765</id><published>2011-01-27T08:40:00.000+02:00</published><updated>2011-01-27T08:40:00.179+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Spy Next Door (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Kapımdaki Casus&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Aksiyon&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Brian Levant&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 94 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Jackie Chan, Amber Valetta, Madeline Carroll, Will Shadley, Alina Foley, Magnús Scheving, Billy Ray Cyrus, George Lopez, Katherine Boecher, Mia Stallard, Maverick McWilliams, Quinn Mason, Margaret Murphy&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQI6tCCNbhI/AAAAAAAAB5I/wKax6Sd7DVw/s1600/The+Spy+Next+Door.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQI6tCCNbhI/AAAAAAAAB5I/wKax6Sd7DVw/s320/The+Spy+Next+Door.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Üç çocuğuyla birlikte yaşayan Gillian (Amber Valetta), Çinli komşusu Bob Ho (Jackie Chan) ile bir ilişki içindedir. Kendini kalem ithalatçısı olarak tanıtan Bob, gerçekte CIA için çalışan bir casustur. Çocuklar, annelerinin Bob’la olan beraberliğinden rahatsızdır. Onları ayırmak için ellerinden geleni yapmaya karar verirler. Kariyerini bırakıp aile hayatı yaşamak isteyen Bob ise, çocuklarla anlaşmak için içtenlikle gayret gösterecek, fakat bu hiç de kolay olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Komediye dönüştürülmüş dövüş sahneleriyle dolu, standart bir Jackie Chan filmi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="304" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/15106"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/15106" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="304" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4052099546104179765?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4052099546104179765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4052099546104179765&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4052099546104179765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4052099546104179765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/spy-next-door-2010.html' title='The Spy Next Door (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQI6tCCNbhI/AAAAAAAAB5I/wKax6Sd7DVw/s72-c/The+Spy+Next+Door.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8607226173419768039</id><published>2011-01-26T08:40:00.007+02:00</published><updated>2011-01-26T08:40:00.991+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>You Again (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Yine mi Sen?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Romantik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Andy Fickman&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 105 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Kristen Bell, Jamie Lee Curtis, Sigourney Weaver, Odette Yustman, Betty White, Victor Garber, James Wolk, Kristin Chenoweth, Sean Wing, Kyle Bornheimer, Billy Unger, Christine Lakin, Meagan Holder, Patrick Duffy, Anna A. White&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSeQeZc_R2I/AAAAAAAAB7g/FDLBI-Z9kDY/s1600/yine-mi-sen.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSeQeZc_R2I/AAAAAAAAB7g/FDLBI-Z9kDY/s320/yine-mi-sen.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Lisede arkadaşları tarafından değersiz(ezik) görülen Marni (Kristen Bell), okulun popüler isimlerinden biri olan abisi Will’in (James Wolk), başarılı olma konusundaki değerli sözlerinden güç bularak okulundan mezun olmuş, hemen ardından hırslı ve özverili çalışmaları sayesinde görev aldığı PR(halkla ilişkiler) şirketinde, kısa süre içinde müdür ataması gerçekleşmiştir. Abisinin düğün hazırlıkları için evine izinli dönen Marni, gelin adayının, lisede kendisiyle alay edenlerin başını çeken Joanna (Odette Yustman) olduğunu öğrenince, çılgına döner. Artık tek istediği, Joanna’yı ailesinden ve abisinden uzak tutmak olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç kuşak içinde, kişilerin geçmişindeki hataları, unutulmayan acıları ve bastırılmış duyguların tehlikeli şekilde açığa çıkmasını, esprili bir dilde anlatmayı başaran bu yapım, yüzünüzde tebessüm sağlayacaktır. Özellikle bayanların ilgisini çekebilecek bir film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="242" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/21661"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/21661" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="242" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8607226173419768039?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8607226173419768039/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8607226173419768039&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8607226173419768039'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8607226173419768039'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/you-again-2010.html' title='You Again (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSeQeZc_R2I/AAAAAAAAB7g/FDLBI-Z9kDY/s72-c/yine-mi-sen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3682273417430611961</id><published>2011-01-25T08:40:00.013+02:00</published><updated>2011-01-25T08:40:00.312+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>All Good Things (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Romantik / Dram / Polisiye / Gizem&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Andrew Jarecki&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 101 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Ryan Gosling, Kirsten Dunst, Frank Langella, Lily Rabe, Philip Baker Hall, Michael Esper, Diane Venora, Nick Offerman, Kristen Wiig, Stephen Kunken, John Cullum, Maggie Kiley, Liz Stauber, Marion McCorry, Mia Dillon&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSCmm_09HBI/AAAAAAAAB7U/GveGr1OOW64/s1600/all_good_things.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSCmm_09HBI/AAAAAAAAB7U/GveGr1OOW64/s320/all_good_things.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;David Marks (Ryan Gosling), annesini henüz yedi yaşında kaybederek, katı yürekli babasıyla büyümüştür. Gençlik yıllarında kiracısı Katie’yle (Kirsten Dunst) tanışmalarının ardından, kısa süre içinde başlayan duygusal ilişkilerini evlilikle tamamlarlar. Babası gibi gayrimenkul işleriyle uğraşmak istemeyen David, şehirden uzakta bir çiftlik evi satın alır. Hayatlarını böyle devam ettirmeyi planlarken, babası Sanford Marks (Frank Langella) ziyaretlerine gelerek, geri dönmesi ve gayrimenkul işlerini yeniden ele alması konusunda ısrarcı davranır. Böylece David hiç istemediği bir işin içine yeniden girerken, artan psikolojik sorunlarıyla beraber kaosa sürüklenecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmdeki hikâye, 1971 Ocak ile 2003 Kasım arasında geçen olaylardan esinlenerek hazırlanmış. David’in yargılandığı mahkemede, verdiği ifadelerin görsel karelere dönüşmesiyle hazırlanan yapım, oldukça ilgi çekici. Gerçeklik payları düşünüldüğünde, filmin etkisi daha vurgulu hale geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/all_good_things.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="305" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/28846"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/28846" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="305" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3682273417430611961?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3682273417430611961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3682273417430611961&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3682273417430611961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3682273417430611961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/all-good-things-2010.html' title='All Good Things (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSCmm_09HBI/AAAAAAAAB7U/GveGr1OOW64/s72-c/all_good_things.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6691375547242760323</id><published>2011-01-24T08:40:00.027+02:00</published><updated>2011-01-24T09:49:55.847+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><title type='text'>Dengeyi Gör(ebil)mek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTy7uVT_AfI/AAAAAAAAB8U/0rTDR956KZE/s1600/mountain.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" s5="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTy7uVT_AfI/AAAAAAAAB8U/0rTDR956KZE/s320/mountain.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Her inandığımız, her bildiğimiz, her istediğimiz şey, &lt;strong&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;doğru&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; olmayabilir. Yönümüzdeki bazı kapılar kapalıysa, o kapılar &lt;strong&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;tek çıkış noktası&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; değildir hayatta. Bazen bir fısıltı gibi gelir kulağımıza doğrular. Derindendir, ama &lt;span style="font-size: large;"&gt;işitilirse&lt;/span&gt;, yüreği &lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;hareketlen&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;direbilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Umut yolculukları&lt;/span&gt;nda&amp;nbsp;bireyin çantası erzak &lt;span style="font-size: large;"&gt;(+)&lt;/span&gt;yüklüdür. Amaçlar uğruna tüketilen her mühimmatın hayati anlamı vardır. Boşa tüketilenler ise&lt;span style="font-size: large;"&gt;(-)&lt;/span&gt;, kimi zaman ders olur, kimi zaman heba edilen yıllar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;Hedefi gören&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;ler, hızla &lt;span style="font-size: large;"&gt;ileri&lt;/span&gt; doğru atılır. Bir şekilde ona tutunurlar. &lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Fakat…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hedefi tutturup da yolculuğunu unutanlar, elde ettiklerinin değerini göremeyenler,&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-size: large;"&gt;unutulurlar&lt;/span&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolculuğu hafızasına kazıyıp da hedefini geliştirenler ya da büyütenler,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: blue; font-size: large;"&gt;İşte onlar dengeyi sağlamış örnek kişilerdir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: 127 Hours(Filmin görsellerinden)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6691375547242760323?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6691375547242760323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6691375547242760323&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6691375547242760323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6691375547242760323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/dengeyi-gorebilmek.html' title='Dengeyi Gör(ebil)mek'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTy7uVT_AfI/AAAAAAAAB8U/0rTDR956KZE/s72-c/mountain.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4811746328496162122</id><published>2011-01-23T08:40:00.000+02:00</published><updated>2011-01-23T08:40:00.729+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Sorcerer's Apprentice (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Sihirbazın Çırağı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Fantastik / Komedi / Macera&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Jon Turteltaub&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 109 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Nicolas Cage, Jay Baruchel, Alfred Molina, Teresa Palmer, Toby Kebbell, Omar Benson Miller, Monica Bellucci, Alice Krige, Jake Cherry, James A. Stephens, Gregory Woo, Wai Ching Ho, Jason R. Moore, Robert Capron, Peyton List, Nicole Ehinger, Rohit Gaur&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOfkFtUDBEI/AAAAAAAAB1g/k-MyVFZQAiE/s1600/The_Sorcerers_Apprentice.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOfkFtUDBEI/AAAAAAAAB1g/k-MyVFZQAiE/s320/The_Sorcerers_Apprentice.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Tarihin karanlık sayfaları, büyücülerin savaşlarıyla doluydu. Kötülükler karşısında insanoğlunun kaderi, adil ve güçlü büyücü Merlin'in elindeydi. Merlin, sırlarını güvendiği üç çırağına öğretti. Balthazar (Nicolas Cage), Veronica (Monica Bellucci) ve Horvath (Alfred Molina). Fakat Horvath, Merlin’in en büyük düşmanı Morgana’yla (Alice Krige) anlaşarak, ona ihanet etti. Morgana, insanoğlunu köleye dönüştürme büyüsü "Yükseliş"e hazırlanırken, Veronica onun ruhunu kendi bedenine hapsetti. Balthazar ise, hem içten içe yok olan Veronica’yı korumak, hem de Morgana’yı engellemek için, onları Grim Hold'a kapattı. Bu sırada Morgana’nın darbeleriyle yaralanan Merlin son nefesini verirken, Balthazar'a ejderha yüzüğünü vererek, yüzüğün rehberliğinde Merlin’in varisi Prime Merlinian'ı bulması istedi. İnsanoğlunun kaderi, buna bağlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;New York, 2000. Geleceğin fizik dahilerinden küçük Dave (Jay Baruchel), Becky’e (Teresa Palmer) aşıktır. Bu aşkın karşılığı olup olmadığını Becky’e bir kağıt parçasıyla sorar. Fakat kızdan gelen cevap kâğıdı, beklenmedik şekilde caddede uçuşmaya başlar. Kâğıdın rotası, Balthazar’ın mekânı, yani Dave’in hayatını değiştirecek yere doğru olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Heyecan, aksiyon, masal, romantizm… Mitolojiyle başlayan film, gelecekte hareketli ve eğlenceli bir fantastik masala dönüşüyor. İzleyiciyi sıkmadan etkisi altına alarak, sona kadar hoş vakit geçirmeyi garanti ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="250" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/16832"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/16832" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="250" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4811746328496162122?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4811746328496162122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4811746328496162122&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4811746328496162122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4811746328496162122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/sorcerers-apprentice-2010.html' title='The Sorcerer&apos;s Apprentice (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOfkFtUDBEI/AAAAAAAAB1g/k-MyVFZQAiE/s72-c/The_Sorcerers_Apprentice.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1813984550262595167</id><published>2011-01-22T12:40:00.000+02:00</published><updated>2011-01-22T12:40:00.580+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Switch (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Romantik / Komedi / Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Josh Gordon, Will Speck&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 101 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Jason Bateman, Victor Pagan, Jennifer Aniston, Jeff Goldblum, Juliette Lewis, Todd Louiso, Scott Elrod, Patrick Wilson, Rebecca Naomi Jones, Kelli Barrett, Jeremy J. Mohler, Will Swenson, Edward James Hyland, Caroline Dhavernas, Brian Podnos, Thomas Robinson&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRkRADRLyeI/AAAAAAAAB54/27GuVYYsUHg/s1600/The+switch.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRkRADRLyeI/AAAAAAAAB54/27GuVYYsUHg/s320/The+switch.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hayalindeki adamı bulamayan Kassie Larson (Jennifer Aniston), yapay yollardan bebek sahibi olmaya karar verir. En yakın arkadaşı ve sırdaşı Wally Mars (Jason Bateman) Kassie’nin bu kararından hiç hoşlanmayacaktır. Üstelik sperm seçmesi için de kendisinden yardım istemiştir. Oysa Wally, Kassie’e karşı dostluktan çok daha öte duygular beslemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapay yöntemle seçtiği sperm sahibi erkeği tanıyamayacağını anlayan Kassie, aradığı özelliklere yakın Roland’ı (Patrick Wilson), stresini atmak üzere düzenlediği partiye çağırır. O akşam partide sarhoş olan Wally, Roland’ın spermleri yok edip yerine kendininkini koyacak ama gün sonunda hiçbir şey hatırlamayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik romantik komedilerden biri. Orta yaşlı bir kadının, çocuk sahip olmak için hamle yapması ve arada gizli kalmış bir aşkın alevlenmesi ele alınmış. Keyifle izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/switch.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="254" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/19790"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/19790" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="254" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1813984550262595167?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1813984550262595167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1813984550262595167&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1813984550262595167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1813984550262595167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/switch-2010.html' title='The Switch (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRkRADRLyeI/AAAAAAAAB54/27GuVYYsUHg/s72-c/The+switch.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4270558289378044943</id><published>2011-01-22T01:41:00.001+02:00</published><updated>2011-01-22T01:42:08.251+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şiir'/><title type='text'>Güneş Batarken-Doğarken</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TToY7q6etXI/AAAAAAAAB70/RfhvW29R3e8/s1600/The_Possibility.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TToY7q6etXI/AAAAAAAAB70/RfhvW29R3e8/s320/The_Possibility.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir başlangıç aradım sonun kenarında. &lt;br /&gt;Noktayı koyduktan sonra, yeni bir cümle açtım satır başına.&lt;br /&gt;Aldım gittim uçsuz bucaksız topraklara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir gün dönmüştüm.&lt;br /&gt;İstatistikler,&amp;nbsp;her formülde belirsizlikler oluşturdu.&lt;br /&gt;Çözüm, bilmem kaç milyon küsür ihtimalden biriydi.&lt;br /&gt;Ne formüller arasında debelendim,&lt;br /&gt;Ne de kaderi seyre dalan bir izleyiciydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıma azmi aldım,&lt;br /&gt;Bir de şans faktörünün kader çarkını,&lt;br /&gt;Ruhuma kattığım multi-vitaminlerle beraber,&lt;br /&gt;Yeniden açtım yelkenleri umuda doğru…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://hylian-maiden.deviantart.com/art/The-Possibility-152808648?q=boost%3Apopular%20possibility&amp;amp;qo=45"&gt;deviantart&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4270558289378044943?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4270558289378044943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4270558289378044943&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4270558289378044943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4270558289378044943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/gunes-batarken-dogarken.html' title='Güneş Batarken-Doğarken'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TToY7q6etXI/AAAAAAAAB70/RfhvW29R3e8/s72-c/The_Possibility.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6299058540927519588</id><published>2011-01-21T08:40:00.007+02:00</published><updated>2011-01-21T08:40:00.753+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Salt (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Ajan Salt&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Gerilim / Gizem / Polisiye / Aksiyon&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Phillip Noyce&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; Dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Angelina Jolie, Liev Schreiber, Chiwetel Ejiofor, Daniel Olbrychski, August Diehl, Daniel Pearce, Hunt Block, Andre Braugher, Olek Krupa, Cassidy Hinkle, Corey Stoll, Vladislav Koulikov, Olya Zueva, Kevin O'Donnell, Gaius Charles&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRdc-_wtahI/AAAAAAAAB5w/eZYCLj5KO1A/s1600/Salt.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRdc-_wtahI/AAAAAAAAB5w/eZYCLj5KO1A/s320/Salt.jpg" width="223" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;CIA için çalışan ajan Evelyn Salt (Angelina Jolie), bir Rus ajanının itirafları nedeniyle problem yaşar. Rus ajanın sözlerine göre Salt, hükümetin Ruslarla sorun yaşaması için çalışmaktadır. Diğer ekipler tarafından olaylar sonuçlanana kadar gözaltında tutulan Salt, eşine telefonla ulaşamayınca telaşlanır. Oradan kaçmayı başaran Salt, kendini temize çıkarmak üzere çalışmalara başlar. Fakat kendi lehine hiçbir şey yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümetler arası bilgi güvenliğini aşma üzerine planlanmış ajan filmlerinden biri. Bol aksiyon yaşatan film, bir kimlik bulmacası içinde merak uyandırıyor. Ajanın yetenekleri biraz abartılsa da, görünürde rahatsız edici bir durum yok. Keyifle izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="265" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/15685"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/15685" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="265" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6299058540927519588?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6299058540927519588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6299058540927519588&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6299058540927519588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6299058540927519588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/salt-2010.html' title='Salt (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TRdc-_wtahI/AAAAAAAAB5w/eZYCLj5KO1A/s72-c/Salt.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-9060533976038220662</id><published>2011-01-20T08:40:00.021+02:00</published><updated>2011-01-21T22:09:25.152+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Black Swan (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Siyah Kuğu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram / Gizem / Gerilim&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Darren Aronofsky&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 108 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Natalie Portman, Mila Kunis, Vincent Cassel, Barbara Hershey, Winona Ryder, Benjamin Millepied, Ksenia Solo, Kristina Anapau, Janet Montgomery, Sebastian Stan, Toby Hemingway, Sergio Torrado, Mark Margolis, Tina Sloan, Abraham Aronofsky&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTnn57a5cXI/AAAAAAAAB7w/UaPpP90PGAk/s1600/black_swan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTnn57a5cXI/AAAAAAAAB7w/UaPpP90PGAk/s320/black_swan.jpg" width="218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir bale topluluğunun hazırlandığı sezon açılışı, yine Kuğu Gölü oyunu ile yapılacaktır. Seçmelerde Beyaz Kuğu ve Siyah Kuğu’yu canlandıracak yeni yüz arayışındaki Thomas Leroy’un (Vincent Cassel) adayları arasında, Nina Sayers (Natalie Portman) da vardır. Gösteride başrolü almak isteyen Nina, varını yoğunu ortaya koyarak hazırlıklara başlar. Fakat Nina, birtakım sağlık sorunlarıyla karşı karşıyadır. Bu sorunları görmezden gelerek işine konsantre olması, hedefi konusunda ne derece hırs yaptığını hissettirecektir.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Farklı çizgide gelişen film, bir balerin hikâyesinden çok daha ileride… Natalie Portman, adeta profesyonel bir balerin gibi davranıyor. Ondaki azmi yüz ifadesinden, zihinsel karmaşaları ve sağlık problemlerini ise davranışlarından seçebiliyoruz. Filmdeki simetrik gösterilerle yoğrulmuş psikolojik bakış açısı, izleyiciyi sonuna kadar etkisi altına alacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/black_swan_ver7.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="237" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/26070"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/26070" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="237" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-9060533976038220662?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/9060533976038220662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=9060533976038220662&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9060533976038220662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9060533976038220662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/black-swan-2010.html' title='Black Swan (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTnn57a5cXI/AAAAAAAAB7w/UaPpP90PGAk/s72-c/black_swan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-896685962576510058</id><published>2011-01-19T08:40:00.010+02:00</published><updated>2011-01-19T08:40:00.873+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Village (2004)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Köy&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Gizem / Gerilim&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; M. Night Shyamalan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 108 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Bryce Dallas Howard, Joaquin Phoenix, Adrien Brody, William Hurt, Sigourney Weaver, Brendan Gleeson, Cherry Jones, Celia Weston, John Christopher Jones, Frank Collison, Jayne Atkinson, Judy Greer, Fran Kranz, Michael Pitt, Jesse Eisenberg&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TREffzqxM0I/AAAAAAAAB5g/50_4GxTe_XU/s1600/thevillage.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TREffzqxM0I/AAAAAAAAB5g/50_4GxTe_XU/s320/thevillage.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Köy halkı, yaşadıkların mekânın çevresindeki bölgeyi tanımamaktadır. Çünkü köyün etrafını saran yasak orman, yaratıkların mekânıdır. Onlarla yapılan anlaşma gereği, köyden ormana geçilmeyecek, bunun karşılığında onlar da köye gelmeyecektir. Fakat Lucius Hunt (Joaquin Phoenix) adlı genç, köydeki hastalara ilaç bulmak ve yaşadığı mekânın çevresinde neler olduğunu keşfetmek üzere, köyün yaşlı heyetinden izin ister. Fakat Lucius’un düşünceleri tehlikeli bulunarak, pek olumlu karşılanmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Village (Köy), konu ve düşünce açısından farklı bir yapıya sahip. İzleyicilerine, gerilim türünde iyi bir gizem hikâyesi sunuyor. Türüne ilgi duyanların beğeneceği bir yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2004/village_ver3.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="305" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/1830"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/1830" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="305" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-896685962576510058?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/896685962576510058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=896685962576510058&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/896685962576510058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/896685962576510058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/village-2004.html' title='The Village (2004)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TREffzqxM0I/AAAAAAAAB5g/50_4GxTe_XU/s72-c/thevillage.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-762322054991703902</id><published>2011-01-18T08:40:00.000+02:00</published><updated>2011-01-18T08:40:00.489+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>A Guide to Recognizing Your Saints (2006)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Hayatındaki Azizleri Keşfetme Kılavuzu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Dito Montiel&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 100 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Dianne Wiest, Robert Downey Jr., Shia LaBeouf, Melonie Diaz, Julia Garro, Eleonore Hendricks, Adam Scarimbolo, Peter Anthony Tambakis, Channing Tatum, Anthony Tirado, Erick Rosado, Steve Payne, Chazz Palminteri, Tibor Feldman, Martin Compston, Olga Merediz, Federico Castelluccio, Anthony DeSando, Scott Michael Campbell&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TNP5tU3fyGI/AAAAAAAAB0g/8lvRD7CBVUU/s1600/A_Guide_to_Recognizing_Your_Saints.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TNP5tU3fyGI/AAAAAAAAB0g/8lvRD7CBVUU/s320/A_Guide_to_Recognizing_Your_Saints.jpg" width="215" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kaliforniya’da yaşayan Dito &lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Times, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;(Shia LaBeouf-//-Robert Downey Jr.), &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;annesi Flori &lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Times, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;(Dianne Wiest)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; ve arkadaşı Nerf’den &lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Times, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;(Peter Anthony Tambakis-//-Scott Michael Campbell)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;, babası Monty’nin &lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Times, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;(Chazz Palminteri)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; hastalandığını öğrenir. Hayatıyla ilgili anılarını kapsayan bir kitap yazan Dito, 20 yıldır çocukluğunun geçtiği topraklara dönmemiştir. &lt;strong&gt;“Filmdeki herkesi terk edeceğim”&lt;/strong&gt; sözleriyle başlayan ve Dito’nun New York, Queens’in Astoria mahallesindeki evinde geçen anıları, gözler önüne serilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dito, serseri arkadaşları Nerf ve Antonio’yla beraber, çevre halkını rahatsız eden biridir. Gittikleri her yere, Antonio’nun yarım akıllı kardeşi Guiseppe’yi &lt;em&gt;&lt;span style="font-family: Times, &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;, serif;"&gt;(Adam Scarimbolo)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; de götürürler. Birilerine sataşmak, sokaklarda aylaklık etmek ve kız arkadaşlarıyla buluşup oynaşmak, her günkü rutinleridir. Basitlikten sıkılan Dito, her şeyi geride bırakarak kaçma arzusuyla yanıp tutuşacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varoşlarda yaşayan çocukların ve gençlerin sosyal yaşamdaki rolleriyle birlikte, aile içi şiddet, gerçeklere uygun olarak normalleştiriliyor. İntikam duyguları adeta bir namus hissiyatı içeriyor. Acı dolu hikâyelerde şiddet sonrası moraran bedenlerin herhangi bir önemi yok. Her şey olması gerektiği gibi. Böyle gelmiş, böyle gidecek. Değişim iki şekilde var olacak. Ya sosyal çevre yaşamda kendini yenileyecek, ya da birileri yaşadığı yeri terk edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetmen Dito Montiel bu filmi, hayat hikâyesini içeren aynı adlı romanından senaryolaştırmış. Filmin sonuna da, gerçek hayattan bir kesit eklemiş. Durağan yapısına rağmen, genel anlamda iyi olduğu söylenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="305" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/2796"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/2796" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="305" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-762322054991703902?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/762322054991703902/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=762322054991703902&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/762322054991703902'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/762322054991703902'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/guide-to-recognizing-your-saints-2006.html' title='A Guide to Recognizing Your Saints (2006)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TNP5tU3fyGI/AAAAAAAAB0g/8lvRD7CBVUU/s72-c/A_Guide_to_Recognizing_Your_Saints.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2865673546891189812</id><published>2011-01-17T08:40:00.007+02:00</published><updated>2011-01-17T08:40:00.921+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Social Network (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Sosyal Ağ&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Biyografi / Dram / Tarih&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; David Fincher&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 120 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Jesse Eisenberg, Rooney Mara, Bryan Barter, Dustin Fitzsimons, Joseph Mazzello, Patrick Mapel, Andrew Garfield, Toby Meuli, Alecia Svensen, Calvin Dean, Rashida Jones, Armie Hammer, Josh Pence, Steve Sires, Justin Timberlake, Kyle Fain, John Hayden&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQ3zkGHsQGI/AAAAAAAAB5U/zIHehs8ngX8/s1600/The_Social_Network.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQ3zkGHsQGI/AAAAAAAAB5U/zIHehs8ngX8/s320/The_Social_Network.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kız arkadaşı Erica Albright (Rooney Mara) ile akşam yemeği sohbetinde, karşılıklı iletişim sorununu aşamayan Mark Zuckerberg (Jesse Eisenberg), o gece Erica’yla ilgili ağır eleştirel düşüncelerini kişisel bloguna taşır. Harvard Üniversitesi’nde okuyan ve Kırkland Yurdu’nda kalan Mark, yurttaki yakın arkadaşı Billy Olsen’le (Bryan Barter) birlikte okulun güvenlik engelini aşarak, ele geçirdiği kız öğrencilerin resimlerini ikili şekilde kıyaslayan bir çeşit program hazırlar. Facemash adında kurduğu sitede bunu yayınlayarak, o gece 2 saat içinde 22.000 izleyiciyle müthiş bir trafik yakalar. Harvard’ı ayağa kaldıran bu olay, Mark’ı daha ileri düşüncelere iter. Bir yandan yeni projesi üzerinde çalışan Mark, bir yandan da Harvard disiplin kurunda, güvenlik ihlali ve özel yaşamla ilgili birçok konuda kendini savunmak zorunda kalacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en genç milyarderi ve Facebook’un kurucusu olan Mark Zuckerberg’in, kısa süre içinde büyük başarı yakalayan hikâyesini beyazperdeye aktaran film, oldukça etkileyici. Doğru yerde ve doğru zamanda uygulanan hayallerin, insanları ne derece uç noktalara taşıyabileceği gösteriliyor. Başarı ve popülerliğin getirdiği zorluklar, engeller, başarıdan pay sağlamaya çalışanlar ve bozulan dostlukların ardından başlayan düşmanlıklar... Bütün olarak başarılı bir anlatım var. İzlenmesi gereken filmler arasında yerini alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="235" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/24469"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/24469" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="235" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2865673546891189812?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2865673546891189812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2865673546891189812&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2865673546891189812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2865673546891189812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/social-network-2010.html' title='The Social Network (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQ3zkGHsQGI/AAAAAAAAB5U/zIHehs8ngX8/s72-c/The_Social_Network.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2538371980896260284</id><published>2011-01-16T08:40:00.017+02:00</published><updated>2011-01-16T08:40:00.172+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Temple Grandin (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Biyografi / Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Mick Jackson&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 103 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Claire Danes, Julia Ormond, David Strathairn, Catherine O'Hara, Stephanie Faracy, Barry Tubb, Melissa Farman, Steve Shearer, Richard Dillard, Jenna Hughes, Michael Crabtree, Charles Baker, David Born, Rutherford Cravens, Matthew Posey&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTItDdrdQfI/AAAAAAAAB7k/__CCbTBv5Ng/s1600/temple_grandin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTItDdrdQfI/AAAAAAAAB7k/__CCbTBv5Ng/s320/temple_grandin.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dört yaşına geldiği halde halen konuşamayan ve çevreye verdiği&amp;nbsp;tepkide farklılık oluşan Temple Grandin’i (Claire Danes), annesi Eustacia (Julia Ormond) psikiyatriye götürdüğünde, “iyileşemez” ve “hayatı boyunca bakımevinde kalması gerekli” yanıtını alır. Bu fikri reddeden annesi, kızını konuşturmak uğruna çaba gösterecek ve bunu başaracaktır. Hatta kızının daha ileri gidebileceğine inanarak, onu normal bir okula kayıt ettirmeyi bile başarır. Temple Grandin’in en büyük destekçisi annesi, &lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt;doğru eğitimle bir otizimlinin neler başarabileceğini, tüm olumsuzluklara rağmen çevresine ispatlamış olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: 'Times New Roman'; font-size: 12pt; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt;&lt;/span&gt;Gerçek hayattan uyarlanan olağanüstü bir hayat mücadelesi. Otistik bir çocuğun daha iyi anlaşılması konusunda, harika bir görsel düzenlemeye gidiliyor. Claire Danes’in oyunculuğunun kalitesini, olumlu yönde bizzat Temple Grandin’in kendisi desteklemiş. Temple Grandin,&amp;nbsp;Time dergisinin “2010’un en etkili 100 ismi” listesinde kahramanlar kategorisinde yer alıyor (kaynakça: &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/16768412.asp?gid=66"&gt;hurriyet&lt;/a&gt;). Seyredebileceğiniz en etkili biyografilerden biti olan film, 7 Emmy ödülü almış. Kesinlikle izleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/tv/temple_grandin.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="304" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/28844"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/28844" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="304" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2538371980896260284?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2538371980896260284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2538371980896260284&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2538371980896260284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2538371980896260284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/temple-grandin-2010.html' title='Temple Grandin (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTItDdrdQfI/AAAAAAAAB7k/__CCbTBv5Ng/s72-c/temple_grandin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-9037493894274396742</id><published>2011-01-15T08:40:00.007+02:00</published><updated>2011-01-15T08:40:00.671+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Frequency (2000)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Frekans&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Bilim-Kurgu / Polisiye / Gizem / Gerilim&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Gregory Hoblit&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 118 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Dennis Quaid, James Caviezel, Shawn Doyle, Elizabeth Mitchell, Andre Braugher, Noah Emmerich, Melissa Errico, Daniel Henson, Jordan Bridges, Stephen Joffe, Jack McCormack, Peter MacNeill, Michael Cera, Marin Hinkle, Richard Sali&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQHziwUH4GI/AAAAAAAAB5E/6RrzHK_cmls/s1600/frequency.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQHziwUH4GI/AAAAAAAAB5E/6RrzHK_cmls/s320/frequency.jpg" width="226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Hayatındaki işleri bir türlü yoluna koyamayan John Sullivan (James Caviezel), 30 yıl önce ölen itfaiyeci babası Frank’ın (Dennis Quaid) telsizinden, birinin kendisiyle irtibata geçtiğini duyar. İşin garip tarafı, telsizin diğer ucundaki kişi, Frank’tır. Yani telsizde yakaladıkları frekans, 30 yıl arayı birbirine bağlayan ses olmuştur. Baba-oğlun bu konuşması, zamanda bir takım değişimler meydana getirecektir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Konu itibariyle ilgili çekici. Film içeriğinde geçen gelişmeler, heyecanı üst tempoda tutmayı başarıyor. Bazı durumlar için teknik anlamsızlıklara takılmazsak, bir kişinin yaşamı üzerinde olası gerçekleşebilecek her değişikliğin, yaşamdaki her karenin değişmesi anlamına geleceği anlatılmaya çalışılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-9037493894274396742?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/9037493894274396742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=9037493894274396742&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9037493894274396742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/9037493894274396742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/frequency-2000.html' title='Frequency (2000)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQHziwUH4GI/AAAAAAAAB5E/6RrzHK_cmls/s72-c/frequency.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2815047719675740940</id><published>2011-01-14T08:40:00.011+02:00</published><updated>2011-01-14T08:40:00.198+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Countess (2009)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Biyografi / Tarih / Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Julie Delpy&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 98 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Julie Delpy, Daniel Brühl, William Hurt, Anamaria Marinca, Sebastian Blomberg, Adriana Altaras, Charly Hübner, Andy Gatjen, Maria Simon, Frederick Lau, Katrin Pollitt, Anna Maria Mühe, Rolf Kanies, Christine Mayer, Henriette Confurius&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQB84Weg7OI/AAAAAAAAB48/tOr-AL--ksU/s1600/countess.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQB84Weg7OI/AAAAAAAAB48/tOr-AL--ksU/s320/countess.jpg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kontes Erzebet Bathory (1560-1614) Macaristan’ın en seçkin ailelerinden birinin çocuğuydu. Merhametsiz, duygusuz, öfkeli ama meraklı biri… 15 yaşındayken, Ferenc Nadasdy (Charly Hübner) ile evlendirildi. Nadasdy, soylu ve iyi bir savaşçıydı. Erzebet Bathory (Julie Delpy) ise 6 dil bilen zeki bir kadındı. Bohemya krallıklarından Polonya’ya kadar pek çok soylu, bu ittifaktan doğan evlilik nedeniyle onlara borçlu kaldı. Zenginliğin ardında, halkın ağzında dolaşan bir cadı masalı da vardı. Cadı olduğu iddia edilen Darvulia (Anamaria Marinca), Erzebet’in servetinin mükemmel yönettiğinden, altın tarifini bildiğine dair söylentiler dolaşırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nadasdy’nin bir hastalığa yakalanarak ölmesinden sonra dul kalan Erzebet’in servetini kullanmak isteyen kuzeni Gyorgy Thurzo (William Hurt), Erzebet’e evlilik teklif eder. Fakat Erzebet onu değil, Gyorgy’nin oğlu Istvan’ı (Daniel Brühl) tercih eder. Bu tercih, belki de Erzebet’in en zayıf tarafını ortaya çıkarmıştır. Bu zayıflık, tüm öfkesine ve merhametsizliğine rağmen, aşka yenik düşen kalbidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kontes Erzebet’in yaşadığı devir, Kanuni Sultan Süleyman’ın Macaristan topraklarına akın ettiği ve Viyana'yı kuşattığı döneme denk gelmektedir. Filmde Türkler, dolaylı yoldan barbar olarak nitelendiriliyor. Hatta Erzebet’in kanla gençleşme hayali üzerine düşüncesi, sözde Türk adetleri kitabında yazan, “güçlerini almak için çocukların kanını içtikleri”yle ilgili sapkın açıklamalardan geldiği üzerinedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca soylu kavramıyla ilgili ortaçağ Avrupa’sındaki sürüp giden akım, yeniden hatırlatılmış. Bu düşünce, sonradan soylu olunamayacağı, soylu doğulabileceğiyle ilgili kavramdır. Bir de, film içinde suçlu kavramıyla ilgili özeleştiriler var. Suç neye göre değerlendirilir? Suçlu var mıdır, yoksa toplumun suça teşvik ettiği insanlar mı vardır? Kontes Erzebet Bathory’in hayatıyla ilgili bilgiye, tarihte pek rastladığımız söylenemez. Dilden dile dolaşan hikayelerle süslenmiş bu biyografi, izlemeye değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2008/countess_ver3.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="251" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/10269"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/10269" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="251" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2815047719675740940?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2815047719675740940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2815047719675740940&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2815047719675740940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2815047719675740940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/countess-2009.html' title='The Countess (2009)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TQB84Weg7OI/AAAAAAAAB48/tOr-AL--ksU/s72-c/countess.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1249680320089255466</id><published>2011-01-13T08:40:00.004+02:00</published><updated>2011-01-13T08:40:00.668+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Crazies (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe: Salgın&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Gerilim / Dram / Korku&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Breck Eisner&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 101 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Timothy Olyphant, Radha Mitchell, Joe Anderson, Danielle Panabaker, Christie Lynn Smith, Brett Rickaby, Preston Bailey, John Aylward, Joe Reegan, Glenn Morshower, Larry Cedar, Gregory Sporleder, Mike Hickman, Lisa K. Wyatt, Justin Welborn&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TP8S-siWxTI/AAAAAAAAB40/Et8-Fn0sqz8/s1600/The_Crazies.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TP8S-siWxTI/AAAAAAAAB40/Et8-Fn0sqz8/s320/The_Crazies.jpg" width="221" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kendi halinde bir kasabada yapılan beysbol turnuvasında, halktan biri elinde silahla sahanın ortasına gelir. Onun sarhoş olduğunu düşünen Şerif David (Timothy Olyphant), uyarı konuşmasının ardından, silah çeken Rory adındaki bu adamı vurmak zorunda kalır. Adam ölmüştür. Fakat yapılan otopside, depresyona yol açtığı düşünülen alkol veya uyuşturucu maddeye rastlanmaz. Şerif David suçluluk duygusu yaşarken, kasaba birden çılgına dönmeye başlar. Acaba bütün bunlara sebep olan şey nedir? Kurtuluş nasıl gerçekleşecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Crazies, virüs ve kimyasal maddelerin gittikçe çevresini esir almasıyla ilgili felaket filmlerinden. Derinliklerinde hükümetlerin savaş politikaları ve acımasızlık gibi kavramlar var. Zaten künye bilgilerini içeren film sonu yazılarının arasında, yapılan işlemler ve bunun medyada duyurulan kısmına dokunmalar yapılıyor. Gerilim anlamında izlenebilecek bir yapım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="254" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/14620"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/14620" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="254" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1249680320089255466?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1249680320089255466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1249680320089255466&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1249680320089255466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1249680320089255466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/crazies-2010.html' title='The Crazies (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TP8S-siWxTI/AAAAAAAAB40/Et8-Fn0sqz8/s72-c/The_Crazies.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6097958558317305418</id><published>2011-01-12T08:40:00.010+02:00</published><updated>2011-01-12T08:40:00.129+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Insignificance (1985)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Önemsizlik&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram / Komedi&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Nicolas Roeg&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 110 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Michael Emil, Theresa Russell, Tony Curtis, Gary Busey, Will Sampson, Patrick Kilpatrick, Ian O'Connell, George Holmes, Richard Davidson, Mitchell Greenberg, Raynor Scheine, Jude Ciccolella, Lou Hirsch, Ray Charleson, Joel Cutrara&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPzidGLafuI/AAAAAAAAB4s/FqXuZinlQZU/s1600/Insignificance.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPzidGLafuI/AAAAAAAAB4s/FqXuZinlQZU/s320/Insignificance.jpg" width="205" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dünya Barış Konferansı’nda konuşma yapmaya hazırlanan ‘Profesör’ (Michael Emil) ve ünlü film yıldızı ‘Aktris’ (Theresa Russell), halkın büyük ilgi gösterdiği isimlerdir. Çeşitli sorunlar yaşayan ‘Aktris’, hayran olduğu ‘Profesör’ün oteline ani bir ziyarette bulunur. Gecenin bir vaktinde bu garip ziyaret ‘Profesör’ün garibine gitse de, tanımadığı ‘Aktris’i odasına alarak sohbeti kabul edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albert Einstein ve Marilyn Monroe tiplemeleriyle ortaya çıkan isimler, kara mizahta bir araya geliyor. Einstein’ın çalışmaları, teorileri ve Almanya’daki sıkıntıları ele alınmış. Marilyn Monroe, 1955’te çekilen ünlü “The Seven Year Itch” (Yaz Bekârı) filmindeki sahnesiyle filme giriş yapıyor. Yetimhanedeki yılları ile çalkantılı hayatı arasında bağ kuruluyor. Ünlü aktris, sürekli çıplak ve seksi sarışın imajına isyan ederek, akıllı kimliğini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Popüler sinemada çok fazla rağbet görülen bir yapım değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.moviegoods.com/movie_poster/insignificance_1985.htm"&gt;moviegoods&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6097958558317305418?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6097958558317305418/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6097958558317305418&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6097958558317305418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6097958558317305418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/insignificance-1985.html' title='Insignificance (1985)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPzidGLafuI/AAAAAAAAB4s/FqXuZinlQZU/s72-c/Insignificance.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2313600870585914506</id><published>2011-01-11T08:40:00.010+02:00</published><updated>2011-01-11T08:40:00.823+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Exam (2009)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Tür: Gerilim / Gizem&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yönetmen: Stuart Hazeldine&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Süre: 101 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Oyuncular: Adar Beck, Gemma Chan, Nathalie Cox, John Lloyd Fillingham, Chukwudi Iwuji, Luke Mably, Pollyanna McIntosh, Jimi Mistry, Colin Salmon, Chris Carey&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPy71ZwAhOI/AAAAAAAAB4o/zOc1u0agxy4/s1600/Exam.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPy71ZwAhOI/AAAAAAAAB4o/zOc1u0agxy4/s320/Exam.jpg" width="220" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Büyük bir şirkette görev almak için birçok aday arasından ilk sekize girmeyi başaranlar, son aşama için hazırdır. İçeriye giren sınav görevlisi, adaylara açıklamalarda bulunur. Adayların önlerinde, her adayın sayı numarasını belirtilen bir soru kâğıdı vardır. Tek bir soruya karşılık, 80 dakika içinde adaylardan beklenen tek bir cevap… Fakat süre boyunca, içerideki güvenlik görevlisi ve sınavı düzenleyen kişiyle iletişime geçilmesi yasaktır. Sınav başladıktan sonra adaylar kâğıdın arka yüzünü çevirdiğinde, soru kâğıdının boş olduğunu görürler. Her biri çaresizce birbirlerine bakarken, 80 dakika içinde önce soruyu, sonra cevabı bulmaya çalışacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu itibariyle benzerlerine rastladığımız film, sonuna kadar gizemini koruyor. Süre ilerledikçe, çözüme ilişkin cevap daha da çok merak uyandırıyor. Belli zaman aralıklarında, anlamsız içerikler de görmek mümkün. Fakat önemli olan şey, sorunun ne olduğuyla ilgilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="304" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/16409"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/16409" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="304" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2313600870585914506?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2313600870585914506/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2313600870585914506&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2313600870585914506'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2313600870585914506'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/exam-2009.html' title='Exam (2009)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPy71ZwAhOI/AAAAAAAAB4o/zOc1u0agxy4/s72-c/Exam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2791939572135669660</id><published>2011-01-10T08:40:00.013+02:00</published><updated>2011-01-17T20:53:23.118+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Kids Are All Right (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: İki Kadın, Bir Erkek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram / Komedi&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Lisa Cholodenko&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 106 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Julianne Moore, Annette Bening, Mark Ruffalo, Mia Wasikowska, Josh Hutcherson, Yaya DaCosta, Kunal Sharma, Eddie Hassell, Zosia Mamet, Joaquín Garrido, Rebecca Lawrence, Lisa Eisner, Eric Eisner&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTSPQTlX7-I/AAAAAAAAB7s/W9kT_rJ55Js/s1600/untitled.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTSPQTlX7-I/AAAAAAAAB7s/W9kT_rJ55Js/s320/untitled.jpg" width="226" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Jules (Julianne Moore) ve Nic (Annette Bening), yapay döllenme yöntemiyle Joni (Mia Wasikowska) ve Laser (Josh Hutcherson) adında iki çocuk sahibi olmuş eşcinsellerdir. Joni 18 yaşında ve Laser 15 yaşındadır. Laser, yapay döllenmede spermleri sağlayan kişiyi bulması için, yasal özgürlüğünü alan Joni’den yardım ister. Böylece çocuklar, çiftçi Paul’a (Mark Ruffalo) ulaşmayı başarır. İki taraf birbirini tanımaya çalışırken, beklenmedik gelişmeler boy gösterecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu itibariyle uç noktalarda yer alan film, ailece izlenmeye uygun olmayabilir. Eşcinsel özgürlüğüne değinilerek, onların çocuk sahibi olması gibi ileri düşüncelere yer verilmiş. Yapısına göre, izleyiciden farklı tepkiler alacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/kids_are_all_right.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="303" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/20611"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/20611" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="303" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2791939572135669660?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2791939572135669660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2791939572135669660&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2791939572135669660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2791939572135669660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/kids-are-all-right-2010.html' title='The Kids Are All Right (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TTSPQTlX7-I/AAAAAAAAB7s/W9kT_rJ55Js/s72-c/untitled.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-3111777606298559230</id><published>2011-01-09T08:40:00.013+02:00</published><updated>2011-01-09T08:40:00.050+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>The Other Guys (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Yedek Polisler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Polisiye / Aksiyon&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Adam McKay&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 107 dakika (Kesintisiz 116 dakika)&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Will Ferrell, Mark Wahlberg, Samuel L. Jackson, Dwayne Johnson, Eva Mendes, Larnell Stovall, Jalil Jay Lynch, Roy T. Anderson, Andrew Secunda, Sara Chase, David Gideon, Joshua Church, Rob Riggle, Derek Jeter, Damon Wayans Jr., Michael Keaton, Michael Delaney, Alison Becker, Steve Coogan, Ray Stevenson&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPp55UdHf3I/AAAAAAAAB4g/w_mv5Chg160/s1600/The_Other_Guys.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPp55UdHf3I/AAAAAAAAB4g/w_mv5Chg160/s320/The_Other_Guys.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;New York Şehri'nde kanun adamları denildiğinde, akla ilk gelen isimler Highsmith (Samuel L. Jackson) ve Danson’dır (Dwayne Johnson). Mücevher soygunuyla ilgili son görevlerinde, anlamsız şekilde 20 katlı binanın tepesinden aşağıya atlayarak hayatlarını kaybederler. Bunun yanında Allen Gamble (Will Ferrell) ve Terry Hoitz (Mark Wahlberg), aynı merkezde çalışan iki silik dedektiftir. Hiçbir önemli göreve atanmazlar. Artık bu&amp;nbsp;durumdan çok sıkılan Terry, iş ortağı Allen’ı da yanına alarak, polis telsizinden anons edilen bir olayın peşinden gider. Böylece hem saygınlıklarını geri kazanacak, hem de halkın idolü olmak için büyük bir fırsat yakalayacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli kadrosuna ve bazı eğlenceli sahnelerine rağmen, beklentilere karşılık veremiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="265" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/20643"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/20643" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="265" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-3111777606298559230?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/3111777606298559230/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=3111777606298559230&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3111777606298559230'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/3111777606298559230'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/other-guys-2010.html' title='The Other Guys (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPp55UdHf3I/AAAAAAAAB4g/w_mv5Chg160/s72-c/The_Other_Guys.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-8989889596403882780</id><published>2011-01-08T08:40:00.008+02:00</published><updated>2011-01-08T08:40:00.572+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Going the Distance (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Seni Uzaktan Sevmek&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Romantik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Nanette Burstein&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 102 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Drew Barrymore, Justin Long, Charlie Day, Jason Sudeikis, Christina Applegate, Ron Livingston, Oliver Jackson-Cohen, Jim Gaffigan, Natalie Morales, Kelli Garner, June Diane Raphael, Rob Riggle, Sarah Burns, Terry Beaver, Matt Servitto, Leighton Meester, Danielle McKee&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPlL3eKxedI/AAAAAAAAB4c/1AeWzI-cl10/s1600/Seni_Uzaktan_Sevmek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPlL3eKxedI/AAAAAAAAB4c/1AeWzI-cl10/s320/Seni_Uzaktan_Sevmek.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Yaz stajı için New York’daki bir gazetede görev yapan Erin (Drew Barrymore) ve plak şirketinde çalışan Garrett (Justin Long), dolaylı cümlelerden hoşlanmayan, hayatı olduğu gibi yaşayan iki benzer kişiliktir. Akşamları takıldıkları bir barda, çok sevdikleri klasik bir atari oyunu sayesinde tanışarak, birlikte olurlar. Erin, altı hafta sonra okulu için Stanford’a geri dönecektir. Kalan bu kısa sürenin bilinciyle, günlerini dolu dolu geçirmeye karar verirler. Fakat ilişkileri zamanla daha tutkulu ve vazgeçilmez olmaya başlayacak ve ayrılık günü kabus haline gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş vakit geçirmek için tavsiye edilebilecek, usta oyunculardan kurulu klasik bir romantik komedi. Türünü sevenlerin bilgisine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="242" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/22367"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/22367" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="242" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-8989889596403882780?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/8989889596403882780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=8989889596403882780&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8989889596403882780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/8989889596403882780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/going-distance-2010.html' title='Going the Distance (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPlL3eKxedI/AAAAAAAAB4c/1AeWzI-cl10/s72-c/Seni_Uzaktan_Sevmek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-7523079835657909924</id><published>2011-01-07T12:58:00.004+02:00</published><updated>2011-03-07T21:20:10.951+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Winter's Bone (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Gerçeğin Parçaları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Debra Granik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 100 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Jennifer Lawrence, John Hawkes, Kevin Breznahan, Dale Dickey, Garret Dillahunt, Shelley Waggener, Lauren Sweetser, Ashlee Thompson, William White, Casey MacLaren, Isaiah Stone, Valerie Richards, Beth Domann, Tate Taylor, Cody Brown&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPTZCL37RgI/AAAAAAAAB38/4tNxFOabdwE/s1600/winters_bone.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPTZCL37RgI/AAAAAAAAB38/4tNxFOabdwE/s320/winters_bone.jpg" width="216" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;17 yaşındaki Ree Dolly (Jennifer Lawrence), zihinsel engelli annesi ve iki küçük kardeşine bakmak zorundadır. Çünkü hapisten kefaretle çıkan babası, uzun süredir ortalıklarda görünmemektedir. Bir gün çiftlikteki evlerine gelen polis, babası Jessup’un teslim olmaması durumunda, evlerini kaybedeceklerini söyler. Meteliksiz ve çaresiz Ree, ellerindeki tek varlıkları olan evlerini kaybetmemek uğruna, kayıp babasını bulmak için her türlü tehlikeliyi göze alarak araştırmalara başlayacak. Bedeli ne olursa olsun…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sade bir yapıya sahip film, hareketli ve maceracı beklentiler içindeki seyirciye hitap etmemektedir. Ree Dolly karakteri; küçük yaşta yetişkin olma durumunda kalmış ve bunu kardeşlerine aşılamaya başlamış bir genç kız. Açlık ve ayakta kalma mücadelesini gerçekçi ve etkileyici bir şekilde anlatarak, izleyiciye ciddi dersler veriyor. Psikolojik öğeler içeren bu dramatik hikâye, konuyla ilgilenenler için iyi bir alternatif olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picture: &lt;a href="http://www.impawards.com/2010/winters_bone.html"&gt;impawards&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="303" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/21541"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/21541" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="303" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-7523079835657909924?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/7523079835657909924/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=7523079835657909924&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7523079835657909924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/7523079835657909924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/winters-bone-2010.html' title='Winter&apos;s Bone (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TPTZCL37RgI/AAAAAAAAB38/4tNxFOabdwE/s72-c/winters_bone.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-1918613139552004117</id><published>2011-01-06T21:47:00.001+02:00</published><updated>2011-01-06T21:54:17.148+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>Aklını Kullan</title><content type='html'>&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Zihinsel potansiyelinizi kullanmak için yeni öğrenme teknikleri&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSYcELz5P_I/AAAAAAAAB7c/bFHJvJVeGog/s1600/Aklini_Kullan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSYcELz5P_I/AAAAAAAAB7c/bFHJvJVeGog/s320/Aklini_Kullan.jpg" width="232" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yazar: Tony Buzan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sayfa Sayısı: 180&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kitap Boyutu: 13,5 x 19,5&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Yayınevi: Alfa&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Tony Buzan, üretken düşünce ve zihinsel süreçler konusunda isim yapmış markalardan biridir. “Zihin Haritaları” adıyla geliştirdiği yöntem, hafızada etkili başarılı yöntemlerden biri olarak kabul edilmiş, yazarın çalışmaları birçok dile çevrilmiş ve öğretileri başarıyla uygulanmıştır. “Aklını kullan”, yazarın en çok satan yayınlarının başında geldiği gibi, anlatımlarının da temelini oluşturuyor. Daha sonra her bir yöntemini açıklayan yardımcı kitaplar çıkararak, yazdıklarına destek vermiştir.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Kitap, insan beyninin yapısı, performansı, algılama biçim ve çeşitleri hakkında bilgi verdikten sonra, daha &lt;a href="http://hayalbemol.blogspot.com/2009/10/hzl-okuma.html"&gt;hızlı okuma&lt;/a&gt;, okuduklarını akılda tutma hakkında yöntemler sunuyor. Beynin sol ve sağ korteksinde nasıl işlevsel düşünce sistemini yürüttüğünü anlatarak, zihin haritalarıyla uygulamanın nasıl yapılacağı, nerelerde kullanılacağı (kullanım alanları) ve çalışma teknikleri hakkında ipuçları veriyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Bilgiyi edinmenin kalıcı yöntemleri üzerinde çalışırken, çok fazla zaman harcayarak ve sürekli tekrar ederek kendinizi yormanın, bilgiyi kazanma açısından başarı sağlamayacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Dinlenmenin önemi ve konu tekrarında zamansal incelikleri kazanmanız için tavsiyelerde bulunuyor. Çalışmalar genel bir özet niteliğinde. Anlatımlar açısından yeterli olabilecek bir kitaptır. Fakat daha ayrıntılı bilgi istiyorsanız, yazarın diğer çalışmalarını edinebilirsiniz. Kitaplarındaki içerikler, genel anlamda aynı bilgiyi farklı ayrıntılar açısından ele alarak okuyucuya sunmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-1918613139552004117?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/1918613139552004117/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=1918613139552004117&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1918613139552004117'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/1918613139552004117'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/akln-kullan.html' title='Aklını Kullan'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TSYcELz5P_I/AAAAAAAAB7c/bFHJvJVeGog/s72-c/Aklini_Kullan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-4244632375836009251</id><published>2011-01-06T08:40:00.016+02:00</published><updated>2011-01-06T08:40:00.451+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Room in Rome (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Orijinal Adı:&lt;/strong&gt; Habitación en Roma&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Julio Medem&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 109 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Elena Anaya, Natasha Yarovenko, Enrico Lo Verso&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOuqqIkyYLI/AAAAAAAAB2w/v8fHc76v92M/s1600/Roominrome.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOuqqIkyYLI/AAAAAAAAB2w/v8fHc76v92M/s320/Roominrome.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İtalya’nın Roma kendinde bir barda tanışan Alba (Elena Anaya) ve Natasha (Natasha Yarovenko), geceyi birlikte geçirmek ister. O gece Roma’daki son geceleridir. Alba İspanya’ya, Natasha ise Moskova’ya gidecektir. İkisinin de gerçekleri örterek anlattıkları hikâyeler, saatler ilerledikçe yerini gerçeğe bırakacaktır.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Hayatta aradığını bulamamış iki kadının birlikte geçirdiği son gecelerinde, açığa vurulan kelimeler ve itiraflar anlatılıyor. Film, baştan sona cinsellik ve çıplaklık içeriyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Emre Türker&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-4244632375836009251?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/4244632375836009251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=4244632375836009251&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4244632375836009251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/4244632375836009251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/room-in-rome-2010.html' title='Room in Rome (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOuqqIkyYLI/AAAAAAAAB2w/v8fHc76v92M/s72-c/Roominrome.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2097016879463645042</id><published>2011-01-05T08:40:00.007+02:00</published><updated>2011-01-05T08:40:00.594+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Mother and Child (2009)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Anneler ve Kızları&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Dram&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Rodrigo Garcia&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 125 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Annette Bening, Eileen Ryan, Samuel L. Jackson, Naomi Watts, Cherry Jones, Kerry Washington, David Ramsey, Kay D'Arcy, Bradford Alex, Jimmy Smits, Elpidia Carrillo, Simone Lopez, Carla Gallo, Marc Blucas, Alexandria M. Salling, Connor Kramme, S. Epatha Merkerson, Michael Warren, LaTanya Richardson, Shareeka Epps, David Morse, Amy Brenneman, Tatyana Ali, Sean Scarborough, Ahmed Best&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOtkviAFknI/AAAAAAAAB2s/CEHC57m4mRs/s1600/mother_and_child.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOtkviAFknI/AAAAAAAAB2s/CEHC57m4mRs/s320/mother_and_child.jpg" width="235" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;37 yaşındaki kariyer sahibi avukat Elizabeth Joyce (Naomi Watts), zor bir çocukluk dönemi geçirmiştir. Hiç tanımadığı annesi onu henüz 14 yaşındayken dünyaya getirmiş, küçük yaşta babasını kaybettiğinden, üvey annesinin yanında büyümüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yıllık evli Lucy (Kerry Washington) ve Joseph (David Ramsey) çifti, normal yoldan çocuk sahibi olamayınca, evlat edinmek için girişimlerde bulunur. Fakat aileleri, bu kararın çok erken verilmiş olduğunu düşünmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta annesiyle birlikte kalan Karen (Annette Bening), depresyonun eşinde ve sosyal yaşamdan uzaktır. Çalıştığı yerde kendisiyle yakından ilgilenen Paco’ya (Jimmy Smits), bu&amp;nbsp;nedenle soğuk davranmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgisiz büyümenin ezikliğiyle çevresine karşı acımazsız bir tavır sergileyen Elizabeth, anne olamadığı için karmaşık duygular yaşayan Lucy ve gülümsemeyi unutmuş bir kadın olan Karen, acaba mutlu yaşam çizgisini bir gün yakalayabilecekler mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durağan başlayan film, gelişen olaylarla birlikte ilgi çekici hale geliyor. Kesişen hayatların öyküsü, dramatik hikâyelerle beslenmiş. Cinsellik unsurları içerdiğini hatırlatmakta fayda var. Genel yapısı itibariyle iyi işlenmiş film, anne-kız ilişkisinde derin yaralara temas ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="242" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/20079"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/20079" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="242" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2097016879463645042?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2097016879463645042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=2097016879463645042&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2097016879463645042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/2097016879463645042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/mother-and-child-2009.html' title='Mother and Child (2009)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOtkviAFknI/AAAAAAAAB2s/CEHC57m4mRs/s72-c/mother_and_child.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-6330549699284149116</id><published>2011-01-04T08:40:00.009+02:00</published><updated>2011-01-04T08:40:00.690+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Nanny McPhee and the Big Bang (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Türkçe Adı: Nanny McPhee Büyük Patlama&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Komedi / Aile / Fantastik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Susanna White&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 109 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular:&lt;/strong&gt; Maggie Gyllenhaal, Oscar Ster, Asa Butterfield, Lil Woods, Eros Vlahos, Rosie Taylor-Ritson, Daniel Mays, Rhys Ifans, Maggie Smith, Sinead Matthews, Katy Brand, Emma Thompson, Bill Bailey, Ewan McGregor, Sam Kelly, Nonso Anozie, Ralph Fiennes&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOl-J-qS9uI/AAAAAAAAB2o/GKiFJe_5dAc/s1600/Nanny_McPhee_and_the_Big_Bang.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOl-J-qS9uI/AAAAAAAAB2o/GKiFJe_5dAc/s320/Nanny_McPhee_and_the_Big_Bang.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kocası savaşta olduğundan, çiftlik işleri ve 3 çocuğuyla tek başına uğraşan Isabel Green (Maggie Gyllenhaal), bir yandan da akrabaları Phil (Rhys Ifans) ile mücadele etmektedir. Çünkü çiftliğin yarı hissesine sahip Phil, kumar borcuna karşılık çiftliği satmaya çalışır. Bir de ziyaretlerine kardeşinin iki çocuğu gelince, işler hepten çıkmaza girer. Kuzenler birbirinden pek hoşlanmayıp kavga etmeye başlayınca, eğitim konusunda yetenekli dadı Nanny McPhee (Emma Thompson), Isabel’in imdadına yetişecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk filmden farklı, yepyeni bir macera. Dadı Nanny McPhee, kendisine ihtiyaç duyan başka bir ailenin sorunlarıyla ilgilenecek. Ailece izlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="293" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/15156"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/15156" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="293" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-6330549699284149116?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/6330549699284149116/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=5578917089457921772&amp;postID=6330549699284149116&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6330549699284149116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/5578917089457921772/posts/default/6330549699284149116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayalbemol.blogspot.com/2011/01/nanny-mcphee-and-big-bang-2010.html' title='Nanny McPhee and the Big Bang (2010)'/><author><name>Hayalbemol</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04339770470221422535</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='23' src='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/SYM1bEYnARI/AAAAAAAAAwA/vEkPaHmgpis/S220/cocuk.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOl-J-qS9uI/AAAAAAAAB2o/GKiFJe_5dAc/s72-c/Nanny_McPhee_and_the_Big_Bang.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-5578917089457921772.post-2188673804124049052</id><published>2011-01-03T08:40:00.012+02:00</published><updated>2011-01-03T08:40:00.542+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema - TV'/><title type='text'>Shrek Forever After (2010)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Şrek: Sonsuza Dek Mutlu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Tür:&lt;/strong&gt; Animasyon / Macera / Komedi / Romantik&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetmen:&lt;/strong&gt; Mike Mitchell&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Süre:&lt;/strong&gt; 93 dakika&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOgLx8SFc6I/AAAAAAAAB1k/PUS9Ph0-rTk/s1600/Shrek+Forever+After.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YNu28UeWVlU/TOgLx8SFc6I/AAAAAAAAB1k/PUS9Ph0-rTk/s320/Shrek+Forever+After.jpg" width="222" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hikâyeye göre; masal diyarının birinde, Fiona adında bir prenses yaşarmış. Gündüzleri çok güzel olan prenses, gece bir deve dönüşürmüş. Onu bu korkunç büyünün etkisinden ancak gerçek bir aşk öpücüğü kurtarabilirmiş. Fiona, ejderhanın koruduğu bir şatoda, yıllarca gerçek aşkının kendisini bulmasını beklemiş. Fakat bu gerçekleşmeyince kral ve kraliçe, tahtını devretmek uğruna tam da büyücü Rumpel’la anlaşma yoluna gidecekken, birden Shrek ortaya çıkmış ve Fiona’yı büyünün etkisinden kurtarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikâye böyle… Fakat halkın maskotu haline dönüşen dev Shrek, herkesin kendisinden korktuğu dönemlerin özlemini çeker. Sürekli rutin giden hayatı nedeniyle, isyan etme noktasına kadar gelmiştir. Fiona ile tartışmasına kulak misafiri olan Rumpel, Shrek’i kandırma planlarına başlar. Eski günlerini özleyen Shrek’in kandırılması, pek de zor olmasa gerek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika bir final. Shrek masalı, ince esprileriyle daima seyircisini mest etmiştir. Beklentiler içersindeyken, yaşadığımız güzellikleri görmezden gelerek şikâyet ettiğimiz boş ayrıntıları bize hatırlatan film, izlemeye değer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Türker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;object height="271" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.traileraddict.com/emd/17059"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.traileraddict.com/emd/17059" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" wmode="transparent" width="450" height="271" allowFullScreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5578917089457921772-2188673804124049052?l=hayalbemol.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayalbemol.blogspot.com/feeds/2188673804124049052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='
